GeriKelebek At gibi koşmuyorum ama deve kadar dayanıklıyım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

At gibi koşmuyorum ama deve kadar dayanıklıyım

At gibi koşmuyorum ama deve kadar dayanıklıyım
refid:20729637 ilişkili resim dosyası

Bahar Saygılı Ertürk’ün (26) ufak tefek olduğuna bakmayın. O bir triatloncu, üstelik geçen yıldan beri Türkiye’de yaşayan ilk kadın ‘ironman’. Büyük dayanıklılık gerektiren bu spora uygun olarak gerçekten demir gibi sağlam. Sonrasında üç gün yürüyemeyecek hale gelene kadar yüzüyor, koşuyor ve bisiklete biniyor.

- Ufak tefeksiniz ve hiç sporcu gibi durmuyorsunuz...
- Aslında kaslıyım ama uzun ve ince kaslara sahip olduğum için çok belli olmuyor. Çocuklukta da çok hareketli ve yaramazdım. Evde koltukların üzerinde yürür ve sudan korkardım. Banyoya girmemek için evden çıplak kaçmışlığım bile var. Bu yüzden ailem beni 5 yaşımda yüzmeye yazdırdı.
- Triatlonla nasıl tanıştınız?
- Önce yüzme sayesinde Monopalet Sualtı Genç Milli Takımı’na girdim. 14 yaşımda da antrenörüm sayesinde triatlonla tanıştım. 2004’ten beri de Triatlon Milli Takımı’ndayım. Ayrıca Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu’nu bitirdim. Şimdi de yüksek lisans yapıyorum. Bir yandan da World Travel Chanel TV kanalında amatör sporları tanıttığım ‘Hiperaktif’ isimli bir programıhazırlıyorum.
- Peki derdiniz neydi de ‘ironman’ oldunuzz?
- Ironman, triatlon sporunun en üst noktasına çıkanlara verilen unvan. Ben, ‘tam ironman yarışı’na katılmak için hâlâ çok gencim. Yarıştığım ‘half ironman’de bile 1.9 kilometre yüzüyor, 90 kilometre bisiklete biniyor, 21 kilometre koşuyorsunuz. Fiziki dayanaklılığın yanı sıra zihinsel açıdan da bir savaş verilmesi ilgimi çekti. Sanırım bir yönümle acıdan da hoşlanıyorum!

/images/100/0x0/55eb4c85f018fbb8f8b842b0

BİSİKLET ÜZERİNDE BEŞ SAATİM GEÇİYOR

- Nasıl yani? Bu durumunuz sağlıklı mı?
- Pek sağlıklı bir ruh hali olmadığı bir gerçek... Hatta psikolojik bir sorun gibi de görülebilir. Ama genelde ironman’lerin durumu bu. Gerçekten acı çekmekten hoşlanırlar. Bu acı ne kadar uzun sürerse o kadar da çok zevk verir!
- Bu acıdan zevk alma durumuna çevreniz ne diyor?
- Annem ve babam sürekli işteydi. Ablam da benden yaşça büyüktü ve hep yurtdışındaydı. Bu yüzden yalnız büyüdüm. Beni ancak spora yöneleterek kontrol altına aldılar. Annem şimdi, “Keşke seni dansöz yapsaymışım. Hem biraz daha kız gibi hareket eder hem de daha az tehlikeli işler yapardın” diyor.
- Peki kadınlara ‘ironwoman’ mı deniyor?
- Bana başta ‘ironwoman’ deneceğinii zannediyordum ama tam tersi kadınlara da ‘ironman’ diyorlar. Bunun nedeni herhalde kadınların bu zorluklara dayanabileceğini düşünmemeleri. Zaten ben de Türkiye’de yaşayıp ironman olan ilk Türk’üm.
- Erkek ironman’lerle aranız nasıl?
- Arkadaşız ama bazen hırsıma yenik düşüp onları rakip gibi görüyorum.
- Çok mu hırslısınız?
- Çocukluktan beri yarıştığım için bazen hırsımı kontrol edemiyorum. Örneğin lise yıllarımda okula giderken her sabah önümdekileri geçmeye çalışırdım.
- Peki ironman yarışlarına nasıl hazırlanıyorsunuz?
- 22.00’de uyuyorum, 05.00’te kalkıyorum. Sabahları çok erken yüzüyorum, sonra günde bazen beş saatimi bisiklette geçiyorum. Hatta yemek yemeye bile vakit kalmıyor. Tabii arkadaşlarımı sık sık ekiyorum. Onlarla buluşacağıma bir saat koşarım diye düşünüyorum.

ÇİKOLATANIN TADINI HATIRLAMIYORUM

- Böyle zayıf kalmak için aç mı dolaşıyorsunuz?
- Dengeli beslenmem gerekiyor. Sebze ağırlıklı besleniyorum. Gereksiz hiçbir besini yemiyorum. Örneğin altı yıldır çikolata yemedim. Tadını bile hatırlamıyorum. Aynı şekilde altı yıldır alkolün de tadına bakmıyorum.
- Bu anlattıklarınız bana çok zor ve sıkıcı geliyor...
- Aksine ben de 05.00’te bisiklete bindiğimde insanlar bu saatte nasıl uyuyup bu manzarayı görmez diye düşünüyorum. Bu yaşam biçiminden zevk alıyorum.
- Bu kadar çalışmanın maddi getirisi var mı?
- Devletten çok düşük de olsa milli sporcu maaşı alıyorum. Halbuki son derece pahalı bir spor, sürekli yarışlara katılmanız lazım. Bu yüzden ailem ekonomik açıdan çok zorlandı. Şimdi sponsorlarım var.

TUVALETİMİ ALTIMA YAPAMIYORUM

Tuvalet konusunda erkeklerin işi daha kolay. Bir dergide ‘Ironman yarışlarında sporcuların mutlaka tuvaletlerini altına yapabilmesi gerekiyor’ diye okuyunca şoke oldum, hatta bu bana çok iğrenç geldi. Bir yarışta altıma yapmayı denedim ama bir türlü beceremedim. Bisikletten koşuya geçerken bir yandan giyinip bir yandan tuvaletimi yaptım.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle