GeriKelebek Bu sene Konya’ya hücum var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu sene Konya’ya hücum var

Bu sene Konya’ya hücum var
refid:3622112 ilişkili resim dosyası

Bir kez daha çağırıyor bizi Mevláná, bir kez daha sesleniyor bütün insanlığa. 17 Aralık 1273’te bu dünyadan göçüp gittiğinde bıraktığı mirasa sahip çıkmaya davet ediyor hepimizi. İnsanlık tam 732 yıldır gidiyor Mevláná’ya. Şimdi yeniden yollara düşme, Konya’ya gidip Şeb-i Aruz törenlerine katılma zamanı. Ancak hatırlatalım şimdiden Konya’daki bütün oteller dolmuş. Ziyaretçiler Karaman, Akşehir, Aksaray ve Nevşehir’deki otellere rezervasyon yaptırıyor.

Şeb-i Aruz, düğün günü anlamına geliyor ve Mevláná’nın bu dünyayı terk ettiği güne denk geliyor. Çünkü, o öyle istemiş. Demiş ki: ‘Benim düğünüm ölüm günümdür. Ben öldüğümde sevdiğime kavuşup vuslata ereceğim.’ Mevláná Celalledin-i Rumi, ölümü bir son olarak görmez, sonsuz hayata başlamanın eşiği olarak kabul eder.

Şimdi herkes akın akın Konya’ya, Şeb-i Aruz’a katılmaya gidiyor. Bu yıl o kadar kalabalık olacak ki, şimdiden bütün oteller dolmuş. Ziyaretçiler Karaman, Akşehir, Aksaray ve Nevşehir’deki otellere rezervasyon yaptırıyor. Buradaki otellerin bir kısmı da şimdiden tur şirketlerince kapatılmış durumda. Otobüs ya da otomobille en fazla bir saat mesafede olan bu şehirler Konya’ya çok yakın aslında. Ayrıca kültür mirası açısından çok zengin olan bu beldelerde görülmeye değer yerler var. ‘Gez dünyayı gör Konya’yı’ diye bir söz var ama Şeb-i Aruz törenlerine gittiğinizde olanağınız varsa bu kentleri de görmenizi tavsiye ederiz.

CUMHURİYET’LE MÜZE OLDU

Biz size Mevláná Türbesi ve Dergahı hakkında bilgi verelim. Türbenin çekirdeği 1230 yılında, Mevláná’nın babası Bahaeddin Veled’in vasiyeti üzerine buraya gömülüp, üzerine basit bir türbe yapılmasıyla oluşmuş. Mevláná’nın ölümünden sonra ise Pervane Muiniddin ve karısı Gürcü Hatun tarafından buraya bir türbe yaptırılmış. Türbe daha sonra dini ve sosyal işlevli mimari eklemeler yapılarak günümüzdeki şekliyle bir Mevlevi dergahı haline getirilmiş. Mevláná’nın ölümünden sonra imarına başlanan dergah, cumhuriyetten sonra müzeye dönüştürülmüş. Müzede Mevláná ve diğer Mevlevilere ait veya çeşitli yollarla dergaha gelmiş değerli yazmalar, hat ve tezhip örnekleri, maden cam ve ahşap eserler ile Mevlevi musikisi enstrümanları, halı ve kilimler sergileniyor. Ayrıca, Mevlevilerin kullandığı giysiler ile aksesuvarlar da burada yer alıyor.

BASTONUN HİKAYESİ

Eski Mevlevi dervişlerinin kullandığı eşyalar içinde kısa bir baston var. Yaklaşık 40 santim boyundaki bastonun baş kısmı u şeklinde. Bildiğiniz gibi Mevlevihaneye katılan dervişler zaman zaman çilehanelere çekilerek tek başlarına
/images/100/0x0/55eaddc9f018fbb8f89bb547
tefekkür ederler. Yani derin düşüncelere dalarak, ölümün, aşkın ve kainatın sırları hakkında içe dönük bir yolculuk yaparlar. Dervişler bu 40 gün 40 gece boyunca her gün sadece bir dilim kuru ekmek ve bir testi suyla yetinirler. Çilehanede öyle yan gelip yatmak yok. Çünkü, başını eğerek girdiğin bu dergah sabrın sınandığı bir küçük odadır. Peki, bu adamlar hiç uyumazlar mı? İşte, uyuyacakları zaman bu bastonu kullanırlar. Düşünmekten yorgun düşmüş derviş, önce bağdaş kurup oturur. Sonra söz konusu bastonun sivri ucunu yere dayar, u şeklindeki kısmına da çenesini yerleştirip uykuya dalarmış. Tam 40 gece boyunca. Bu süreyi hiç uyumadan geçiren dervişler de olurmuş.

