GeriKelebek Bu barda şiddet serbest
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu barda şiddet serbest

Bu barda şiddet serbest
refid:2820497 ilişkili resim dosyası

Şiddet nedir, nerede, neden, nasıl ortaya çıkar? Adalet sistemi suçluları nasıl cezalandırır? Barda, izleyenleri bu sorulara cevap aramaya, bunlar üzerinde düşünmeye iten bir film. Yönetmen Serdar Akar şiddetin insan doğasında var olduğunu ve nedenlerinin sanılandan daha karmaşık olduğunu söylüyor. İzleyenleri de bu konularla ilgili kendi cevaplarını bulmaları için düşünmeye çağırıyor. Gerçekten yaşanmış bir olaydan, bir üçüncü sayfa haberinden yola çıkılarak çekilen Barda, kan, küfür, hakaret, dayak, tecavüz ve işkence dolu sahneleriyle insanı rahatsız eden, şiddet dozu yüksek bir çalışma.

BARDA

Bu barda şiddet serbest

Yön: Serdar Akar
Oyn: Nejat İşler, Erdal Beşikçioğlu, Doğu Alpan, Melis Birkan, Burak Altay, Meltem Parlak, Nergis Öztürk
Tür: Dram-Gerilim-Suç
Süre: 93 dk.

Gazetelerin en çok okunan bölümünü, yani üçüncü sayfalarını bilirsiniz. Çoğu cinayet, tecavüz, işkence gibi hoşa gitmeyen ama bir şekilde hayatın içinde olan ve ilgi çeken haberlerle doludur.

Bu tip haberler insana ne katar bilinmez, ama nedense insanlar başkalarının başına gelen kötü şeyleri okumaktan, öğrenmekten tarifsiz bir zevk alırlar.

Çok okunmasından ve sürekli benzer haberlerin tekrarlanmasından olsa gerek çoğumuz şiddet içeren haberlere artık sıradanmış gibi tepki veriyoruz. İşkenceyi, hunharca cinayetleri ya da tecavüz olaylarını o kadar kanıksadık ki bir sonraki sayfaya geçerken okuduklarımız bizde iz bile bırakmıyor çoğu zaman.

Taş kalpli olduk belki, ya da duygularımız köreldi.

Siz de üçüncü sayfa haberlerini hemen geçenlerden olabilirsiniz. Ama eminim Barda’yı izledikten sonra bu haberler sizi eskisinden çok daha fazla etkileyecek.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın da diyemeyeceksiniz. Çünkü Serdar Akar, Barda adlı filmiyle belanın aslında hiç de o kadar uzakta olmadığını açıkça ortaya koyuyor.

TEMİZ AİLE ÇOCUKLARI

Barda, yaşanmış ve gazetelerin üçüncü sayfasına haber olmuş bir olaydan yola çıkılarak çekilmiş.

Film, bir gün magandaların saldırısına uğrayacaklarını hiç tahmin etmeyen kurbanları tanıtarak başlıyor işe.

Nail, Nil, TGG, Aynur, Aliş, Sevgi, Pelin ve Cenk, yaşları 18 ile 25 arasında değişen gençler. Hepsinin iyi aile çocuğu olduğunu aralarında geçen konuşmalardan, hayata bakış açılarından ve olaylar karşısındaki tavırlarından anlıyoruz.

Çift olanların tanışma ve evliliğe doğru giden yolda yaşadıklarının da üstünden kısaca geçtikten sonra filmin klostrofobik ve dayanması güç sahneleri geliyor.

Gençlerin her zamanki buluşma yerleri olan Vesika Bar’da biraraya geldikleri gecede oluyor her şey. Son biralarını yudumladıkları sırada kapıdan içeri bir grup maganda giriyor. Barmenin “kapatıyoruz” diyerek direnmesine rağmen içerideki yerlerini almakta gecikmiyor bu tekinsiz adamlar. Başları olduğu belli olan Selim (Nejat İşler), “süt çocukları bir bira içerken biz ikinciyi deviririz” gibisinden alaycı sözlerle adeta hepsine meydan okuyor.

VESİKA BAR’DA İŞKENCE

Bu barda şiddet serbest

Barın kapısı kapandıktan sonra ciddi anlamda sertleşiyor film. 5 magandanın gençlere yaptığı eziyetin sebebi yok. Onların hiçbirini daha önceden tanımıyorlar. Kişisel hesaplaşma olsa belki her şey daha anlaşılır olacak. Ama burada Serdar Akar’ın anlatmaya çalıştığı nedensiz şiddet. Filmin finalinde Selim’in o bardan içeri neden girmiş olabileceğiyle ilgili bir ipucu var aslında. Ama o bile tüm bu vahşet için sudan bir neden olarak kalıyor akıllarda.

Barda’nın en belirgin sorunu magandalarla ilgili çok şey aktarmamış olması. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençlere sabaha kadar dayak atan, işkence yapan ve tecavüz eden bu adamlarla ilgili daha çok şey bilmek istiyor insan. Bu vahşetin arkasında tatminsizlikler, yaşanmamışlıklar, ezilmişlikler var kuşkusuz. Ama bunlarla ilgili detayları senaryoda bulamıyoruz.

Boruyla hiç tanımadığı birini öldüresiye döven, elinde jiletle tecavüz eden adamların açlıkları, eziklikleri tamamen geçmiyor izleyiciye.

Didaktik bir anlatım ya da sosyolojik bir açıklama değil istediğim, ama hiç bir neden yokken saldıran, sonuçlarını düşünmeden işkence yapan o 5 sapık ruhlu insanı biraz daha yakından tanımak arzusu izleyenleri saracaktır diye düşünüyorum.

FUTBOL SAHADA KAZANILMIYOR

Barda’nın sorguladığı adalet kavramı ise ülkemizde yıllardır tartışılır durur. Filmin mahkeme bölümü ve kötünün iyisi olan çete üyesinin akıbeti de sırf bu nedenle ayrı bir önem taşıyor. Serdar Akar filminin bu son bölümünde adalet sistemini iğnelemekten, açık açık eleştirmekten çekinmemiş. Futbolun sahada kazanılmadığını anlatan sahneler de sahadaki adaleti güzelce sorguluyor. Filmin en etkileyici sahneleri de o mini futbol sahasında yaşanıyor zaten. Sahada yetenekli olan, iyi oynayan değil, güçlü olan kazanıyor.

Başta Nejat İşler olmak üzere tüm kadronun başarılı bir iş çıkardığı Barda’yı izledikten sonra şiddeti, adalet sistemini sorgulayacağınıza ve üçüncü sayfa haberlerine farklı bir gözle bakmaya başlayacağınıza şüphe yok.

Barda, şiddet ve adalet kavramı üzerinde düşünmek isteyenlerin görmesi gereken, iyi çekilmiş, iyi oynanmış bir film.

İşkence ve tecavüz sahneleri çok da kolay izlenmiyor. Bu filme bilet alırken sert bir yapımla karşı karşıya olduğunuzu bilin.

KURLAR VADİSİ, BARDA VE ŞİDDET

İlk filmi Gemide (1998) ile hem yurtiçinde hem de yurtdışında beğeni toplayan Serdar Akar, yeni sinemacılarla olan yolculuğuna Dar Alanda Kısa Paslaşmalar (2000) ve Maruf (2001) ile devam etmişti. Kurtlar Vadisi dizisi ve Kurtlar Vadisi Irak filmini yönettiğinde ise başka bir kulvara geçmiş oldu. Şimdilerde Akar’ın son filmi Barda’da şiddeti sorgulamasının nedeninin yıllarca Kurtlar Vadisi gibi şiddet dozu yüksek bir yapımı yönetmesi olup olmadığı konuşuluyor.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ

AN INCONVENIENT TRUTH

Bu barda şiddet serbest

UYGUNSUZ GERÇEK
Yön: Davis Guggenheim
Oyn: Al Gore
Tür: Belgesel
Süre: 100 dk.

Duyarlı olmanın tam zamanı

En İyi Belgesel Oscar’ının adaylarından Uygunsuz Gerçek, bu haftanın en önemli filmi.

ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore, yıllardır tüm dünyayı gezerek insanlara küresel ısınmayı, sonuçlarını ve neler yapılması gerektiğini anlatıyor. Ve şimdi onun bu sunumları, kendi yaşamından kesitlerle birlikte kurgulanmış belgeselle beyazperdede.

Küresel ısınma ve getireceği felaketler üzerine bilmek istediğiniz her şeyi ve daha fazlasını Al Gore’un esprili ve etkileyici sunumu eşliğinde, bu etkileyici belgeselde bulmanız mümkün.

Tavsiyem Uygunsuz Gerçek’e eş, dost, akraba kim varsa birlikte gitmeniz. Bilimsel gerçekleri ve dünyanın sürüklenmekte olduğu felaketi anlaşılır bir dille anlatan bu şahane filmi ne kadar çok kişi görürse o kadar iyi.

BLOOD DIAMOND

Bu barda şiddet serbest

KANLI ELMAS
Yön: Edward Zwick
Oyn: Leonardo DiCaprio, Djimon Hounsou, Jennifer Connelly, Kagiso Kuypers, Arnold Vosloo
Tür: Dram-Macera-Korku
Süre: 143 dk.

Elmasın kirli yüzü

1990’larda Sierra Leone’yi kuşatan karmaşa ve iç savaşın oluşturduğu arka planda geçen Kanlı Elmas, Zimbabweli eski bir kiralık asker olan elmas kaçakçısı Danny Archer’ın (Leonardo DiCaprio) ve Mendeli bir balıkçı olan Solomon Vandy’nin (Djimon Hounsou) öyküsünü anlatıyor. Archer ve Solomon isyancıların bölgesinde tehlikeli bir gezintiye çıkıyorlar. Archer’ın pembe elması bulup almak için Solomon’a ihtiyaç var, Solomon ise çok daha değerli bir şeyin oğlunun peşinde.

Leonardo Di Caprio’ya En İyi Erkek Oyuncu Oscar adaylığı getiren Kanlı Elmas, elmas ticaretinin kirli yüzünü ortaya koyan bir film. Politik söylemi dışında bir aşk ve kahramanlık öyküsü de yansıtılıyor perdeye.

THE MISTRESS OF SPICES

Bu barda şiddet serbest

AŞK İKSİRİ
Yön: Paul Mayeda Berges
Oyn: Aishwarya Rai, Dylan McDermott, Nitin Ganatra, Adewale Akinnuoye-Agbaje
Tür: Dram-Romantik
Süre: 96 dk.


Baharatların dünyası

Aşk İksiri, baharatların sihirli dünyasında büyümüş genç ve güzel bir kadın olan Tilo’nun düştüğü ikilemlerle ilgili, düşsel bir film. İhtiyacı olanlara yardım eden Tilo aynı zamanda insanların geçmişlerini ve geleceklerini görebiliyor. Ama güçlerini kullanması için üç kurala uyması gerek; baharatları sadece başkalarına yardım etmek için kullanmalı, başka bir insanın tenine dokunmamalı ve dükkanından asla çıkmamalı.

Onun tüm bu kurallara yıkmasına neden olan kişi, Tilo’nun mağazasının önünde kaza yapan yakışıklı ve gizemli bir mimar olan Doug oluyor. Aşk kuralları yıkıyor her zamanki gibi.

Aşk İksiri adlı bu modern masalın en çekici özelliği başrolünde izlediğimiz, Bollywood’dan ithal güzel Asihwarya Rai.

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle