GeriKelebek Aşka borçlarımı ödedim artık aşk bana borçlu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aşka borçlarımı ödedim artık aşk bana borçlu

Aşka borçlarımı ödedim artık aşk bana borçlu
refid:15141816 ilişkili resim dosyası

Deniz Seki bu gece Kuruçeşme Arena’da çıkacak. Konser için haftalardır hazırlanan Seki’nin hayranlarına en büyük sürprizi yeni şarkısı ‘Soyadımı Sen Yaz’. Şarkı konser gecesi dijital platformda da satılmaya başlayacak. Seki, değişimini ve hayatındaki yenilikleri bazen gözleri dolarak, bazen gülerek anlattı: “İçimin yıkanmasını bekledim. Ve şimdi insanın kalbine oturacak, mevsimlik değil ömürlük bir şarkı yaptım”

Yeni şarkınız ‘Soyadımı Sen Yaz’ın hikâyesiyle başlasak...
- Hayata yeniden başlamayı anlatıyor. Duygusu çok derin. Şarkılarda kendime dair şeyler oluyor ama anlam itibariyle derin sözler de yazıyorum. Tasavvuf merakımın da etkisi var.

Yeni şarkıyı hangi döneminizde yazdınız?
- O zor, çaresiz dönemde yazıldı. Bu yüzden insanın içini acıtan sözleri var. Bir taraftan da umut vaat ediyor. Bence o yüzden mevsimlik değil ömürlük bir şarkı oldu.

Sözlerde “Hadi Bakalım Başla Yeniden Aç Sayfayı Beyaz” diyorsunuz. Hayattınızda beyaz bir sayfa açabildiniz mi?
- Evet açıldı. Hayat kaldığı yerden devam ediyor, etmek de zorunda.

Bu sayfayı açarken nasıl bir süreçten geçtiniz?
- Çok sancılı. Ama sonunda yeniden doğdum. Hayata üç boyutlu bakan biri oldum. Daha dingin, daha sakin ve sabırlıyım. Kendi kendime daha çok yakınlaştım. İçime döndüm, sabretmeyi öğrendim. Bilmediğim özelliklerimi keşfettim.

Neler mesela?
- Beş aydır resim yapıyorum. Yirmiye yakın tablom oldu. Onlara ilginç isimler veriyorum. Biri Kadife, diğeri Alkışlar... Örneğin Kadife benim tek başıma kaldığım zamanlarda yarattığım içimdeki bir karakter.

İçinizde bu ‘Kadife’ gibi çok karakter var mı?
- Benim adım Deniz ve deniz rengârenktir. İçimde de bir sürü kadın var. Çocuk, olgun, genç kız...

Son dönemde yaşadığınız zorluklar müziğinize nasıl yansıdı?
- Çok daha melodik şarkılar ortaya çıktı. Hem ticari kaygısı olmayan hem slogan sözlü şarkılar yaptık. Kalabalık ve mekanik aranjmanlari sevmiyorum.

Hayranlarınız eylül de çıkacak albümdeki sözleri de merak ediyor...
- Gerçekten güzel sözler yazdım (gözleri doluyor). Ben zaten yaşadığını yazan sanatçıyım. Tamamen yaşadığım gerçeği anlatan sözlerim var. Başka hayatlara dokundum ve şarkıları yazdım.

Yapılanları unutmaz mısınız?
- Sevdiğin kitapları özel bir rafta tutarsın ya, benim de dostlarım ve hayatımı paylaştığım insanlar için raflarım var. Bu raflardaki yerleri değişse de onları hayatımdan çıkarmıyorum. Bir de küsmeyi sevmiyorum. Ancak çok büyük bir şey yapanların adını anmıyorum.

Öyle biri var mı?
- Hayır. Hak eden hak ettiği yerde.

O zaman affedici bir yapınız var?
- Kimim ki affedeceğim? Arkadaşlarıma mutlaka bir şans daha veririm. İdam edilirken bile “Son arzun ne” derler.

Birden çok şans veriyor musunuz?
- Artık öyle değil tabii. Bu değişimlerde yaş da önemli. 1 Temmuz’da 40’a basıyorum.

40 yaşla neler değişiyor?
- Öncelikle rakamlar (gülüyor). 30’a girdiğimde aynaya bakarak kendi kendime “Sakinim” diye bir şarkı yazdım. Bakalım 40 yaşıma girdiğimde nasıl bir şarkı yazacağım? Beni 30’lu yaşlar konusunda ürkütmüşlerdi ama her yaşın ayrı bir güzelliği varmış. Ayrıca hiç kendimi 40 gibi hissetmiyorum. Bu yüzden de yaşımı göstermiyorum.

Peki dönüp baktığınızda en büyük pişmanlığınız ne?
- Satın alamayacağım tek şey tecrübeymiş. Hayat bana çok güzel tecrübeler sundu. Bu konuda çok zengin hissediyorum kendimi. Bu tecrübelerden o kadar beslendim ki. Bunun adı pişmanlık değil. Çünkü pişmanlık aynı hatayı bir daha yaparsanız olur.

Kendinizde en kızdığını noktanız?
- Çok duygusal olmam. Bu, bir yandan mesleki hazinem bir yandan da defom. Sırtıma ağır sorumluluklar yüklüyor.

İLİŞKİLERİMDE ERKEK GİBİYİM

Yaşadığınız süreçte sizi kıranlar oldu mu?

- Hayır. Meğer ne kadar çok sevenim varmış? Sanki ölmüşüm ve cenazem tıklım tıklım gibi hissettim. Bunu yaşarken görmek beni mutlu etti.

Çok yakın arkadaşlarınızdan kopanlar oldu mu?
- Hayır. Bu konuda şanslıyım. Elmalar ve armutlar birbirine karışmadı.

Aşk hayatınız nasıl?
- Şu sıralar aşkla alakam yok. Tek aşkım müzik. Uzun bir süre de hayatımda aşk olacağını sanmıyorum. Ama bu hep böyle yaşayacağım anlamına gelmiyor. Bir gün beni hak eden, değerimi bilen biri olacak. Şu an gönlüm kapalı. Zaten halim de yok.

Erkeklere güveninizi mi yitirdiz?
- Güvenmiyordum, güvenmeyeceğim de. Kendime güvenim önemli. Erkekleri boşver... (Gülüyor)

Herkes sizi ‘Sevdiğinin sonuna kadar arkasında duruyor’ biliyor ama...
- Öyleyim... İlişkilerimde erkek gibi kadın oluyorum.

Yani artık Deniz Seki’yi tavlamak çok mu zor?
- Benim kalbimimi kazanmak bu saatten sonra gerçekten çok zor. Aşka bütün borçlarımı ödedim, hesabı kapattım. Artık aşk bana borçlu.

KARDEŞLERİNE KIRGIN MI

“Aile hayattaki en önemli şey. En küçüğümüz Serkan’a albüm yapıyoruz. Ortanca kardeşim yönetmen ve sahnemdeki teknik çalışmalardan sorumlu. Olur mu öyle şey, insan kardeşine hiç kırılır mı?”

BU KONSERLE DÖNÜYORUM

Bu geceki konser çok duygusal olacak. Herkesin tüyleri diken diken olacak. Aynı zamanda şarkıların ifade ettikleriyle ilgili koreografiler olacak. Bu konserle müziğe yeniden döndüğümü göstereceğim. Çünkü artık işimle yaşıyorum.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle