GeriKelebek Estetik olmadım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Estetik olmadım

Estetik  olmadım
refid:15082883 ilişkili resim dosyası

Uzun bir aradan sonra “Pardon Canım Aydın Ben”le müzik dünyasına dönen Aydın, ‘estetik oldu’ söylentilerine yanıt verdi: “Her şeyi söylediler, yazdılar. ‘Estetik yaptırdı, yüzünü gerdirdi. Fakat boynunu toplattıramadı, bütün boynu sarktı’ dediler. Lütfen inceleyin. Buradan gıdığım çıkmış. Benim gergef gibi gezecek halim yok ki.”

ESTETİK OLMADIĞINI BÖYLE İSPATLADI (FOTO GALERİ)   

Aydın uzun bir aradan sonra “Pardon Canım Aydın Ben”le müzik dünyasına döndü, biz de tam zamanı deyip düştük yola, çaldık kapısını... Estetik söylentileri gerçek mi, değil mi bir inceleyelim, ortada olmadığı dönemde neden hakkında "öldü" diye söylentiler çıktı bir soralım dedik. İşte o keyifli buluşmadan geriye kalanlar... 
    
Albümler artık eskisi gibi satmıyor. İnsanlar nasıl geçinecek?
- Ben şunu keşfettim; korsanı korsancılar değil biz yapıyoruz. Albümü yapıyor, önce radyolarda çalsın diye promo CD’sini bastırıp korsanını kendi ellerimizle hazırlıyoruz. Ayrıca aslında iş yok değil. Fakat enteresan bir biçimde para geldiği gibi gidiyor. Eskiden para birikirdi. Şimdi kazandığınız kadar bir gider var.  

Ne değişti peki?
- Attığınız adım değişti. Yeni sektörler çıktı; marka-imaj danışmanı, stil danışmanı, radyo danışmanı... Bizim plak şirketimiz bizi Bismillah diye çıkarırdı. Şimdi o danışman, bu danışman... Onlarsız da olmamaya başladı. Ayakta kalabilmek için harcamanız şart. İşte benim gibi akıllı olan, matematiği bilen insanlar eline defteri kalemi alıp biraz hesap yaparak zarardan hafif teğetle sıyrılabiliyor. Yoksa yatırım yapmadan çok zor.

BÖREK ÇÖREK İŞİNE GİRECEĞİM 

Var mı yatırımlarınız?
- Benim rahmetli babam tatlıcı, amcam da lokantacıydı. Biz eski Karagümrüklü’yüz. Ben onların sütü, muhallebisi ve yoğurduyla büyüdüm. Babam Galatasaray mezunu ve İstanbul Üniversitesi İşletme mezunuydu. Ana dili gibi iki yabancı dil biliyordu. Derdi ki: “Oğlum para kazanmak istiyorsan yemek işi yap.” O yüzden benim de bu konuda bir planım var. Börek çörek işlerine gireceğim.

Yemekle aranız iyi yani?
- Ben Kuşum Aydın olmasam, şu yaşımda herhalde 120 kiloydum. İnanılmaz iştahlıyım, Öyle böyle değil. O gün canım benim baklava istedi diyelim. Bana doktorum “Yeme ölürsün” dese bile yerim. Çünkü onu yemezsem DE ölürüm! İnanılmaz seviyorum yemek yemeyi. Yapmayı da seviyorum. Zaten Yengeç burcuyum, ev insanıyım. Hiçbir zaman sokaklarda poposunu gezdiren biri olmadım.
İşiniz ve karakteriniz ne kadar tezat...

- Evet. Ama beni gece kulüplerinin kapısından çıkarken pekgöremezsiniz. Çünkü içki içmiyorum. Hiç denemedim bugüne kadar...
Hiç merak etmediniz mi tadını?

- Ağzıma değdirdim tabii. Ama ben şarap gibi buruk tatları hiçbir zaman sevmedim. Belki de çok alkol alıp sarhoş olan arkadaşlarımı görünce sıtkım sıyrılmıştır.

BAZEN RTÜK'E HAK VERİYORUM  

Televizyona dönmeyi düşünmüyor musunuz?
- İnşallah. Beni her gören “Program yapın” diyor. Program yapıyorum, bu sefer de “Ay! Bu ne iğrenç program” diyorlar.

Kim diyor?
- Çekemeyenler. Tabii ben bunun bilincindeyim. Kerem Çatay bana dedi ki: “Başarılı olduğun her işte eleştirilmeye açık ol.” Ben de hep fevri işler yaptım. Yaptığım evlilik programlarında kıyametler koptu. Tülin-Caner, İkinci Bahar, Semra Hanım, Ahu-Meriç ve Banu-Murat reytingleri alt üst etti. Ama yanlıştı bazı şeyler.

Ne gibi? 
- RTÜK’e bazen hak veriyorum ben. Bizim seyircimiz bu tip programlara sadece eğlence gözüyle bakacak kadar bilinçli değil. O yüzden bundan sonra yapacağım programlarda mutlaka formatı kendi istediğim şekilde yönlendireceğim.

Var mı aklınızda bir şey?
- Var. Dedim ki “Hanımlar gelsinler. Ev gibi döşenmiş stüdyomda beraber yemek yiyelim!” Fakat masamızda yazar, senarist, doktor gibi entelektüel kesimden misafirlerim de olsun. Sohbet edelim. Hem doğru bildiğimiz yanlışlarımız ortaya çıksın, hem de gülelim. Bir yandan da hanımları bilinçlendirmeye çalışalım. Ben Allah’a şükür iki üniversite mezunuyum. Güzel sanatlar akademisi ve İstanbul Üniversitesi İşletme mezunuyum.

Ağır bir program mı olacak yani?
- Hayır, programda Kuşum Aydın hinlikleri de olacak tabii. Mesela buzdolabının içinde küçük bir gizli kamera olacak. Daralıp sıkıldığım zaman gidip gizli kameralara anlatacağım!

GERGEF GİBİ GEZECEK HALİM YOK 

Burada çok ses getiren projelerde yer aldınız. Peki her şeyi bırakıp yurtdışına gitme fikri nereden çıktı?

- Bu kadar karışık programlardan sonra bir durup düşünmek istedim. Zaten para kazanmıştım. O nedenle rahat çekildim geriye. Dışarıdan baktım. İyi oldu, yaradı bana bu ara...

İki yıl ortadan kaybolunca “Öldü” diye haber bile çıktı hakkınızda...
- Her şeyi söylediler, yazdılar. Yazdıktan beş dakika sonra da “Yaşıyor musun” diye sordular. “Estetik yaptırdı, yüzünü gerdirdi. Fakat boynunu toplattıramadı, bütün boynu sarktı” dediler. Lütfen buyur incele.

Evet hiçbir ameliyat izi yok!
- Gülerken kahkaha atmışım. Buradan gıdığım çıkmış. Benim gergef gibi gezecek halim yok ki!

Peki niye böyle haberler yapıyorlar hakkınızda?
- Bilmiyorum ki! Mesela "öldü" haberinin hiçbir özrü yok. O haberi yapanı hiçbir zaman affetmem. Ama yok gerdirdi, biçtirdi, sıktırdı, ettirdi, katlattı, döndürttü haberlerine kızmıyorum. Niye? Demek ki hâlâ haber değerim var. Hülya Avşar’ın selülitlerinden sonra bir erkek olarak ben de sarktı surktularla haber yapılıyorsam bu iyi bir şey!

Türkiye’ye dönmeye nasıl karar verdiniz?
- Annem, “Aydın neden çıkmıyor diye soruyorlar oğlum” dedi, çok üzülüyordu.

"AYDIN'IN KILI DA ÇIKIYORMUŞ" DEDİLER
Bir ara da sakal bıraktınız siz...
- Evet, sakal bıraktım ve bitlendim gibi hissettim kendimi! Sakal bırakınca “Aydın’ın kılı da çıkıyormuş” dediler. En çok buna seviniyorum. Yalan mı? Haber yapanlara da çok değişik geldi. Her zaman sapsarı saçlı, sürekli gülen, tepesinde ibik, tam bir tavus kuşu gibiydim. Aniden esmer, sakallı, “Höyt” diyen biri olunca değişik geldi insanlara. Fakat bende kaşıntı yaptı!

“Aydın erkeksi görünmek için böyle yapıyor” da dendi...
- İmajdı her şey.

Markete nasıl gidiyorsunuz peki? Süslü müsünüzdür?
- Eşofmanımı ve tişörtümü giyiyorum. Ne saçıma, ne de başıma bakıyorum. Markete öyle gidiyorum. Tüm parlaklık sahnede kalıyor. Normalde ev kuşuyum. Arkadaşlarım hep evde oturuyorum diye “Düdüklü tencere” der bana.

Neredeyse bütün kadınlar sizi kendilerine çok yakın hissediyorlar. Bunun sırrı ne?
- Bunca zaman aileleri rencide edecek hiçbir şey yapmadım. Her sabah “Büyüklerimin ellerinden öperim” diye programa başladım. Saygılıydım. Beni neden sevmesinler!

AŞIK DEĞİLİM  AMA ARANIYORUM

Yaz geliyor. Aşk hayatınız ne alemde?

- İnsanın aşık olmak istediği zamanlar vardır ya. Kanı kaynar, libidosu yükselir. Bazı şeyleri canı ister. İşte öyle... "Yaz geldi, yatakta yalnız uyumayayım" hisleri artıyor. Aranıyorum, gözlerim felfecir okuyor.

Nasıl birisi sizi çok etkiler?
- Ayaklarının güzel olması lazım. Güzel ayakların üstünde uyurum vallahi, yastık gibi! Facia bir durumum var.

En son ne zaman güzel bir ayak üstünde uyudunuz?
- Her ayak da bana pas vermiyor ki! Geçenlerde bir arkadaşıma “Ayakların çok güzel. Aramızda da bir şey olacağı yok. Testereyle kes ver bana ayaklarını” dedim

Cevabı ne oldu?
- “Sapık” dedi!

BİR GÜN "EVLENDİM, EŞİM HAMİLE" DERSEM ŞAŞIRMAYIN

Bebek ister misiniz?

- Artık yok. Aslında çok dilerdim ama yok.

Neden?
- Dünyanın gidişi güzel değil. Felaketler, afetler, seller... Korkuyorum. Gerçi kısmet... Bir gün gelip de “Evlendim, eşim hamile” dersem şaşırmayın. Sonuçta ben de zamanında evlilikten döndüm. Bizde de o örtüler, nişan bohçaları geri geldi.

Neden olmamıştı?
- Olmadı. Rahmetli kayınpederim “Şarkıcıya kız vermem” dedi.

HERKES HADDİNİ BİLSİN

Albümün adı neden “Pardon Canım Ben Aydın”?
- Albümün adını marka danışmanım Selim Akar buldu. Bugüne kadar kazandıklarımı albüm ismi olarak yansıttım. Bir yerde dokunaklı bir söz. Herkes haddini bilsin gibi... Çok da güzel oldu. Her şey cuk oturdu.

 

 

 

 

 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle