GeriKelebek Ben artık yuva kuramam
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben artık yuva kuramam

Ben artık yuva kuramam
refid:18926484 ilişkili resim dosyası

“Ben şarkı yazmak konusunda başarılıyım, aşkta değil” diyen Tuğba Özerk, aile kurma umudunu kaybetti:

“Bu meslek, bir zaman sonra siz isteseniz de sizi bırakmaz. Ondan sonra çoluk çocuk, aşk bir kenarda kalıyor. Ve yalnız kalıyorsun. Ama ‘Evim, yuvam olsaydı nasıl olurdu’ diye düşünerek kendini hırpalamanın manası yok. Zaten bu saatten sonra olacağı da yok.”

AŞKTA BAŞARISIZIM

“Aklımda Sen Varsın”ın klibi, bir süredir müzik kanallarında dönüyor. Tepkiler nasıl?
- Klibi, Tamer Aydoğdu çekti. Çok güzel bir iş oldu. Gelen tepkiler de hep iyi yönde. Bu albümdeki bir-iki şarkıya daha klip çekmek istiyorum. Belki daha sonra bir single çıkarırım.

Beste yapmaya devam ediyor musunuz?
- Memba benim. Elimde bir sürü şarkı var. Birçok isim de şarkılarımı istiyor. Yeni çıkacak bir albümde de bir şarkımı duyacaksınız.

Sizce şarkılarınızın cinsiyeti var mı?
- Belki fark etmişsindir, ben hayatta dik bir duruş sergiliyorum. Benden çıkan şarkıların da cinsiyetsiz olduklarını söyleyebilirim. Hiçbiri kadın ya da erkek bakış açısından yazılmadı.

Şarkılarınızın dijital satışları çok iyi. Bunu neye bağlıyorsunuz?
- Şarkıları satan çok fazla sanatçı yok artık. Benim arkamda bir şirket var. Gerçek sanatçıların, bir şirket tarafından desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir sanatçı kendi albümünü yapıyorsa ya da bir firma o sanatçının albümü için elini taşın altına koymuyorsa, ortada bir yanlış var demektir. Ben olaya buradan bakıyorum. Bir önceki albümümde, 1,5 milyon adet şarkı satışım var. Yasal satışa önayak olmak da benim için özel bir şey.

AMERİKA İYİ GELİYOR ORADA SADE VATANDAŞIM

Sanatçıların arkasında şirket olması gerektiğini söylüyorsunuz ama birçok sanatçı da şirketlerin müdahalesi yüzünden yaratıcılıklarının baltalandığı görüşünde...
- Bazı sanatçı arkadaşlarım kendi yapımcılıklarını üstlenmişler, düzenlerini oturtmuş bu sanatçılardan söz etmiyorum. Ben, müziklerini kendi yapan biri olarak böyle daha yaratıcıyım, çünkü başka hiçbir işi düşünmek zorunda kalmıyorum.

Yaz ayları sizin için nasıl geçti?
- Çok güzel açık hava konserleri yaptım. Bir aya yakın da Amerika’daydım. Hem bazı görüşmeler yapmam, hem de görmem gereken yerler vardı. Her sene bir kere gidiyorum Amerika’ya. Orası bana iyi geliyor, çünkü oradayken sade vatandaş oluyorsunuz. Gelir gelmez de yeni sezonun hazırlıklarına başladım.

Müziğe 7 yaşında başlamış biri olarak, hayallerinizin, planlarınızın ne kadarını gerçekleştirdiniz?
- Çok şükür planladığım her şeyi yaptım. Ama tabii hayat istediğiniz gibi olmuyor, biraz tırmalamak zorunda kalıyorsunuz. “Buralara tırnaklarımla kazıyarak geldim” lafı klişe ama bir o kadar da doğru. Çok önemli bestecilerin şarkılarını söyledim, Sezen Aksu dâhil olmak üzere önemli insanlarla çalıştım. Hâlâ da planlarım dahilinde ilerliyorum.

BU SAATTEN SONRA BİR YUVAM OLMAZ

Sizin gibi uzun zamandır müzikle ilgilenen Serdar Ortaç, konserlerinde sık sık aile kurma özlemini dile getiriyor. Sizin yok mu böyle bir isteğiniz?
- Bu meslek, bir zaman sonra siz isteseniz de sizi bırakmaz. O noktaya geldiğinizde tercihinizden pişman olmamanız gerekiyor, çünkü karar en başından size ait. Bir-iki albüm yaparsın, “Yapamadım” deyip bırakır, çekip gidebilirsin. Ama onlarca albüm yap, bir o kadar klibin olsun, konserler ver, sonra sen “Ben gidiyorum” desen de sevenlerin bırakmaz. O alkış, o coşku... Bir süre sonra çoluk çocuk, aşk bir kenarda kalıyor. Evet, yalnız kalıyorsun. En yalnız kaldığın yer de otel odası. İşte o enteresan bir duygu. O duyguyu hissedince hemen uyumaya çalışıyorum ben. “Evim, yuvam olsaydı nasıl olurdu” diye düşünerek kendini hırpalamanın bir manası yok, zaten bu saatten sonra olacağı da yok.

Yıldızlar, astroloji, enerji... Bunlarla ilgilenip de nasıl böyle olumsuz bakabiliyorsunuz bu konuda?
- Olumlu düşünüyorum aslında. İşim konusunda çok olumluyum, şarkı yazmak konusunda başarılıyım ama aşkta pek başarılı olduğumu düşünmüyorum. Ben karşı tarafı da düşünüyorum. Gece yarılarına kadar kadını nasıl beklesin? O çocuklar nasıl büyütülecek?

Aşka küstünüz mü yani?
- Hayır, tabii ki aşk yaşayacağım. Ben zaten her dakika aşığım. İlla hayatımda birisinin olması gerekmiyor aşık olmam için. Benim bütün şarkılarım aşkı anlatıyor. Aşkı yaşamak için, anı yaşamak gerek. Hayat gelsin bildiği gibi. İlerisini şimdiden planlamak zorunda değilim.

Kuliste herkese neşe saçtığınız doğru mu? Hiç kapris yapıyor musunuz?
- Sanatçının bir ağırlığı olması gerektiğini kabul ediyorum ama bu gereksiz isteklerde bulunmak demek değildir.

Televizyon için bir projeniz var mı?
- Güzel bir proje var ama aceleye getirmek istemiyorum.

TWITTER BENİM GÜNLÜK GAZETEM

Twitter’ı aktif kullananlardansınız. Oradan markanızı mı yönetiyorsunuz?
- Orası Tuğba Özerk’in günlük gazetesi. Bazı mesajlar vermek istiyorum kendimce. Twitter’ı seviyorum ve yazarken de eğleniyorum. Marka yönetiyormuş gibi ciddiye almamak lazım ama varlığınızı orada da gösteriyorsanız, dikkatli olmanız gerek.

BADE’YLE BİRLİKTE YÜRÜYELİM

Biz bir Bade İşçil’in sık sık yürüyüş yaptığını biliyoruz ama siz de bayağı yürüyormuşsunuz...
- Evet, iyi yürürüm. Yaz-kış demeden, Nişantaşı’ndan çıkıp iki-üç kilometre yürüyorum. Yürümek vücudun her yerine iyi geliyor. Sahnedeki performansını da iyi yönde etkiliyor. Ben Bade’nin yürüdüğünü sonradan öğrendim, “Birlikte yürüyelim” diyorum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle