Annesini ağlattı

Güncelleme Tarihi:

Annesini ağlattı
Oluşturulma Tarihi: Eylül 18, 2009 00:00

Emel Müftüoğlu’nun kızı Çağrı da annesi gibi müziği seçti ve ilk albümünü geçtiğimiz günlerde çıkardı. Kendi adını taşıyan albümünde alternatif parçalara yer veren Çağrı’nın tek endişesi, annesinin gölgesinden sıyrılamamak: “Emel Müftüoğlu’nun kızı olmaktan gurur duyuyorum. Ancak ben de bir bireyim ve sürekli annemle gündeme gelmek istemiyorum. Bu yüzden soyadımı kullanmıyorum.”

Haberin Devamı

ÇAĞRI MÜFTÜOĞLU FOTOĞRAFLARI  

Çağrı sen sinema-televizyon mezunusun, değil mi?      

- Evet, Bilgi Üniversitesi Sinema-Televizyon Bölümü mezunuyum... Ama ilkokuldan itibaren şan eğitimi aldım.     

Müziği tercih etmende annenin çok etkisi olmalı...  

- Yok, annemden kaynaklı bir şey değil bu. Kendimi bildim bileli şarkı söylemek istiyorum. Tek hayalim buydu. Çocukluğumdan beri şiir yazıyorum. Seviyorum sanatın bu dalıyla ilgilenmeyi. Annem şiir yazdığımı, beste yaptığımı biliyordu. Ama hiç üstüme düşmedi, bu konuda bana destek olmadı. Çünkü ne annem ne de babam bu işi yapmamı istiyordu.

Neden?

- Çünkü benim çok hassas ve kırılgan olduğumu düşünüyorlar. Kaldıramayacağımı zannediyorlar. Babamın zoruyla Bilgi Üniversitesi’ne gittim zaten, aslında konservatuvara girmek istiyordum. Tabii onları da anlıyorum, beni koruma içgüdüsüyle hareket ediyorlardı.

Peki annenin sana hiç destek olmamasına kırılmadın mı?

- Hayır. Annem kendi başıma bir şeyler yapmamı istemiş olabilir. Zaten ben de istemezdim annemin elimden tutup benimle ilgilenmesini...

ANNEM ALBÜMÜMÜ DİNLERKEN AĞLADI

Peki bu işi yapmaya nasıl ikna ettin aileni?


- Ailemin haberi olmadan Sinan Akçıl ve ızel’le beraber çalışmalara başladım. Albümün her şeyiyle kendim ilgilendim. Söz ve bestelerin çoğu bana ait mesela... Neyse, sonunda Sinan Akçıl ile her şeyi hazırlayıp bitirdik ve şarkılarımı annemle babama dinlettim. Dinlediklerinde çok etkilendiler, annem ağladı. Bu kadar istekli olduğumu görünce de bu işi yapmama izin verdiler.

Anne-kız ilişkiniz nasıl?

- Annemle gurur duyuyorum. Çok iyi bir sanatçı, çok iyi bir kadın, çok iyi bir anne... Tek kelimeyle muhteşem biri... O benim her şeyim... Arkadaşım, dostum, sırdaşım, canım... Sadece annem değil. Babam da öyledir.

Bu albümü hazırlarken tıkandığın noktalarda annen devreye girmedi mi hiç?

- Tabii ki girdi. Tıkandığım noktalarda fikrinden, tecrübelerinden faydalandım. Mesela kostüm konusunda o beni yönlendirdi.

Annenin sanatçı olmasının, senin kariyerindeki avantajları ve dezavantajları neler?

- Çok avantajı var. Bir kere yıllardır bu işi yapıyor ve sistemi çok iyi biliyor. Dolayısıyla benim hata yapma şansım çok az. O benim her anlamda hayatımı kolaylaştırıyor. Dezavantaja gelince... Bir albüm yaptım ama hep annemle ilgili sorularla karşılaşacağım. Kendi başıma bir şeyler yapmak istiyorum, bir şekilde hep annemin adı karışıyor. Çocukluğumda da böyleydim. Bir yere girdiğim zaman “Aaa Emel’in kızı Çağrı” dediklerinde rahatsız olurdum. Sonuçta ben de bir bireyim...

DIŞARI ÇIKACAĞIMA EVDE KANAVİÇE İŞLERİM

 Bu kadar uçuk bir kadının nasıl bu kadar sakin, dingin, içe kapanık bir çocuğu olabiliyor, şaşırıyorum...


- Sırf siz değil, annem ve babam da “bizden nasıl böyle bir çocuk çıktı” diye şaşkın! Babam da komik, neşeli, eğlenceli birisidir çünkü. Ancak ben tipik bir ev kızıyım. Hiç evden çıkmam...

Ne yaparsın, bir günün nasıl geçer?

- Gece hayatından nefret ederim. Hep evdeyim. Deli gibi bilgisayar oyunu oynarım. Kitap okurum. Beste yaparım. Elimde olsa bakkala bile gitmem yani. Dışarıyı sevmiyorum.

 Sokaklarla ilgili bir korkun mu var?

- Öyle bir hastalığım yok. Kalabalıktan, bir kafeye gidip saatlerce boş boş oturup dedikodu yapmaktan sıkılırım. Evde olayım da hiç önemli değil. Yapacak hiçbir şey bulamasam bile oturup kaneviçe işliyorum. Yatak örtüsü yapıyorum, tablo yapıyorum. Kolye, bilezik yapıyorum.

Asosyal misin?

- Hiç değilim. ınsanları çok seviyorum. Etrafımda insan olmasına bayılırım. Ama eve gelsinler, dışarı çıkmayalım.

Hiç gece kulübüne, diskoya falan gitmedin mi?

- Gittim ama 15 dakika sonra çıktım.

 Canın dans etmek istediğinde ne yapıyorsun?

- Evde dans ediyorum. Ben altı ay salsa dersi aldım. Ama dediğim gibi her şeyi evimde yapıyorum.

ZAMANINDA ÇOK CANIMI YAKTILAR

Arkadaşların var mı?

- Yok. Benim arkadaşlarım annemle babam. Korkuyorum. Çünkü zamanında çok arkadaş kazığı yedim.

Sevgilin var mı?

- Uzun zamandır yok. Olmasını da istemiyorum.

Neden?

- Canım yandı. Canım yanınca da kaçarım ben. Üzülmek istemiyorum.

Mümkün olsa, geçmişe dönüp hayatından çok şeyi silip atar mıydın?

- Böyle bir gücümün olmasını çok isterdim. Çünkü şimdiki aklım ile 10 yıl önceki aklım arasında uçurumlar var.

Neyse... Çillerini seviyor musun? Annen bir dönem kendi çillerini sildirtmişti, kızdın mı ona?

- Evet, çok kızdım. Ben çok seviyorum çillerimi. Beni ayrıcalıklı kılıyor.

Haberin Devamı

BU PİYASADA FARKLI BİR TAT OLACAĞIM

Haberin Devamı

Alternatif pop tarzında bir albüm hazırlamışsın. Etkilendiğin isimler var mı?

- İçimden nasıl geliyorsa öyle hazırladım şarkılarımı. Ama etkilendiğim isimler var tabii ki. Mesela şebnem Ferah, Manga, Nil Karaibrahimgil...

Şarkı sözlerin de çok güzel. Neler besliyor seni?

- İçimden ne geliyorsa yazıyorum. Aşırı duygusalım. O duygusallığımdan besleniyorum. Zayıf anlarımda güzel şeyler yazıyorum.

 Oturup ağlamaktansa şiir yazıyorum diyorsun yani...

- Yoo, ağlarım da. Ama zayıf anlarımı göstermekten hoşlanmam.

Bu işte hırslı mısın?


- Çok hırslıyım... Annem kadar başarılı olmak istiyorum. Yaptığım işe ve kendime çok inanıyorum. Duruşumla, fiziğimle, şarkılarımla bu piyasada farklı bir tat olacağım

        

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!