GeriKelebek Amerika güzelinde silikon yok
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    7
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Amerika güzelinde silikon yok

Amerika güzelinde silikon yok
refid:22275828 ilişkili resim dosyası

Miss Turkey 2012 ikincisi Çağıl Özge Özkul, geçtiğimiz haftalarda Las Vegas’ta düzenlenen Miss Universe (Kainat Güzeli) yarışmasında ülkemizi temsil etti. İlk 16’ya giren Özkul’la kamp sürecini ve gelecek planlarını konuştuk.

FOTOĞRAFLARLA ÇAĞIL ÖZGE ÖZKUL   

Miss Universe maratonu sona erdi. Miss Turkey’den sonra Miss Universe için bir hazırlık süreciniz oldu mu?      

- Evet, oldu. Miss Universe diğer yarışmalardan farklı. Kamp döneminde bile çok güzel giyinmek, güzel saç ve makyaj yapmak gerekiyor, bunun için bir hazırlık dönemim oldu. Bazı modacılarımızdan kıyafetler ödünç aldım, ayrıca bazı sponsorlar buldum kendime. Bir de psikolojik açıdan bir hazırlık dönemi yaşadım; moral, motivasyon olarak.
  
Neler motive etti sizi?  

- Miss Universe’de yıllardır Türkiye’nin adı geçmiyor. En son Jülide Ateş’in aldığı bir başarı var. Ben de birincilik hayali kurmaktan ziyade, Jülide Ateş gibi ilk 16’ya kalmayı istedim hep. O nedenle ilk 16’ya kalınca çok sevindim. Beni motive eden tek şey buydu.

Hazırlık sürecinde karşılaştığınız zorluklar oldu mu?

- Yarışmanın tarihi ve yeri uzun süre belli olmadı. Bu bekleme süreci de ister istemez motivasyonumu düşürdü. Tarih ve yer belli olduktan sonra hazırlanmam için 1-1,5 ay kadar zamanım vardı. Vize işlemleriyle başladım, ailem, yakın arkadaşlarım ve ajansım sayesinde güzel bir hazırlık dönemi yaşadım.

MISS TURKEY KAMPININ YANINDA BU KAMP KOLAY KALDI

Kamp süreci nasıl geçti?

- Kamp sürecinin çok yoğun geçtiğini hep duyuyordum. Günde en fazla dört-beş saat uyunuyormuş, adaylar bütün gün topuklu ayakkabılarla aktivitelere katılıyorlarmış... Tabii bunları duyunca “Nasıl olacak acaba?” diyordum ama Miss Turkey’de 45 günlük bir kamp sürecimiz vardı ve o kampın yanında bu kamp gerçekten kolay kaldı.

Çok zorlanmadınız yani...

- Sporculuktan geldiğim için, o disiplinli hayata çok alışkınım. Biraz bunun ekmeğini yedim. Çok zorlanmadım, öyle korktuğum gibi olmadı. Ama tabii adaylar dünyanın dört bir yanından geldiği için “Odamda kiminle kalacağım, acaba anlaşabilir miyiz?” gibi endişelerim oldu.

Odanızı hangi ülke güzeliyle paylaştınız?

- Namibya güzeliyle. Onunla kaldığım için çok memnundum.

AMERİKA GÜZELİNDE SİLİKON YOK

O kadar güzel kadının olduğu yerde kıskançlıklar da olmuştur mutlaka. Yaşadığınız ilginç bir olay var mı bununla ilgili?

- Ben de bekliyordum ama hiç öyle bir şey olmadı. Oraya gelen tüm kızlar, ülkelerinde kendini kanıtlamışlar. Muhakkak vardır içlerinden “Bu mu daha güzel, ben mi?” diyen ama bu düşüncesini birbirine yansıtan veya bir gerginlik yaşatan olmadı. Genelde Latinler birbiriyle daha iyi anlaştılar, çünkü hepsi İspanyolca konuşuyor. Ben de biraz İspanyolca bildiğim için onlarla iyi iletişim kurabildim. Şu anda bile hepsiyle konuşuyoruz.

Kamp sürecinde kızların kendi aralarında favori gösterdiği isimler kimlerdi?

- Amerika favorilerden biriydi. Hem yarışma Amerika’da olduğundan hem de gerçekten dolu bir kızdı, iletişimi kuvvetliydi. Benim de ilk 5 ya da ilk 10’a girer dediğim kızlardan biriydi. Güney Afrika güzeli de benim ilk 5’imdeydi ama kalamadı. Avustralya ve Venezuela da favorilerimdi.

Amerika güzelinde estetik var mıydı?

- Sanırım yoktu. Öyle çok dikkat etmedim.

Göğüslerinde silikon vardı sanki...

- Yok yok, kesinlikle yok. Birbirimizi giyinip soyunurken de gördüğümüz için silikonu olmadığını biliyorum.

KİTAP YAZMAK İSTİYORUM

Yarışma öncesinde ne gibi aşamalardan geçtiniz ve bunlara ne kadar hazırlıklıydınız?

- Gitmeden önce 30 soruluk bir test doldurduk hepimiz.

Nasıl bir testti bu?

- Hayat hakkındaki görüşlerimizi sorgulayan bir sürü soru vardı. Cevaplar çok önemliydi, çünkü önceden jüriye gidecekti. Günlerce uğraştık arkadaşımla beraber, o 30 soruyu çok güzel cevapladığımı düşünüyorum.

O sorulardan ya da verdiğin cevaplardan aklında kalan var mı?

- Mesela “Sizce şu anda dünyanın en büyük sorunu nedir ve siz olsanız nasıl çözümlersiniz?” diye bir soru vardı.

Cevabınız neydi?

- Ben hep uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili araştırma yapardım. Benim için hassas bir konu olduğundan, onu yazdım. Çözülememesinin sebebi olarak da başta mafya olmak üzere birçok kişinin bundan rant sağlamasını gösterdim. Testte kariyer planlarımızla ilgili de soru vardı, “10 yıl içinde neler yapmayı planlıyorsunuz?” diye sormuşlardı.

Siz ne yapmak istiyorsunuz?

- Modellik yaptığım için onu en üst noktaya taşımak, top model olmak istiyorum. Bir de spikerlik merakım var, spor spikerliği yapmak istiyorum, özellikle onu söyledim. Çünkü çok ilgiliyim sporun her dalıyla, özellikle de futbolla. Ayrıca kitap yazmak istiyorum. Hatta abimin hayatını yazmak istiyorum. Abime çok düşkünüm, onu da söyledim. 10 yıl sonra kesinlikle bitirmiş olacağım kitabı dedim.

“Uyuşturucu benim için hassas bir konu” dediniz, bunu sizin için hassas kılan nedir?

- Bu konu çok küçük yaştan beri ilgimi çekiyor. Uyuşturucuya değil tabii, konuya ilgi duyuyorum. Hep bunun hakkında araştırmalar yaptım, kitaplar okudum. Herhangi bir türüne başladığınız zaman devamı geliyor ve iş ölüme kadar gidebiliyor. Ama maalesef Türkiye’de şu anda o kadar çok genç kullanıyor ki bunu... Bu konuda farkındalık yaratmak, aileleri bilinçlendirmek gerekiyor.

Peki sizce Türkiye’nin en büyük sorunu ne şu anda?

- Kürt sorunu ve bundan kaynaklanan olaylar, verdiğimiz şehitler... Ama bunu benim gibi insanların çözümleyebileceğini düşünmüyorum, çok daha siyasi bir olay.
MISS TURKEY’DE DİYET PROGRAMI MISS UNIVERSE’TE AÇIK BÜFE VARDI

Yarışmaya dönelim, kampta bir gününüz nasıl geçiyordu, ne gibi aktiviteler yapıyordunuz?

- Sabah çok erken kalkıp kahvaltıyla güne başlıyorduk. Biz kahvaltıdayken kimse olmuyordu otelde, daha doğrusu oteldekiler hâlâ casino’da oluyordu.

Size oynattılar mı, denediniz mi oyunları?

- Yok, kesinlikle yasaktı. İçki de öyle. Kuralları olan bir kamptı. Yanımızda hep korumalarımız vardı.

Kahvaltıda neler vardı?

- Miss Turkey’de kesinlikle açık büfe yoktu, belli bir diyet programı uygulandı. Açıkçası bundan memnun değildim, çünkü ben hayatımda hiçbir şekilde rejim yapmadım, hep spor yaptım ve istediğimi yedim. Miss Universe’te ise kahvaltı tamamen açık büfeydi ve birçok dünya mutfağından yemekler vardı.

Tuzak mıydı yoksa bu, kilo alan oldu mu kamp sürecinde

- Hiç alakası yok. Sanırım şöyle düşünüyorlar; oraya gelen her kız fiziğini nasıl koruması gerektiğini bilir. Bilmiyorsa zaten nasıl kainat güzeli olabilir?

VENEZUELA’DA DEVLET ESTETİK İÇİN KREDİ VERİYOR

Sizce Türkiye neden o kadar uzun süre ilk 16’ya giremedi ve siz nasıl oldu da girdiniz?

- Bu yarışmalarda Latin ülkelerinin dominantlığı var. Sahnede yürüdü mü kendini belli eden, şen şakrak, saçını savura savura gezen, hep gülen, çok iyi iletişim kuran, kahkahalar atan kızlar. Bir de bazı ülkeler bizden çok daha fazla önem veriyor bu yarışmaya. Venezuela mesela, neden bu kadar başarılı? Çünkü devlet desteği var yarışmacının arkasında. Estetik için bile devlet kredi veriyor.

“BEN DAHA GÜZELİM” DEMEK KOLAY

Herhangi bir eleştiri aldınız mı yarışma sürecinde?

- Güzellik, kendine güvenmekle ve ışık sahibi olmakla alakalı. Orada podyuma çıkıp bikiniyle yürümek bile bir medeni cesarettir. “Ben ondan daha güzelim” demek çok kolay ama bu tarz bir yarışmaya başvuru yapmak bile cesaret ister.

LÜBNAN GÜZELİ KIVANÇ’I SORDU

Diğer yarışmacı kızlar Türkiye hakkında neler biliyordu, neler sordular size?

- En sık karşılaştığımız soru, Arap dünyasında yayınlanan dizilerimizle ilgiliydi. Lübnan güzeli, “Aşk-ı Memnu”yu ve Kıvanç Tatlıtuğ’u sordu.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle