FASULYE adında bir film

Güncelleme Tarihi:

FASULYE adında bir film
Oluşturulma Tarihi: Ekim 02, 1999 00:00

Haberin Devamı

Kolejin tiyatrocu dört kafadarı yine buluştu. Bakın ne yapıyorlar.

Ben aslında fasulyeye çok gülerim. Komiktir bir kere. Çocukken oyunlarda hep bir fasulye olmasından mı bilmem ama gülerim işte. Yüksek sesle söyleyin kendinize, bakın siz de güleceksiniz. FAASULYEE... Tabakta düşünmeyin ama. Kuru fasulye, taze fasulye, soya fasulyesi falan da değil üstelik. Sofrada değil sinemada Fasulye. Komik değil mi? Çok yakında, Aralık ayında sinemalarda...

- Nereye gidiyorsunuz?

- Fasulye'yi seyretmeye! Hanım, bizim oğlan, büyük kız, kaynana cümbür cemaat gidiyoruz işte.

- Film mi bu fasulye?

- Robert Kolej'den dört tiyatrocu çocuk büyümüş uzun metrajlı film çekmiş. Hem içkisi, karısı kızı, sigarası, küfürü de yokmuş.

- Efendi çocuklar yani.

- Filmden sözediyorum, içkisi, sigarası yok diye. Ailenizin filmi diyorlar hep beraber gidebilirmişiz. Filmin yönetmeni Bora Tekay'ın tarzı buymuş. Adam yarım saat sonra akciğer kanserinden ölmeyecekse niye sigara içsin filmde diyormuş. 25 yaşında, Bard College'de sinema ve tiyatro eğitimi almış. Sekiz kısa metrajlı film çekmiş, Towbin Award'a layık görülmüş.

- İyi cv desene!

- Bunların hepsi daha lisedeyken koymuş kafasına film çekmeyi. Liseyi bitirince üniversite eğitimlerini bunun üzerine almışlar. Film çekelim diye konuşurken bakmışlar toplantılar konsey toplantıları gibi gidiyor, şirketin adını da Konsey koymuşlar. Her yıl bir uzun metrajlı film çekmeyi planlıyorlar. Bu ilk filmleri. Filmin halkla ilişkilerini ve pazarlamasını yapan Özgür Ercan da Amerika'da tiyatro ve siyasal bilimler eğitimi almış. Sonra Kaan Kural var, yapımcı. Marmara Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirmiş, Avrupa Topluluğu Ekonomisi master'ı yapmış. Basketbol dergisinde genel yayın yönetmeniymiş bir ara, ayrılmış sonra.

- Sen okut çocukları işi gücü bırakıp film çeksinler!

- Türk Sineması'nda reform yapacaklarmış. Değişik bir komedi bu, daha önce görmediğimiz. Haluk Özenç var mesela senarist. Zaten liseden beri oyun yazıyormuş, birlikte oynuyorlarmış. Boğaziçi Üniversitesinde okumuş, şimdi de İstanbul Üniversitesi'nde Sinema Yüksek Lisansı yapıyormuş. Sadece senaryo yazmamış filmde kurye rolünü de o oynamış.

- Kurye mi, ne kuryesi? Kendileri yazıp kendileri mi oynamış yoksa?

- Hem kendileri oynuyor hem de Haluk Bilginer, Bülent Kayabaş, Taner Barlas gibi isimler de var. İşadamını Bülent Kayabaş, katili Burak Sergen, babayı Taner Barlas, genç var bir tane onu Selim Erdoğan, kızı Elvin Beşikçioğlu, korumayı Gürkan Uygun, şöförü Kutay Koktürk, Cumhur'u Özgür Ercan, Tuğrul'u Murat İçen, kızkardeşi Özlem Eren, Bilge Dede'yi de Haluk Bilginer oynuyor.

- İşadamı, katil, kurye, koruma... Ne alákası var ya fasulyeyle?

- Valla bilmiyorum gidince göreceğiz ne alákası var. Ama söylenene göre ne alákası yokmuş ki! Film her yerden fasulyeye bağlanıyormuş. Hem bu filmi bir kere görmek yetmezmiş. Komikmiş ama zeki olmak gerekiyormuş anlamak için.

- Sen bu kadar şey bildiğine göre konusunu da biliyorsundur şimdi filmin?

- Köyde emeklilerin vergi iade zarflarını şehire götürme görevi Genç'e verilmiş. Saf ve iyi niyetli biriymiş bu Genç. Elinde zarflar, sefertası şehire gidecek araç araken kendisini bir kiralık katilin arabasında bulmuş. Katil işin karşılığı olan parayı almak için Kurye ile buluşmaya gidiyormuş. Ama Kurye kaza geçirip buluşma yerine gelememiş. Genç, kendisini bir anda İşadamı, Katil ve Kurye arasında çıkan bir anlaşmazlığın içinde bulmuş. Kaçmayı başarmış ama bu sefer şüpheli kişi durumuna düşmüş. Herkes onu aramaya başlamış. Bu arada bir de babasının dağ evine tatile giden televizyon muhabiri Kız da rastlantı sonucu olaya karışmış. Sonuçta herkes Baba'nın dağ evinde biraraya geliyormuş.

- Nasıl bulmuşlar bu çocuklar parayı? 35 mm film çekmek kolay mı öyle!

- Senaryoyu okuyan beğenmiş, desteklemiş. Çok dalga geçen olmuş ama onlar kendilerinden emin doğru adresi bulmaya çalışmışlar. Alcatel sponsor olmuş. Toplamışlar ekibi, doğru Bursa'ya. Altı hafta boyunca kamp gibi orada kalmışlar. Çat Uludağ'ın tepesinde, çat Çalı Beldesi'nde, yoğun bir tempoda çekilmiş film.

- Ooo, ne kavgalar çıkmıştır altı haftada!

- Çıkmamış valla! 10 senelik arkadaşlar. Zaten dost film çekiminde belli olur diyorlar. Çok film projeleri var daha. Hatta bilimkurgu çekeceklermiş.''

- Deli cesareti bunlarınki!

- Deli meli, yapmışlar ya çocuklar filmi sen ona bak.

- Merak ettim bak şimdi ben de. Şu fasulyeye takıldım. Neden fasulye şimdi bu filmin adı? Bu kadar şeyi bilip onu bilmediğine inanmıyorum.

- Bilmiyorum dedim ya gidip göreceğiz. Sen de gel...

- Abi çağırmadın ki son anda söylüyorsun, Nasıl geleyim şimdi?

- Dedim ya bir kere gitmek yetmezmiş diye. İkincisine de senle gideriz merak etme.

- Filmden sonra cepten ara merak ettim şu fasulyenin kerametini!

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!