GeriKelebek '25-44 yaş grubu da aşılanmalı'
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'25-44 yaş grubu da aşılanmalı'

'25-44 yaş grubu da aşılanmalı'
refid:13046356 ilişkili resim dosyası

H1N1 virüsü nedeniyle hastaneye yatanlar ve ölenler arasında 25-49 yaş grubunun önemli bir yer tuttuğunu belirtildi.

Pandemi Bilim Kurulu üyesi Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim görevlisi Prof. Dr. Levent Akın, “Eldeki epidemolojik verilere göre, 25-49 yaş grubuna aşı yapılması, bu yaş grubunda hastalık görülme sıklığını azaltabilecek ve buna bağlı olarak ölüm sayılarını da azaltacaktır” dedi.

ÖLÜMLERİN YÜZDE 42’Sİ 25-44 YAŞ GRUBUNDAN

Prof. Dr. Akın, ANKA’ya yaptığı açıklamada, H1N1 virüsünden meydana gelen tüm ölümlerin yüzde 42’sinin 25-44 yaş grubundan olduğuna dikkat çekerek, “Bu yaş grubunda ölenlerin yüzde 50’sinin kronik hastalığı bulunmamaktadır. Bu nedenle bu yaş grubunun korunması ayrı bir önem taşımaktadır” diye konuştu.

Prof. Dr. Akın, tüm yaş gruplarında kronik hastalara aşılamanın sürdüğünü dile getirerek, ölüm sayılarının 25-44 aralığında fazla olmasının, bu yaş grubundaki sağlıklı kişilerde de hastaneye yatma ve ölümle karşılaşma olasılıklarının artabileceğini belirtti. Prof. Dr. Akın, “Sağlık Bakanlığı aşıyı 25 yaş altına yapma kararı alarak, 25 yaş altındaki ölümleri azaltmayı hedefledi. Çünkü 25 yaş altına aşı yapılması, toplumda hastalığın yayılma hızını azaltacak ve özellikle 5 yaş altı ölümler için koruyucu olacaktı. Diğer yandan da hastalık azaldığı için ölümler de azalacaktı. Şu anda hastaneye yatanlar ve ölenler arasında 25-44 yaş aralığının önemli bir yer tuttuğu dikkati çekmektedir. Hastalık konusunda 65 yaş üstü yaş grubundan, daha fazla hastaneye yatma ve ölüm riski taşıyan bu grupların aşılanması daha da önem kazanmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

AŞILAMA YAPILAN YAŞ GRUPLARINDA REVİZYON DÜŞÜNÜLEBİLİR

Prof. Dr. Akın, 25-49 yaş grubuna yapılacak aşılar vasıtasıyla toplumsal bağışıklık yüzdesinde önemli artışlar sağlanabileceğini de ifade ederek, “Dünya Sağlık Örgütü’nün Aşı Danışma Kurulu (SAGE) önerileri doğrultusunda Sağlık Bakanlığı’nın aşılama gruplarında böyle bir revizyon yapmasının yarar sağlayacağı düşünülüyor” dedi.

Prof. Dr. Akın, gözlenen aşılama oranlarıyla temin edilen aşı sayısının bu grupların aşılanmasına yeterli olacağını da belirterek, yıl sonuna kadar yaklaşık 20 milyon doz aşının geleceğini söyledi. Prof. Dr. Akın, toplumun yüzde 25’inin aşılanması halinde, Türkiye’nin pandemik influenza salgınıyla ilgili toplumda önemil rahatlamalara ulaşılabileceğinin de altını çizdi. Prof. Dr. Akın, hastalığın yayılmasına bağlı ortaya çıkan tedirginliğin de böylelikle indirilebileceğini dile getirdi.

SİGARA H1N1 KAYNAKLI ÖLÜM RİSKİNİ ARTIRABİLİR

Prof. Dr. Akın, sigara kullanımının solunum sisteminde çok önemli görev üstlenen soluk borusunu kaplayan titrek tüyleri felç ederek, bunların görevlerini yapmasını engellediğini belirterek, “Ayrıca sigara akciğerlerdeki karbonmonoksit miktarını artırarak bağışıklık sisteminin yeterli yanıt vermesini engeller. H1N1 enfeksiyonlarının yol açtığı zatürreler vakanın durumunu ağırlaştırmakta, zaman zaman ölüme yol açabilmektedir. Sigara içenlerde grip aşıları ve zatürre (pnömoni) aşıları yapılmalıdır” uyarısında bulundu.

"BİZDE KANADA’DA BULUNAN ÜRETİM SERİSİNDEKİ AŞILAR YOK”

Prof. Dr. Akın, Kanada’da bir üretim serisine bağlı aşılarda alerjik reaksiyonların görülmesi üzerine Kanada hükümetinin tehlikeli durumlarla karşılaşmayı önlemek amacıyla tedbir olarak sadece o serideki aşıları toplattığını söyledi. Prof. Dr. Akın, Türkiye’de o seriye ait aşı bulunmadığını belirtti. Prof. Dr. Akın, ayrıca Türkiye’de aşılara ait yan etkilerin olmadığını söyleyerek, “Takip ediyoruz ve gözlenen yan etkiler beklenen yan etki sayısının çok altında görülmektedir. Aşılar Türkiye’de uygulamaya girmeden evvel güvenilirlikleri laboratuarca kontrol edilmektedir” dedi.




Yorumları Göster
Yorumları Gizle