Şiiri, sanatı ve düşünceleriyle bu alemde derin izler bırakan Mevláná, bir çağlayan gibi coşkun geçen ömründe öğrendiklerini üç kelimeyle şöyle özetlemişti: ‘Hamdım, piştim, yandım.’ Peki nasıl pişmiş Mevláná? Bunu bize müzedeki bir başka eşya çok güzel anlatıyor. Bu önemli eşya, derin bir felsefenin, olağanüstü bir insanlık sınavının işareti olarak duruyor karşımızda. Bu bir dilenci çantası. Kim olursanız olun, dergaha geldiğinizde kibrinizden arınmak zorundasınız. İsterseniz Karun kadar zengin olun fark etmez. Bu çantayı kolunuza takıp çarşıya çıkacak ve dileneceksiniz. Topladığınız parayı da, tek bir kuruşunu bile harcamadan dergaha getirmek zorundasınız. Dilendiğiniz sırada size verilen yiyeceklerle beslenecek, paralara dokunmayacaksınız. O gün eğer size hiç yemek verilmediyse sebillerden su içerek akşam namazına kadar ağzınıza bir lokma bile koymadan dergahın yolunu tutacaksınız.

HAVUZ ÇEVRESİNDE SEMA

Mevláná ve oğlu Sultan Veled’in kabirleri üzerinde yükselen Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe) türbenin en ilgi çeken kısmı. 1396’da Selçuklular döneminde Mimar Bedreddin’in yaptığı kubbe yeşil çinilerle kaplı. Türbenin içi alçı rölyef, kalem işi nakış ve yazılarla süslenmiş. Hz. Mevláná’nın sandukası dönemin ahşap işçiliğinin üstün örneklerinden. Ancak bu yüksek sanduka şu an babası Bahaeddin Veled’in üzerinde bulunuyor.

Türbenin kuzeyinde XVI. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Semahane ve mescit kısımları yer alıyor. Şeb-i Aruz Havuzu ise dergah mutfağının önünde bulunuyor. Mevláná’nın ölüm yıldönümlerinde, yani Şeb-i Aruz diye adlandırılan günlerde havuz etrafında sema töreni yapılıyor.

TAKSİT İMKANI VAR

Şeb-i Aruz’un doruk noktası 17 Aralık, ama etkinlikler 10 gün boyunca sürüyor. 7 Aralık’ta başlayıp 17 Aralık’ta bitiyor. Mevláná Müzesi’ndeki semahanede her akşam 20.00’de Türk tassavvuf müziği ve sema ayini yapılıyor. Cumartesi ve pazar günleri saat 13.00’te bu gösteri tekrarlanıyor. Davetiyeler gündüz ve gece seansları için 10 YTL olarak belirlenmiş. 17 Aralık’taki son gecenin davetiyesi ise 30 YTL. Rezervasyonlar için (0332) 353 40 20 - 21 - 22 numaralı telefonlardan Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nü arayabilirsiniz. (0332) 353 40 29 ve 350 64 61 numaralı hatta faks geçebilirsiniz.

Çok sayıda turizm şirketi de Konya’ya tur düzenliyor. Bunlardan bazıları günübirlik turlar yapıyor, bir kısmı da haftalık ya da üç günlük geziler organize ediyor. Bazı şirketler altı ya da 12 aylık taksit olanakları sunuyor.

Minka Travel: (0212) 274 50 74 www.minkatravel.com

Arnika Turizm: (0212) 245 15 93 www.arnika.com.tr

Arber Turizm: (0312) 426 09 00 www.arber.com.tr

Cennet Tour: (0312) 229 56 03 - 232 43 14 www.cennetturizm.com

Nikya Turizm: (0216) 550 21 62 / 550 21 63 www.nikyaturizm.com

Tivoli Turizm: (0212) 227 60 60 www.tivoli.com.tr

Dündar Oteli: (0332) 236 10 52

Özkaymak Oteli: (0332) 237 87 20

Bera Oteli: (0332) 238 10 90
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle