GeriKelebek Ben devletim telif ödemem
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben devletim telif ödemem

Ben devletim telif ödemem
refid:7479874 ilişkili resim dosyası

Telif haklarıyla ilgili yasal düzenleme tam yapılamadığı için her gün yeni bir şikayetle ve hak ihlali ile karşılaşmak mümkün. En çok dinlediğim şikayetlerin başında da bunlar geliyor zaten.

Son duyduğum örnek insana pes dedirtecek cinsten. Hem de çok enteresan olduğu için anlatmak istiyorum: Ankara Opera ve Balesi koreograflarından Merih Çimenciler’in Geleneksel Türk Müzikleri ile baleyi buluşturmayı denediği eseri Fırat’a Ağıt adlı bir eseri var. Uzun yıllar sahnelendi.

Bu eserde Erkan Oğur’un Eşkıya filminin sound tracki’nde yer alan müzikleri kullanılmış. En başta da tabii söz ve müziği İzzet Altınmeşe’ye, düzenlemesi de Erkan Oğur’a ait o ünlü parça, Fırat’ın Türküsü.

Albümü yayımlayan Kalan Müzik’in sahibi Hasan Saltık birkaç yıl önce koreograf Merih Çimenciler’i arayarak müzikleri izinsiz kullanamayacaklarını, telif ödemeleri gerektiğini hatırlatmak istemiş.

Aldığı cevap karşısında ise gülsün mü ağlasın mı bir türlü karar verememiş.

Çimenciler; "Siz kiminle konuştuğunuzu biliyor musunuz. Ben devletim ve şu anda devletle konuşuyorsunuz" diyerek devlet telif falan ödemez kardeşim, demeye getirmiş lafı.

Bunun üzerine Kalan Müzik yasal yollara başvurmuş ancak mahkeme takipsizlik kararı vererek davayı reddetmiş.

Bu karara rağmen işin peşini bırakmamışlar ama. Geçen hafta sonu Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan Aziz Nesin’i anma ve dayanışma gecesinde Oktay Keresteci ile Ayşem Sunal, Fırat’a Ağıt’tan da bir bölüm sahnelemiş. Tabii Erkan Oğur’un müzikleri eşliğinde.

İşte bu gösteriyi cep telefonuyla baştan sona kaydederek davayı yeniden açmak için delil toplamış Kalan Plakçılar.

Yani devlete cep telefonuyla suçüstü yapmışlar.

Bakalım dava bu kanıttan sonra nasıl bir seyir izleyecek?

Meğer Okan Bayülgen kendi hikáyesini kaleme alacak bir yazar arıyormuş

Geçen haftalarda Okan Bayülgen ile yazar Perihan Mağden’in buluşmalarından söz etmiştim. Bu buluşmadan çıkardığım sonuç, Bayülgen’in yeni kurduğu film şirketinin ilk olarak Perihan Mağden’in son romanı ’Biz Kimden Kaçıyorduk Anne’yi filme çekeceği şeklindeydi.

Meğer olay tahminimin tam tersiymiş. "Bizde erkeklerin bu kadar kısa sürede bir roman okuması mümkün mü" diyormuş Perihan Mağden.

Her erkeğin mutlaka anlatmak istediği bir hikayesi vardır ve Okan Bayülgen’in de böyle bir hikayesi varmış ve onu kaleme alacak bir yazar arıyormuş.

İşin doğrusunu yazayım ki Perihan Mağden’in o güzelim romanının kısmeti kapanmasın. İlgilenenlere duyurmuş olayım buradan. Yani, ’Biz Kimden Kaçıyorduk Anne’nin film hakları halen yazarında.

İkinci Yeni şairi Zeki Müren

Notos Öykü dergisinin son sayısındaki ’10 Soruda Edebiyat ve Müzik’ köşesinin son sorusu ve cevabı: "Zeki Müren’in bir şiir kitabı olduğu doğru mu?

- Evet. Bıldırcın Yağmuru adlı kitap, 1965’te yayımlandı. İkinci Yeni akımının etkilerini Zeki Müren şiirlerinde görmek mümkündür."

Yorumları Göster
Yorumları Gizle