GeriKelebek Atatürk’ten mektup var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Atatürk’ten mektup var

Atatürk’ten mektup var
refid:18161734 ilişkili resim dosyası

Mimar Sinan Üniversitesi mezunu Atilla Oral, yayıncılık yaparken, Özgür Kocaeli gazetesinde tarih makaleleri de kaleme almış, yıllardır topladığı belgeleri sık sık kamuoyunun bilgisine sunmuş. Atatürk ve İktisadi Kalkınma, Kurtuluş Savaşı’nı belgelerle, bugüne dek hiç yayımlanmamış fotoğraflarla anlatan Kuvai Milliye, Türk denizciliğinde en büyük kaybın yaşandığı, 400-500 kişinin hayatını kaybettiği Üsküdar Faciası, toplam 10 kitabı bulunan Oral’ın çalışmalarından birkaçı.

80 YIL GİZLENEN BELGELER ÇÖPTEN ÇIKTI

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan, yapana sadık kalmazsa, değişmeyen gerçek, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.” Bu vecize, Türk Tarih Kurumu’nun (TTK) sloganı olarak, Ankara’daki binasının girişinde dev bir mermere kazılı. Pek çok kitaba önsöz olan, Atatürk’ün tarih görüşünü belgeleyen bu vecizenin kaynağını yıllardır kimse merak etmedi. Bu söz, Atatürk’ün Cumhuriyet gençlerine ders kitabı hazırlayan TTK’ya uyarılarını içeren 21 sayfalık mektubundan bir alıntıydı. Bu mektubun orijinalinin sansürlendiği, tam 80 yıl sonra bir sahafın çöpten bulduğu belgelerle ortaya çıktı.
Tarih araştırmacısı Atilla Oral İstanbul’daki bir müzayedede satın aldığı mektubu, ‘Atatürk’ün Sansürlenen Mektubu’ adıyla kitaplaştırdı. Böylece, Atatürk’ün Türk tarihçilerine yazdığı mektubu 80 yıl gecikmeyle de olsa muhatabına ulaştırmakla kalmadı, kimler tarafından gizlendiğini, nasıl kesilip kırpıldığını, en sonunda da nasıl çöpe atıldığını bir dedektif titizliğiyle araştırdı.

ÇÖPTEN ÇIKAN MEKTUP

Sık sık müzeyedeleri gezen Oral’ın yolu, bundan bir süre önce İstanbul’da, İstiklal Caddesi’ndeki Hazzopulo Pasajı’nda her pazar ve perşembe düzenlenen kitap, fotoğraf müzayedesine düştü. Bu müzayedede eski TTK çalışanlarından Prof. Dr. Uluğ İğdemir’in evrakı metrukesi satışa sunulmuştu. “Ekmeğini çöpten çıkaran bir yurttaşımız bunları görüp bir kenara ayırmış. Çok önemli belgelerle karşı karşıya olduğumu anladım. Hemen fiyat yükseltip satın aldım belgeleri. Atatürk’ün sansürlenen mektubu da bunlar arasındaydı. Atatürk’ün tarih yapmakla ilgili o ünlü sözünün kaynağıyla ilk kez karşılaşıyordum, hiçbir yerde yayımlanmadığını anladım” diye anlatıyor belgelere nasıl ulaştığını.

TÜRK UYGARLIĞI SEVDALILARINA

Bu mektup 60 yıl önce şapograf baskıyla kopyalanmıştı. Atatürk’ün tarih görüşünün en önemli belgesiydi. Ancak, anlaşılan Atatürk’ün mektubundaki düşünceler, mektubu arşivinde tutan TTK’nın bazı üyelerinin hoşuna gitmemişti. Halbuki, Atatürk mektubunda, Türk tarihini ve Türk uygarlığını araştıran bilim adamlarına sesleniyordu. “Atatürk mektubunu 80 yıl önceki tarihçilere yazmamış da, sanki bugünün tarihçilerine yazmış. Kızgın, ateşli, sert cümlelerle düşüncelerini açıklıyor, tarih anlayışını yalın bir gerçeklikle ortaya koyuyor. Düşüncelerini sert sözlerle ifade etse de sonunda, ‘Türk uygarlığının sevdalılarına hürmet ve muhabbetlerimi lütfen iletiniz’ diyerek Türk halkına selam gönderiyor.”
Peki Atatürk’ün 80 yıl önceki ifadeleri neden sansürlendi ve bunları kim sansürledi? Mektupta sansürlenen ve yayımlanmayan bölümler Atatürk’ün daha ziyade İslam dini, halifelik ve Araplara dair düşünceleri.

SANSÜRCÜLERİ TESPİT ETTİM

Atilla Oral’a göre Atatürk’ün düşüncelerine uygulanan sansürün, zamanın sağ görüşlü siyasi iktidarlarına yaranma duygusuyla yapıldığını düşündüren pek çok belirti var: “Olayın tartışılacak hiçbir tarafı yok. Gerçek şu ki; Atatürk’e ait çok önemli belgelerde gerçek metinle oynamışlar, en sonunda da kaldırıp çöpe atmışlar. Olayın failleri belli. Atatürk’ün mektuplarından veciz sözler kesip kırpma konusunda en aktif kişileri tespit ettim: Ord. Prof. Dr. Enver Ziya Karal, Prof. Dr. Uluğ İğdemir ve Prof. Dr. Ekrem Akurgal en başta gelen isimler. Üçü de makale ve kitaplarında Atatürk’ün TTK’ya gönderdiği mektuplarından sadece uygun buldukları satırları yayımlamış.”

İŞTE GİZLENEN MEKTUP

Liselere ders kitabı hazırlayan TTK’da ‘İslam tarihi ve Türklerin İslam’daki yeri’ başlıklı bölümün yazılması, El Ezher mezunu Zakir Kadiri’ye verilir. Kadiri’nin yazdığı bölüm, Atatürk’ün huzurunda okunur. Atatürk hiç beğenmez ve düzeltilmesi talimatını verir. TTK notları, düzeltmeleri gereği gibi yapmadan Atatürk’e gönderince kıyamet kopar. İşte o mektup:

... Bana bu kadar çok söz söyleten nedeni açıklayayım. Camii Ezher kaçkınını bulan sizsiniz. Eseri diye Ankara’dan ayrıldığım son günde önüme koyduğunuz örümcek Arap yazılı paçavraları okuduğunuz zaman derhal itirazımı serdetmiştim. Bunu nazarı dikkate alacağınızı vaadetmiştiniz. İncelemenizden geçtikten sonra bana verilen yazılar o kadar sersem ve cahil ve Camii Ezher kaçkını bu adamın mahsulü olduğunu görüyorum ki, sizi rencide edecek bir söz söylemeden bu paçavralar üzerinde yeniden çalışmaya mecbur oldum. Bu sözlerimi sizi utandırmak için yazmıyorum. Bu yazılarımı bundan sonraki mesainizde dikkat ve uyanış dersi olması için yazıyorum. Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan, yapana sadık kalmazsa, değişmeyen gerçek, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır. Siz buna razı mısınız?

HANGİ YAZAR NASIL TAHRİF ETTİ

- Ekrem Akurgal, mektuptaki “Mısır’ın Camii Ezher’i mezunlarına inanmaktan evladır” cümlesini, “Miskin müesseselerin mezunlarına inanmaktan evladır” şeklinde tahrif etmiş.
- Uluğ İğdemir, Atatürk’ün iltifat ettiği “Türk medeniyetinin sevdalılarına” cümlesini “size” diye tahrif etmiş, tarih yapmaya dair sözün, “Siz buna razı mısınız?” son cümlesini çıkarmış. “Mısır’ın Camii Ezher’i mezunlarına” ifadesini, “miskin cami-ül-ezher mezunlarına” diye tahrif etmiş.
- Enver Ziya Karal, Atatürk’ün, “Biz daima hakikati arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza kani oldukça ifadeye cüret gösteren adamlar olmalıyız” cümlesindeki ‘ifadeye’ sözcüğünü çıkarıp anlam kaybına yol açmış.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle