GeriKelebek Başrolde aşk var!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Başrolde aşk var!

Başrolde  aşk var!

Adına şiirler yazılan, uğruna dağlar delinen, yeri geldiğinde nefes aldırmayan kimi zamansa oksijen kaynağı haline gelen aşk, modern zamanın eğip bükemediği belki de tek şey! Ve bazı aşklar tarihe kazınacak, unutulmayacak, ilham alınacak kadar gerçek! Elele dergisi, dört ünlü çiftle “ikonik aşk” fotoğraflarını yeniden yorumladı.

FRIDA KAHLO-DIEGO RIVERA

DOĞA RUTKAY: Üretken bir çiftiz
Aşk, eşimi tanıyana kadar tanımlanamayan, uçan bir cisimdi. Şu an aşkın birçok anlamı var. Kendinizi dövdüğünüz, kendinizi sevdiğiniz, kendinizi beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz ne varsa bunu biri gösteriyor; senin anlamını sana anlatıyor. Daha güçlüyüm, çünkü iki kişiyim artık.
Kerimcan’ın bir birey olduğunu unutmuyorum, saygılı ve edepli yaklaşıyorum. İlişkilerin bu kadar yoz olduğu bir dönemde, sonsuz saygı duymak modern insanın deliliği oluyor galiba!
Frida ve Diego’nun fotoğrafı tek kelimeyle “üretmek” demek. Aslında hazin bir aşk ama Frida’yı Frida yapan Diego’ya duyduğu yüksek gönüllü aşk belki de... Biz de üretken bir çiftiz! Çok konuşuruz, çok tartışırız, üretiriz yani.

Başrolde aşk var


KERİMCAN KAMAL: Aşk bir delilik hali
Aşk, bir delilik hali; ilişkiyse onun tedavi edilmiş biçimi. İkisi birlikte olduğu zaman ilişkiler devam edebiliyor. Yanımda Doğa var! Beni benim kadar düşünen ve seven biri olduğunu biliyorum.
Diego ve Frida’ya bakınca tutku görüyorum.
Her zaman Frida’nın tek taraflı aşkı konuşulur ama bence Diego’nun da Frida’dan vazgeçemeyen bir tarafı var. Aynı tutkuyu ve birbirinden vazgeçememe hali Doğa’yla benim aramda da var.

AUDREY HEPBURN-MEL FERRER

PINAR TUNCEGİL: Sevgimiz beni daha güçlü kılıyor
Alper’le karakterlerimiz birbirinden çok farklı fakat iki ayrı uçta insanın bir arada yaşayabilmesi, bizim en büyük deliliğimiz!
Sevgimiz beni daha güçlü kılıyor çünkü sınırlarımı zorlayabiliyorum. Audrey Hepburn’de de zarifliğin ve naifliğin ardındaki güçlü ve tutkulu kadını görebiliyorum. Günümüzde tutkuların peşinden gidilmiyor, her şey çok hızlı tüketiliyor; ama Audrey öyle değil! Birbirlerine bakışları, insanın ruhuna dokunuyor.

Başrolde aşk var


ALPER SALDIRAN: Saf bir aşk bizimki
Her şeyin üstünde tuttuğumuz, çıkarsız ve saf bir aşkımız var. Kıvılcım var, alevler yanıyor ama bu alevleri sürekli kılacak olan şey, ilişkiyi yaşama biçimimiz. Bizim saygı üzerine inşa edilmiş bir ilişkimiz var; ama aşkımızı her şeyin önüne koyarak, en büyük deliliği yapıyoruz bir yandan. Aşk bizi daha güçlü kılıyor. Çünkü “Dünya önüme gelsin, şöyle bir üflerim giderler” diyorsun. Muhteşem bir motivasyon bu!
Audrey Hepburn ve Mel Ferrer fotoğrafıysa, “tek vücut” olmayı ifade ediyor benim için.
Tıpkı Pınar ve ben gibi.

JANE BIRKIN-SERGE GAINSBOURG

MELİS KAYGILAROĞLU: Karnımla hâlâ kelebekler var
Aşk, karın ağrısı. Uraz, heyecandan karnımı ağrıtabiliyor her gün, karnımda hâlâ kelebekler var! Aramızdaki ilişki, heyecan, tutku ve dürüstlüğe dayalı.
Elimde bavulumla, henüz bir aydır tanıdığım adamın evine taşındım. Ardından üç aydır tanıdığım adamla evlendim. Hiç “hayır” demedim, koşulsuz peşinden gittim. Sizce de biraz delilik değil mi? Serge Gainsbourg ve Jane Birkin’in aşkları da deli, mantık dışı. Biz de hep öyle olduk, iyi ki öyleyiz. Onların birbirlerine bağlılıkları kadar bağımlılıklarından da etkileniyorum. Tıpkı bizim gibi! Her zaman sırtımı dayayabileceğim bir “ben” daha var.

Başrolde aşk var


URAZ KAYGILAROĞLU: Kimselerin haberi yokken evlenme teklif ettim
Her ortamda ve koşulda birbirini kollayan, ara sıra büyük kavgalar etsek bile hiçbir şey olmamış gibi devam eden, şirketimizin bozulmaması için her şeyi yapmaya hazır iki sevgiliyiz. Bu yüzden aşk, ortaklık bence.
Hiç tanımadığım güzel bir kıza benimle yaşamasını teklif ettim. Daha sonraysa yanımdan ayrılmasını hiç istemediğim için, kimselerin haberi olmadan evlenme teklif ettim. Serge ve Jane’in fotoğraflarına baktığımda, birbirlerine olan bağımlılıklarını görüyorum. Her duyguyu zirvede yaşayışlarını, bize benzetiyorum.

NICOLETTA BRASCHI-ROBERTO BENIGNI

AYLİN KONTENTE: Üçüncü ayda “evet” dedim
Aşk, birini her haliyle, her gün, yeniden, defalarca sevme hali... Öyle ki onu kaybetmemek için, kendinden kaybetmeye izin verdiğin haller. Karşılıklı beslenen bir verme hali ama asla karşılıksız beslenemeyecek bir doğa olayı!
Aşk eşittir sevda. Bugün Aylin, Alper’e sevdalı, huzurlu, güvende, aidiyette. Hep yeniden keşfettiğim, hep öğrendiğim bitmeyen bir oyun gibi...
Nicoletta Braschi ve Roberto Benigni, “Hayat Güzeldir” filminde sihirli “oyun” duyguları ve çocuksu umutlarıyla beni çok etkiliyor. Üstelik gerçekten aşıklar! Onlar da oyuncu ve sette birbirlerine sevdalanmışlar; bizim gibi...
Alper’le tanıştığım üçüncü ayda evlilik teklifine “evet” dedim. Dokuzuncu ayda evlendik. 11’inci ayda anne olmaya karar verdim. Sesli söyleyince kulağa inanılmaz geliyormuş!

Başrolde aşk var



ALPER KUL: KENDİMİ TAM HİSSEDİYORUM
Aylin’le birlikteyken, kendimi tam hissediyorum. Roberto ve Nicoletta’nınki de bizimki gibi set aşkı, o yönden ikimize benzetiyorum. Esinlendiğimiz fotoğraf karesiyse tek kelimeyle “huzur” diyebilirim.

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 Saatte Magazin Gündemi (31.01.2018)İşte son 24 saatte yaşanan magazin olayları...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle