GeriKelebek Dünyayı tek başına dolaşacak, bir saatten fazla kesintisiz uyuyamayacak
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dünyayı tek başına dolaşacak, bir saatten fazla kesintisiz uyuyamayacak

Fotoğrafçı, dalgıç, yelkenci, diş hekimi. Bu sıfatların hepsini 40 yıllık yaşamına sığdırmayı başaran Hakan Öge, 2 Mayıs Pazar günü hayatının en büyük macerasına atılıyor. 9,70 metrelik yelkenlisi Mardek (martı’dan mar, ördek’ten dek) ile iki yıllık dünya turu için demir alacak. Küçükken Sadun Boro’nun dünya turunu heyecanla takip eden Hakan Öge, çocukluk hayalini gerçekleştirecek.

Sadece dümen tutmayacak, Amazon’da demir attığında motorlu yamaç paraşütüyle havalanacak, 2007’de sular altında kalacak Pasifik adalarının fotoğrafını çekecek. Atlas Dergisi’nin desteklediği Hakan Öge, işler yolunda giderse Mayıs 2006’da İstanbul Boğazı’na dönecek.

Dile kolay iki hafta değil, iki ay değil, tam iki yıl boyunca denizde tek başına kalacak. Sadece dalga ve rüzgárla mücadele etmeyecek, okyanusun o uçsuz bucaksız ıssızlığında mutlak bir yalnızlığa da karşı koyacak. Fotoğrafçı, macera sporcusu ve diş hekimi Hakan Öge dünya turu yapmak için 2 Mayıs Pazar günü İstanbul’dan Mardek isimli teknesiyle demir alacak. Hedefi iki yıl sonra İstanbul’a geri dönmek.

Hakan Öge’nin ilham kaynağı Sadun Boro. 1965’te eşi Odo’yla birlikte Kısmet adlı teknesiyle yola çıkan Sadun Boro, üç yıllık turunu Hürriyet Gazetesi’nde yazmış ve kitap haline getirmişti. ‘Sadun Boro bizim kuşağı çok etkiledi. Teknesiyle dünya turu yaptığı zaman gazeteden hikayesini takip ediyorduk. Böyle bir maceraya atılma fikri bir kere kafana yerleşti mi çıkmıyor. Bu fikir bana çok fantastik geliyordu. Hem heyecan duyuyorsun hem merak ediyorsun.’

1999’da tesadüfi bir karşılaşma üzerine bu fikir somutlaştı. Türkiye dışındaki müşterilerine tekne inşa eden arkadaşı Orhan Çelikkol bir gün ‘Elimde çok iyi bir kalıp var. Ödemede kolaylık sağlarız. Bu kalıptan bir tekne yapalım sana’ dedi. Gerçi Hakan Öge’nin titizliği yüzünden teknenin yapımı uzun sürdü. Tekneyi altı ay yerine ancak iki sene sonra teslim aldı. Son üç yılı da hazırlık yaparak geçirdi.

BİZİ BIRAKMA DOKTOR

Dünya turu yapmaya karar verince tanıdıklarının yüzde 99’u karşı çıktı. İkide bir çevresinden ‘Manyak mısın abi’ sözlerini duymaktan bıktı. ‘Böyle söyleyenlere gıcık olmaya başladım. Benim kadar heyecan duyan bir tek Atlas Dergisi’nin Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek vardı. Arkadaşlarım Ali Doğaner ve Orhan Gorbon da bana arka çıktılar.’

Hastalarının tüm itirazlarına karşın diş hekimliğini bıraktı. Bazı hastaları ‘Hakan Bey öyle bir bakım yapın ki siz dönene kadar bir başka dişçiye gitmek zorunda kalmayayım’ diye yakındılar. Ama o kararını vermişti. Hastalarını meslektaşı babasına emanet ederek dünya haritası üzerinde iki yıllık seyahatinin güzergahını belirledi.

Daha kısa sürebileceği halde bazı hava olaylarını hesaba katınca 24 aylık bir seyahat planı ortaya çıktı. Ana stratejisi büyük kaşifler Kristof Kolomb ve Macellan’ın yüzyıllar önce yaptığı gibi okyanuslardaki stabil rüzgarları kullanmaktı. Bu sayede günde ortalama 120-140 deniz mili yol almayı amaçlıyor. Zaten güzergahının yüzde 95’ini rüzgar yardımıyla kat edecek. Sadece Ekvator çevresinde rüzgar esmediği için motor kullanacak. Güzergáhındaki tek kararsız kaldığı nokta Atlantik Okyanusu’ndan Pasifik Okyanusu’na geçerken kullanacağı yol. Bu yıl sonuna doğru Venezüella’ya varıp orada birkaç ay geçirdikten sonra Pasifik’e açılmayı tasarlıyor. Ancak, Atlantik’i geçtikten sonra gücüne bakıp kıtanın en güneyindeki Macellan Boğazı’na yönelme ihtimali de var. Bu kararı Atlantik’i geçtikten sonra verecek.

KORSAN TEHLİKESİ BİLE VAR

Hakan Öge bir yandan da teknedeki tüm işleri tek başına yürütecek. Bir saatten fazla uyuması mümkün değil. Uyuyup kalmamak için çok güçlü bir çalar saati şimdiden kabine yerleştirdi bile. Bir diğer zorluk da psikolojik yalnızlık. Uçsuz bucaksız okyanusun ortasında haftalarca başka hiçbir gemiye ve kara parçasına rastlamadan yolculuk edecek. Bazı bölgelerde korsanlarla karşılaşma tehlikesi de var: ‘Orta Amerika’da, Endonezya çevresinde ve Kızıldeniz’in girişinde hálá deniz korsanlarına rastlanıyor. Bunlar daha çok büyük gemilere, petrol tankerlerine musallat oluyorlar. Benimki gibi ufak bir tekne için yollarını değiştirmezler ama yine de yollarına çıkmasam iyi olur.’ Bu yalnızlığı aşmak için bir köpek almayı bile düşündü. Ama karaya çıktığı dönemlerde onu ne yapacağını bilemediği için en sonunda vazgeçti.

ONLAR DA REKOR İÇİN KAPIŞIYOR

Bugünlerde en hızlı dünya turunu yapmak için denizciler arasında kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. ABD’li Steve Fossett 38 metrelik katamaranı Cheyenne ile dünya turunu 5 Nisan’da bitirdi. Turu 58 gün, 9 saat, 32 dakika ve 45 saniyede yaparak Fransız Bruno Peyon’un rekorunu altı gün farkla kırdı. Bruno Peyron rekoru Fossett’tan geri almayı denedi ama teknik aksaklıklar yüzünden bıraktı. Olivier de Kersauson ise dev trimaranı Geronimo’yla 25 Şubat’ta yola çıktı. Fossett’in rekorunu kırabilmesi için Kuzey Fransa’ya 30 Nisan’da 7.30’dan önce varması gerekiyor. Ancak, Atlantik’te istediği rüzgarları bulamayan Kersauson Fossett’a göre iki gün geride gözüküyor.

MARDEK’İN ÖZELLİKLERİ

Tipi:
13 metrelik tek direkli şalupa, epoksi fiberglastan yapıldı. Boy: 9,70 metre

Ağırlık: 4 ton Salma: 1,8 metre ve 1,5 ton ağırlığında Yelken: 50 metrekare alana sahip iki yelken Motor: 27 beygir gücünde dezil motor Donanımlar: Otomatik pilot, uydu telefonu, güneş paneli ve rüzgar pervanesi, 16 deniz mili menzilli radar.

İKİ YILLIK DÜNYA TURU’NUN ROTASI

2 Mayıs 2004: İstanbul’dan yola çıkış

2004 sonbaharı:
Cebelitarık Boğazı’ndan Atlantik Okyanusu’na çıkış

2004 sonu: Venezüella’ya varış ve konaklama

2005 Mart:
Pasifik Okyanusu’na çıkış

2005 Eylül: Torres Boğazı’na varış

2006 Mart:
Kızıldeniz’e varış

2006 Mayıs: İstanbul’a dönüş

Yorumları Göster
Yorumları Gizle