GeriKelebek Aşkta hiç şansım yok
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aşkta hiç şansım yok

Aşkta hiç şansım yok
refid:9221297 ilişkili resim dosyası

Vietnam’a giden Miss Turkey ikinci güzeli Sinem Sülün, yola çıkmadan önce Kelebek'e konuştu.

SİNEM SÜLÜN FOTOĞRAFLARI

Kainat Güzellik Yarışması'nda ülkemizi temsil etmek üzere geçtiğimiz günlerde Vietnam’a giden Miss Turkey ikinci güzeli Sinem Sülün, yola çıkmadan önce Kelebek'e konuştu. Özel hayat konusunda dertli olan Sülün, "Güzelim ama aşk konusunda hiç şansım yok" dedi.

Bu sene kurulan Duru Tiyatro’da eğitim almışsınız duyduğuma göre...

- Evet, Emre Kınay’dan 8 haftalık bir programla tiyatro dersleri aldım. Şimdi Vietnam’a gidiyorum kamp ardından yarışma var. Tabii ki modellik yapmayı düşünüyorum ama oyunculuk derslerinin bana faydasının olacağına inanıyorum. Oyuncu olmak için sadece bu tip kurslar yeterli değil ama en azından bunun iyi bir başlangıç olacağını düşündüm.

Aşkta hiç şansım yok
Liseyi bitirdikten sonra yarışmaya girdiniz sanırım...

- Evet geçen hafta ÖSS’ye girdim. Kolaydı, iyi geçti. Ben Güzel Sanatlar Fakültesi’nde moda-tasarım okumak istiyorum. Çizime yeteneğim var. Karikatür de yapıyorum. Aynı zamanda tiyatro da istiyorum, yeteneğimin olduğunu biliyorum. Ama önümde bir ay kamp var, şu anda sadece buna konsantre oldum.

Yarışmaya katılmanızı kim istedi? Nasıl başvurdunuz?

- Samsunluyuz ama 5 yaşından beri İzmir’de yaşadım. Babam askerdir. Annem Karadenizli. 2005 yılında Uğurkan Erez’in koreografisini yaptığı bir yarışmada birinci oldum. Annem "Ben kızlarımı manken yapacağım" derdi eskiden beri. Aklımda yoktu o zamanlarda. Lise ikinci sınıftaydım bu yarışmaya girdiğimde. Sonra babam gazetede yarışmanın ilanını gördü ve "Katılacak mısın kızım?" dedi. Ben de "Olur" dedim ve katılıp birinci oldum. 2006 yılında Miss Turkey’e katıldığımda yaşım tutmadı. 2007 yılında tekrar girdim. İkinci seçildim ve Miss Universe’e gidiyorum şimdi de. Ailem dışında kimse "Yarışmaya katıl" demedi bana.

Vietnam’a Kainat Güzellik Yarışması’na gidiyorsunuz, derece almayı umuyor musunuz?

- İyi hazırlandım ama bilemiyorum, şans. Aslında çok istiyorum ama kendi çapımda Sinem Sülün olarak hazırlandım projeye. Dünyadaki ülkeler çocuk yaştan itibaren kızlarını hazırlıyorlar bu yarışmalara. Aklınıza gelebilecek her yönde hazırlıyorlar. Bu yarışmalar çok büyük projeler ülkeler için. Diğer ülkelerde hükümet de dahil herkes destek veriyor. Avrupa ülkeleri, Venezuela, Brezilya ve birçok ülkeyi anıyoruz, neden Türkiye anılmasın...

Bu yarışmalara hazırlanırken Türkiye’deki eksiklikler nedir sizce?

- Çok eksiklikler var. Herkes konuşuyor sadece. Ben de açık sözlüyüm, söylemem gerek. Herkes konuşuyor çünkü söz bedava. Türkiye’de bu böyle. Diğer ülkelerde 11 yaşından sonra seçiliyorlar ve eğitiminden lady gibi yetişmesine kadar her şeyi donanımlı olarak sağlanıyor. Mesela kamp yaşamı anlatılıyor ve öğretiliyor çünkü çok önemli o kamp zamanı. Hediye seçimleri çok önemli çünkü sizin kimliğinizi yansıtıyor ülke olarak hepsi. 128 ülke var benim yarışmamda mesela şimdi ve burada nasıl dikkat çekebilirsiniz? Bunu bilmeniz gerekiyor. Çok muhteşem olmanız, çok iyi konuşmanız gerekiyor. Bir şekilde iletişiminizin, vücut dilinizin ya da meziyetlerinizin çok iyi olması gerekiyor. Sempatik olmanız da gerekli. Burada "Güzel bu kız, yollayalım" deniyor ama o kadar basit değil her şey! Hatta bence en komik şey! Güzel olduğum için söylemiyorum, tek başına güzellik hiçbir şey. Akıl ve zeka olacak bir kadında en başta. İnşallah bizim derecemiz olur

Türkiye’deki kamp hayatını anlatır mısınız, nasıl geçti?

- 17 gün kamptaydık. Önce 30 kişiydik sonra azaldık. Türkiye’de çok zor. Güzeldi ama. Birden bire disipline giriyorsun, onlar sonra senin ailen gibi oluyor ve sabah akşam birliktesin. O günler "Bitsin, çok yoruldum" derdim. Ama o disipline çok zor giriyor kızlarımız. Benim dizlerim titriyordu, beni taşıyamıyordu, o kadar yoruluyordum. Şovumuz çok güzel olmuştu evet ama kızlarımıza baktığımda dayanamadıklarını görüyorum şu an çoğunun. Yemek konusunda mesela. Gram gram veriliyorlardı. Canan Abla (Bozkurt) bu konuda çok iyi yönlendiriyordu. Balık yiyorduk, et yemiyorduk, su içiyorduk meyva suyu içmiyorduk. Şimdi Vietnam’da neler yaşayacağımı düşünüyordum.

/images/100/0x0/55eb5875f018fbb8f8bb4707
Türkiye’de durum farklı.

Vietnam hakkında neler biliyorsunuz?

- Çok güzel bir koyunun olduğunu biliyorum, kıyıda bir ülke. Arada bir depremleri oluyormuş, korkuyorum. İnsanları cana yakınmış. Tarımla uğraşıyorlarmış, çiftçilermiş ve ekonomileri bu yöndeymiş, bunları biliyorum.

Dönüşteki hedefleriniz neler?

- İzmir’de yaşıyoruz, üniversiteye ciddi bir şekilde hazırlanıp ailemle birlikte İstanbul’a yerleşmek istiyorum. İlk tacımı aldığım için modellik yapmak istiyorum, içimde kalmasını istemem. Tekstil çok iyi durumda değil ama işimi yapmak istiyorum. Oyunculuk yapmayı düşünüyorum ama ilk önceliğim okul.

TUĞBA ÖZAY’I ÇOK SEVİYORUM

Kimleri örnek alıyorsunuz?

- Disiplini ve iş temposu nedeniyle Tuğba Özay’ı çok seviyorum. "Şu işe gitmem, bu işi yapmam" demiyor gördüğüm kadarıyla ve çoğu işimde Tuğba hanım vardı. İş olarak onu beğeniyorum ama bir zamanlar modellik yapmış ve şu anda ailesiyle çok mutlu ve oyunculuk yapan Arzum Onan’ı da örnek alıyorum aynı zamanda. O şekilde ilerlerim ben de sanırım. Medya mankeni değil iş yapmayı tercih ederim ve öyle anılmak isterim. İkisi arasında çelişki var bende. Oyunculuk ve modellik arasındayım, bakalım Vietnam dönüşü belli olur her şey.

Müzikle aranız nasıl? Gitar çalıyormuşsunuz sanırım?

- Evet klasik gitar çalıyorum 14 yaşımdan beri. Müzik dinlemeyi, gitar çalmayı, dans etmeyi çok seviyorum.

Erkek arkadaşınız var mı?

- Yok, güzel bir kızım ama aşkta şansım yok (gülüyor). Aslında şu anda sadece düşündüğüm iş kariyerim, ayrıca seçiciyim bu konularda da. Seçilmem seçerim.

Aşkta hiç şansım yok
Soyadınız Samsun’un simgesi olan Sülün kuşundan mı geliyor?

- Onu bilmiyorum ama "Sülün gibi kız" denir hani. Belki de onun içindir (gülüyor). Sülün kuşu en iyi öten kuş diye de biliniyor. Bilmem nereden geliyor, dedemler Bulgaristan göçmeni.

Futbol tutkunuyum

Yarışma kıyafetinizi kim dikti?

- Cengiz Abazoğlu’nun hazırladığı bir kostüm, çok beğeniyorum. Kendimi bu kıyafetlerle güzel hissediyorum, normalde spor giyinmeyi tercih ediyorum. Umarım k

/images/100/0x0/55eb5875f018fbb8f8bb470b
ıyafet güzel bir derece alır.

Gelelim futbola... Hangi takımı tutuyorsunuz? Şu anda yapılan Euro 2008’de Türkiye çeyrek finale çıktı, neler söyleyeceksiniz?

- Ben sıkı bir futbol tutkunuyum. Kadın olmama rağmen önemli futbol organizasyonlarını takip etmeye çalışırım. 2002 yılında dünya üçüncüsü olmuştuk, şimdi ise aynı dereceyi ve hatta daha iyisini bekliyorum ülkemden. İnşallah birinci oluruz..

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle