+ 59 beygir

Güncelleme Tarihi:

+ 59 beygir
Oluşturulma Tarihi: Haziran 02, 2009 20:07

Neredeyse 4 yıldır 12 beygirlik, 125 cc’lik bir motosiklet kullanırken, 71 beygirlik bir BMW F 650 GS’e hükmetmek, hatırı sayılır dozda adrenalin demek. Kırmızı BMW F 650 GS ile, BMW’nin Bridgestone ana sponsorluğunda bu yıl ikincisini düzenlediği Motorrad Long Weekend’in ikinci günü tanıştırıldık.

İlk gün sadece uzaktan bakıştık. Çünkü programda, ’Do it Adventure Park ’ta, şehirliler için hazırlanmış duvar tırmanışlı, ip geçişli bir macera günü vardı.RENGİ DEĞİL SELESİ ETKİLEDİHayır, rengi için değil, boyuma uygun 79 santimlik alçak selesi yüzünden onu tercih ettim. Belek’te, otelin bahçesinde benim motosikletten, 85 kilo daha ağır olan F 650 GS’yi, sola eğimli bir yolda, balık sırtı parkedildiği noktadan çekip çıkartırken, ilk tanışmanın sorunlu olacağını düşündüm ama yanılmışım. Birinci vitese takıp, gaza dokunduğum anda tüm sorunlar bitti. F 650 GS yola çıkınca sanki kanat taktı. Hafif bir vücut hareketiyle, otelin önündeki virajdan süzülüp gitti. Vitesler tıkır tıkır geçti. Ayağımın ve elimin altındaki ABS destekli, duyarlı ama yumuşak frenler güven verdi. Benim gibi motorunun kadranında 90 kilometreyi arada sırada gören biri için kalkışın ilk dakikalarında, sorunsuzca 110 kilometre hıza ulaşmak heyecan vericiydi. F 650 GS’i, düz bir hat üzerinde gitmesi için zorlamaya hiç gerek kalmadı. O işi neredeyse tek başına halletti. Benim motor alınacak ama onu düz hatta tutmak için birazdan fazla çaba harcamak gerekiyor.YUMUŞAK BAŞLI CANAVAR798 cc’lik F 650 GS iyi huylu bir motosiklet. Gaz kolunun ilk tepkileri, ilk kez tanıştığı bir sürücüyü bile ürkütmeyecek kadar yumuşak. Tabii yüksek devirler için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Yokuşta yaptığınız sollamalar sırasındaki ataklığı, "Dikkatli ol" sinyali veriyor sürücüye. Sinyal demişken, motosikletin sinyal düğmelerini çok sevdim. Sol elde sol sinyal, sağ elde sağ. Bir de kapatmaya gerek yok. Otomobildeki gibi, siz dönüşü tamamladıktan sonra o kendiliğinden kapanıyor.Motocroscu, enduro sürüş eğitmeni Ümit Salkım’ın liderliğinde grup, antalya trafiğinden sıyrılıp, önce Isparta yoluna, ardından da Ekşili, Camili ve Killik köyleri üzerinden Kocain Mağarası’na ulaşmak için, mıcırlı, tozlu topraklı köy yollarına girdi. Hız düştü ama dikkat arttı. F 650 GS, yumuşak süspansiyonlarıyla asfaltta sağladığı konforu sürdürmeye devam etti. Sert süspansiyonlu bir yol motorunun her ufak çukurda yaptığı şamatadan eser yoktu. Evet çok dikkatli kullandım ama onca tozlu topraklı yolda, arka tekerlek bir kez patinaja düşmedi, kontrolden çıkmadı, öne geçme eğilimi göstermedi. Enduro farkı, bozuk yolda virajlarda da, kendini gösterdi. Motor yattığı gibi düzeldi. MOTOSİKLETTEN OTOBÜSE75 metreye yaklaşan tavanı, 600 metre derinliğiyle benzerleri arasında bir dev olan Kocain mağarasına giden yol geldiğimiz yolu rahmetle aratacak kadar kötü olduğu için Killik Köyü’nde motorlarımızı bırakıp otobüse bindik. 360 derece dönen, kırık taşlardan oluşan yokuşu, grup lideri Ümi Salkım’ın "Tamam" dediği 5 kişi BMW 1200 GS’lerle aştı. Mağaraya girmeden önce aynı yolu, çinli bir scooterla aşmayı başaran, oraların yerlisine içten içe fena bozulduk. Kocain Mağarasından sonra Kınık’daki Karacaören Barajı’na, yarısı light off road, yarısı asfalt bir yoldan ulaştık. Asfalt virajlarında yatıp kalkarken, temkini elden bırakmayıp, 110-120 kilometreli hız sınırını aşmadan altımdaki kırmızı canavarla biraz daha yakınlaştık. Tek sorun duruş kalkışlarda, o da benim hala 85 kiloluk fazladan ağırlığa alışamamdan kaynaklandı. Bir de debriyajın benim motora göre çok fazla yukarıda kavramasından. Sonrası muhteşemdi.KÜÇÜK CAMIN BÜYÜK BAŞARISIKınık dönüşü son 70 kilometrelik yol, rüzgar altında geçti. Motosikletin 20 satimi bile bulmayan sürüş camı, hiç ummadığım halde görevini başarıyla yaptı. Benim motosikletimde, rüzgarlı havada 70-80 kilometrelerde, yaşadığım göğsümdeki patlamalar, çok daha yüksek hızlarda eser yoktu. Kamyon sollamalarında türbülanslardan yaprak gibi titremedim. Yan rüzgarlarla şerit değiştirmedim.Belek’e yaklaşırken sol elimdeki ve kalçamdaki uyuşma, çift silindirli motorsikletteki belli belirsiz titremişin habercisiydi. Ama 200 kilometrelik sürüşün keyfine kaçıcak cinsten değildi.Krize rağmen Motorrad Long Weekend’in bu yıl ikincisini düzenlemeyi başaran BMW Motosiklet Marka Müdürü Simay Alsan, o gece gelecek yılı planlamaya başlamıştı. Hangi bayram tatili hangi hafta sonuna geliyor. Acaba 2010’da, motosikletlerle daha kısa yoldan gidilebilecek, daha uzun sürecek bir kaçamak düzenlemek mümkün olur mu hesapları içindeydi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!