GeriKelebek Dünyayı gezen süt çocukları İstanbul’da nikaha karar kıldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dünyayı gezen süt çocukları İstanbul’da nikaha karar kıldı

Dünyayı gezen süt çocukları İstanbul’da nikaha karar kıldı
refid:15070658 ilişkili resim dosyası

Martine Brouwer (30) süt üretim uzmanı bir ziraat mühendisi. Arnaud Baranger ise (29) çiftlik binaları tasarımcısı. Bu iki Hollandalı gencin ortak ilgi alanları süt çiftlikleri. Martine’nin tek amacı ineklerin daha fazla süt verebilmelerini sağlamak, Arnaud’nunsa ineklerin ahırlarını ve süt üretim tesislerini dizayn etmek.

Geçen yıl “Dünya Çevresinde Süt” adlı proje için bisikletle Paris’ten başlayan bir dünya turuna çıktılar. Yolda önce arkadaş sonra sevgili oldular. Dönüşte yolları İstanbul’dan da geçti. Arnaud Martine’ye Sultanahmet Meydanı’nda evlenme teklif etti.

Martine Brouwer kendi dili Flemenkçe dışında, Fransızca, İngilizce, Almanca ve İspanyolca biliyor. Okuldan mezun olunca hayvancılarda, üreme, beslenme ve teknik destek, süt üretimi ve tarım makineleri gibi konularda yüksek lisans eğitimleri almış. İngiltere, Fransa ve Endonezya’da çalışmış. Sonra Fransa’ya dönmüş ve bilgisayar programı üreten Lely firmasında çalışmaya başlamış. Bu şirket dünyanın birçok ülkesindeki süt çiftlikleri için yazılım programları hazırlıyor. İneklerin beslenmeleri, süt sağımları, uykuları veya dinlenme saatleri bu yazılımlarla belirleniyor. Amaç daha verimli bir çalışma ve eldeki ineklerden daha fazla süt elde etmek.

BEDENİM ŞİRKETTE RUHUM SEYAHATTE

Martine, işinden memnunmuş. Ama aklının başka yerlerde olduğunun farkına varınca radikal bir kararla bir proje geliştirmiş: “Sıkı bir sporcuyum ve en severek yaptığım spor bisiklete binmek. İkinci sevdiğim hobimse seyahat. Mesleğimle ilgili iyi bir eğitim aldım ve iyi bir iş buldum. Kazancım da yerindeydi. Ama ben mesleğimin derinlerine inip, sahada daha faydalı olacağıma inanıyordum. Çalışırken bedenim şirketteydi ama ruhum hep seyahatlerde geziyordu. Şirketim dünyada belli standartlarda üretim yapan dört binin üzerinde süt çiftliğine hizmet veriyordu. Bu çiftlikleri tek tek gezmek fiziksel ve maddi olarak olanaksızdı.
‘Bu çiftliklere bisikletle gidip, gözlem yaparak rapor hazırlamalıyım’ diye plan yaptım. Üye olduğum bisiklet kulübünde bisiklet meraklısı ve süt çiftlikleriyle uğraşan Arnaud Baranger’la tanıştım. O da bisikleti ve seyahati çok seviyordu. Projemi onunla paylaştım. ‘Delisin sen. Bisikletle o yolu nasıl gideriz? O kadar parayı nasıl buluruz?’ diye reddetti. Halbuki bana iyi bir yol arkadaşı olabilirdi, ona çok kızmıştım.

BU KEZ BEN KAPRİS YAPTIM

Arnaud iki gün sonra teklifi kabul ettiğini söyledi. Bu kez ben kapris yaptım ve kabul etmedim. Konuşunca beni yalnız gidemeyeceğim konusunda ikna etti. İngilizce, İspanyolca ve Almanca biliyordu. Çiftlikler konusunda tecrübeliydi ve bisiklete biniyordu. Bunlar benim için yeterli olduğu için fazla direnemedim.
Günlerce projeler hazırladık ve bunları şirketimize sundum. Sadece deniz aşırı ülkelere giderken yol parasına ihtiyacımız olacaktı. Gittiğimiz çiftliklerin bahçelerine çadır kurarak konaklayacaktık. Teklifimi beğendiler ama 1,5 yıl boyunca izinli sayılamayacağımı söylediler. ‘İstifa et, size sponsor olalım’ dediler. İkimiz de işimizden istifa edip 40 bin Euro sporsorlukla iki işsiz gezgin olarak pedallara basarak Paris’ten yola çıktık.

ÇADIR BİZİ SIKI ARKADAŞ YAPTI

Birbirini tanımayan iki kişi olarak yola çıktıkları ilk günlerde kavgalar etmişler. ‘Geri dönelim’ bile demişler ama kısa sürede alışmışlar birbirlerine. Bunda en büyük etkense ayrı çadırda kalmaları. “Kısıtlı bütçe bizi sıkı arkadaş yaptı” diyorlar mahcup mahcup. Fransa’dan sonra Fas’a geçip, uçakla Brezilya’ya gitmiş ve Güney Amerika kıtasını dolaşmışlar. Oradan istikamet uçakla Yeni Zelanda ve Avustralya.
Sonra Asya kıtasına atlamış, Çin ve Hindistan derken pedallar Moskova’ya doğru çevrilmiş. Ukrayna üzerinden Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’ye de ulaşmışlar nihayet. Bugüne kadar 13 bin 800 kilometre yol yapıp, 40 kez tekerlek değiştirmişler. Fas’ta ekipmanlarını çaldırmaktan zor kurtulmuşlar ama Avustralya’da bir sincap çantalarındaki ekmeği çalmayı başarmış. Arazide olduklarından ekmeksiz kalmışlar.

EVLENME TEKLİFİ AYASOFYA ÖNÜNDE

Günde ortalama 80-100 kilometre pedal çevirerek önceden belirledikleri çiftliklerde konaklayarak, Türkiye’ye kadar gelen Martine Brouwer ve Arnaud Baranger İstanbul’da şehir turu yapmışlar. Müze ve camileri gezerken Ayasofya’nın önününde Arnaud Martine’ye sarılarak evlenme teklif etmiş. Bu anı unutamıyor genç kadın. “Öyle bir atmosferde teklif etti ki, kabul ettim. Türkiye’den sonra dönüş yolu başlıyor. Paris’e ulaşır ulaşmaz hemen evleneceğiz” derken, damat adayı Arnaud ise “Çok sabırsızım” diyor.

DÜNYANIN YAZIMI TÜRKİYE’DE YAPILIYORMUŞ

Çalıştıkları şirketin tüm yazımlarının Triodor adlı Türk şirketi tarafından yapılması Hollandalı çifti hayrete düşürmüş. Şirketi ziyaret eden gezginler, yazılımları hazırlayan 30 kişilik ekiple tanıştı. Şirketin patronu Umut Akpınar ve operasyon müdürü Metin Güçer’den bilgi aldılar. Lely’nin hizmet verdiği dünya üzerindeki 400 çiftlikteki robotların ve otomosyon sistemleri 24 saat İstanbul’daki bilgisayarlardan kontrol ediliyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle