GeriKelebek 8 bin metrede bırak fotoğraf çekmeyi eldiveni çıkarmak bile çok zor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

8 bin metrede bırak fotoğraf çekmeyi eldiveni çıkarmak bile çok zor

8 bin metrede bırak fotoğraf çekmeyi eldiveni çıkarmak bile çok zor
refid:19987047 ilişkili resim dosyası

Tunç Fındık Türkiye’nin tek profesyonel dağcısı. Yedinci kitabı ‘İrtifa 8000- Yüksek Macera’da, 20 yıllık kariyerinde çektiği en güzel kareler eşliğinde dünyanın en yüksek zirvelerine tırmanışının hikâyesini anlatıyor.

Tunç Fındık (39) Türkiye’nin tek uluslararası profesyonel dağcısı, yani dağcılığı kendine iş olarak seçmiş bir isim... Bıkmadan, usanmadan tırmanışlarına devam ediyor. Her yıl Türkiye’de, Avrupa’da ve Tibet bölgesinde onlarca tırmanış yapıyor. Dünyanın en yüksek noktası 8 bin 850 metrelik Everest’in zirvesine ulaşmış
15 Türk dağcıdan biri olan Fındık 20 yıllık kariyeri boyunca tırmanış güncesi tutmaktan ve bol bol da fotoğraf çekmekten hiç vazgeçmedi. Dağcılıkla
yazı ve fotoğraf hep paralel gitti
kariyerinde.
Son olarak 20 yıllık dağcılık kariyerini bir kitapta topladı Fındık. Tırmanış notlarının yanına da çektiği fotoğrafların en iyilerini de yerleştirince ortaya ‘İrtifa 8000 - Yüksek Macera’ kitabı çıktı. “Daha önce kimi rehber kimi anlatı niteliğinde altı kitap yazmış, beş de çeviri
yapmıştım. Artık daha kapsamlı
bir eserin vakti gelmişti. Beş yıl
önce bu kitabı yazamazdım. Bu dönemde yaptığım tırmanışların katkısıyla oluşturabildim kitabı” diyor.

/images/100/0x0/55eb1bc7f018fbb8f8ab9e3a

100 POZDAN BİRİNİ BEĞENDİM

Fındık, 1996’dan 2011’e tümü Tibet bölgesinde 6900-8850 metre yükseklikteki zirvelerin tırmanış öyküsünü basit bir dille anlatıyor. Ama asıl ilginç nokta bu tırmanışlarında hepsinde yüzlerce kare fotoğraf çekmiş olması. Kitap için yaklaşık 60 bin karelik diyapozitif ve 50 bin karelik dijital fotoğraf arşivini taramış. Bu süreçte teknolojinin gelişimine da tanıklık etmiş: “20 yıl önce elimde bir Zenith’le giderdim tırmanışa. Açı yetmezdi, film kötüydü, makine arızalanırdı. Bir türlü arzuladığım pozu çekemezdim. Mesela 2001’deki Everest tırmanışında makinenin diyaframı bozuldu, çaresiz kaldım. Sonra dijital makineler çıktı, üstelik de teknolojileri hızla gelişti. Buna paralel şekilde ben de değiştim tabii. İlk dönemkilerle bugün çektiğim fotoğraflar arasında belki ruh olarak bir fark yok ama daha sanatsal bir bakış eklediğimi söyleyebilirim.”
5 bin metrenin üzerindeki yüksek irtifada fotoğraf çekmekse ona göre başlı başına zor bir uğraş. Birçok dağcının yanında makine bile taşımadığı irtifada Tunç Fındık tırmanışın her anını görsel olarak da belgelemiş: “Bu kadar yüksekte fotoğraf çekmek çok özverili bir iş hakikaten. Bir kare çekmek için çıkardığım iki kat eldiveni yeniden giymek bile beş dakika sürüyor. Herkes bunu göze alamaz. 9 bin metrenin eşiğinde istediğin pozu yakalamak hiç de kolay değil. Oksijenin azlığında beynin bile düzgün çalışmaz. Bu sebeple her çektiğim 100 pozdan ancak birkaçını beğenirim.”

KOL MESAFESİNDEN ÇEKİYORUM

20 yılda 700 civarında zirveye çıktım. Bu tırmanışlarda hep fotoğraf çektim. Kendimi nasıl çektim diye sorarsanız... Ya kol mesafesinden ben çektim ya da en yakınımdaki kişiye verdim makineyi. Tabii başkası çekince istediğim fotoğraf çıkmayabiliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle