10 ünlü baba babalar günü için çocuklarından ne istedi?

Güncelleme Tarihi:

10 ünlü baba babalar günü için çocuklarından ne istedi
Oluşturulma Tarihi: Haziran 15, 2007 00:00

Her yaştan çocukları olan babalardan mutlu bir Babalar Günü tarifi istedik, hayatta onları çocuklarıyla ilgili ne mutlu eder, gelecekle ilgili temennileri nedir, sorduk. Kimisi kızlarının yazdığı bir şiiri duygulanarak okudu, kimisi çocuğunun Seven filmine benzer zekice ve heyecan dolu bir senaryo yazdığını hayal etti, kimisi de bir kocaman kucaklamaya tav oldu.

MUSTAFA ERDOĞAN / Oğlu Atlas (5 aylık)

Oğlum bana içini açarsa,

bir öykü, bir şiir, bir mektup yazarsa
/images/100/0x0/55eb0845f018fbb8f8a69961


işte o zaman çok mutlu olurum

Anadolu Ateşi Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan’ın baba olarak geçireceği ilk babalar günü bu. Oğlu Atlas’ı hastanede ilk kez kucağına aldığı andan beri üzerinde çok farklı bir sorumluluk duygusu hissediyor. "Baba olmak ancak yaşanınca algılanabilir bir durum. Yeryüzünün bu en güzel varlığına sahip olmak, onunla daha ilk andan beri iletişim kurmak beni çok heyecanlandırıyor" diyor.

"Ancak" diye sürdürüyor sözlerini: "En özel an, Atlas’ı babamın kucağına verdiğim andı. İşte orada babalık olgusu tüm canlılığıyla hissettirdi kendini. Babamın gözlerindeki bu yeni ışık benim de farkında olmamı sağlıyor. Şimdi hem babamı çok iyi anlıyorum hem babalığımı... İlk babalar gününde artık benim de özel anlarım, özel beklentilerim ve yeni dostumla paylaşacaklarım var. O büyüdükçe daha iyi arkadaş olacağız, biz de büyüyecek ve olgunlaşacağız.. Baş başa kutlayacağımız babalar günümüz de gelecek.."

Erdoğan, oğlu ona ne verirse kendini çok mutlu hissedecek? "Bana bir dostuyla konuşur gibi içini açarsa, bir sırrını paylaşırsa mutlu olurum. Bir de babasına bir şey yazarsa, bir öykü, belki bir şiir, belki de bir mektup, işte o zaman çok çok mutlu olurum."

Tabii bir de temennileri var oğlu Atlas için: "Onun bizim ona vereceğimiz olanaklar ve hayat anahtarı ile kendi yolunu çizip tüm bunları aşacak dosdoğru bir rotada yürümesini temenni ederim. Bir gün karşıma geçip şu kararları aldım demesini isterim bir de. Şair babanın dediği gibi ’ben babamdan ileri, doğacak çocuğumdan geriyim’ diyebilmesini..."

UĞUR DÜNDAR /Oğulları Bora (7), Bartu (5), kızı Damla (5)
/images/100/0x0/55eb0845f018fbb8f8a69963

Dünyanın en iyi babası sensin

Gazeteci Uğur Dündar’ın Bora adlı yedi yaşında bir oğlu ve 5 yaşında Damla ve Bartu adlı ikizleri var. Dündar, geç baba olmasıyla ilgili "Doğru, baba olmakta belki biraz geç kaldım. Ama genç yaşta çocuk sahibi olsaydım, bugünkü kadar yoğun bir ilgi gösteremezdim. Şimdi kendi mutluluğumdan çok, çocuklarımın sevinci ve mutluluğuyla mutlu oluyorum" diyor ve hayata bakışını Dostoyevski’nin bir sözüyle anlatıyor: "Çocuklar en büyük saadettir." Bu babalar günü için beklentisi çocuklarının yaşlarıyla doğru orantılı olarak basit, esprili ve içten: "O sabah uyandıklarında koşarak yanıma gelsinler, boynuma sarılıp ’Sen dünyanın en iyi babasısın’ desinler. Başka hiçbir şey istemem. Bense hayatımın sonuna kadar onların insanlığa yararlı, iyi eğitim almış, sorumlu bireyler olmaları için uğraşacağım. Hayatın güzelliklerini yaşayıp, tehlikelerinden korunmaları için elimden geleni yapacağım."

KEREM GÖRSEV /Kızı Nisan (7)
/images/100/0x0/55eb0845f018fbb8f8a69965

Sanat ve spor onu mutlu biri yapsın


Türkiye’nin en önemli caz piyanistlerinden Kerem Görsev kızına aşık babalardan...7 yaşındaki Nisan’a bugüne kadar albümler ithaf etti, onu düşünerek şarkılar yaptı. Sevginin ve varolmanın anlamı Kerem Görsev için Nisan’la değişti. Onunla ilgili en büyük isteği ise kendi ayakları üstünde sağlam bir şekilde durması. "Nisan’ı hiç bir zaman bir yarış atı gibi görmedim. Aman bir dil daha öğrensin, şunu yapsın, bunu çalsın demedim. Ama o kendisi çok yönlü bir çocuk oldu. Piyano çalıyor, yüzmeye gidiyor. Bunlar beni çok mutlu ediyor. Gelecekte de ülkesini her yerde temsil edebilecek seviyede entelektüel birikiminin olmasını, sanatın ve sporun onu mutlu ve huzurlu bir insan yapmasını dilerim."

İZZET ÖZ / Kızı Mısra (8), oğlu Can (8)
/images/100/0x0/55eb0845f018fbb8f8a69967

O gülen gözleriyle bana bakmaları yeter

Popüler müzik kültürünün Türkiye’de gelişmesinde en büyük pay İzzet Öz’ündür. Dünyanın en efsane müzik gruplarıyla ilgili anlattıklarından, yüzlerce radyo programından, kucak dolusu ödülünden daha önemli bir heyecan ve sevgi var onun hayatında. Büyükada’ya bir arkadaşına yaptığı ziyaret sırasında tanıştığı ve aşık olduğu Hanzat Hanım’la 1999’da ikizleri olur. İzzet Can ve Mısra için "Sayelerinde bambaşka bir hayat tanıdım" der. Babalar gününde sadece o gülen gözleriyle bakmaları ona yeter. "Ben elbette diğer bütün babalar gibi onların iyi bir eğitim almasını ve başarılı olmasını da istiyorum. Ama öncelik mutlulukta. Çünkü mutlu olurlarsa diğer bütün güzel şeyler o mutluluğun peşinden gider, onları bulur. Hayata geniş bir perspektiften baksınlar, dünya vatandaşı olsunlar. Mutluluğu ancak böyle yakalayabilirler.

AHMET ÜMİT /Kızı Gül (26)

Seven gibi bir filmin senaryosunu yazsın
/images/100/0x0/55eb0845f018fbb8f8a69969


Yazar Ahmet Ümit’in hatırladığı en güzel Babalar Günü hediyesi üstünde Che Guevara’nın portresi olan bir tişört. Kızı Gül’ün 8 yaşındayken, herhangi bir tişört değil de Che’li bir tişört alması onu çok şaşırtmış, "Benim ideallerimi ve hayattaki görüşlerimi bu kadar erken yaşta anlayabilmiş!" diye düşünmüş. Bugün 26 yaşına gelen kızı Gül’ün hayattaki en büyük isteği sinemacı olmak, muhteşem bir senaryo yazmak. Ahmet Ümit kızından artık bir Che tişörtünden fazlasını bekliyor: "Aslında kocaman bir öpücük de yeter ama benim bir hayalim var. Öyle bir senaryosu yazsın ki ben o filmi izlediğimdealtüst olayım. Hem ağlayayım, hem güleyim. Altüst olayım, bu ne acayip bir filmdir diyeyim. Mesela Seven gibi bir filmin senaryosunu yazmış olmasını dilerim. Bu bana verebileceği en güzel hediyedir."

MUSTAFA DENİZLİ / Kızları Selin (28), Lal (15)

Bana yazdıkları şiirde şöyle diyorlardı
/images/100/0x0/55eb0845f018fbb8f8a6996b


Bizler kızların, sen bizim ışıkımızsın

Teknik direktör Mustafa Denizli’nin küçük kızı Lal Fransız okulu Papyon’a gidiyor. Büyük kızı Selin ise üniversiteyi bitirdi, hatta kendi işini kurdu. Denizli kızlarıyla ilgili onu mutlu eden şeyleri şöyle anlatıyor:"Selin üniversitedeki bölümünü bitirip, uluslararası bir çevirmen olduğu gün çok mutlu olmuştum. Kendi işini kurmuş olması da çok sevindirici. Lal’in dersleri de iyi gidiyor. Bunların dışında çok düşünceli ve zarif kızlarım olduğunu düşünüyorum. Bana böyle özel günlerde şiir yazarlar, çok duygulanırım. En son yazdıkları şiir şöyle diyordu: ’Hep düşünürsün derin derin, Ağlarsın için için. Boş ver, her şey 3 günlük dünya. Bizleriz hayatta tutunduğun dal. Baba gülüm ben Lal, baba gülüm ben Selin. Bizler kızların, sen bizim ışıkımızsın.’ Bu şiiri hep yanımda taşır, okur, güç alırım. Bana ışık demelerinin sebebi de göbek adımın Işık olması."

CAN GÜRZAP / Kızları Ayşe (32) ve Elif (28)

İş ile sosyal hayatın dengesini bulsunlar

Tiyatrocu Can Gürzap’ın 32 yaşında Ayşe ve 28 yaşında Elif adlı iki kızı var. (Fotoğrafta Elif ile birlikte.) Ayşe, ABD’de reklam, TV ve sinema filmleri yapan bir prodüksiyon şirketinde çalışıyor. Elif ise Gürzap ailesinin etkileyici konuşma ve spikerlik eğitimi veren kurumu Dialog’un yöneticiliğini yapıyor. Gürzap artık yetişkin olmuş iki kızından özel bir hediye beklemiyor: "Her baba çocuğunun başarılı ve mutlu olmasını ister. Ödüllendirilmesinden gurur duyar. Ama ben Ayşe ve Elif’e hep tek yönlü bir hayat sürmemelerini öğütledim. Kültürle donanmış bir sosyal hayat olmaksızın, meslek hayatındaki başarı hiçbir şeye benzemez. Kuru kuru çok iyi matematikçi ya da mühendis olmuşsun, dünyanın en büyük ödüllerini almışsın bir anlamı yok. Kızlarıma bunu aşılamış olmayı isterim. Bu dengeyi hayatlarında kurmuş olduklarında görmeyi isterim."

CEM DAVRAN / Oğulları Can (15), Ali (10)

Müzisyen olmalarını isterim
/images/100/0x0/55eb0846f018fbb8f8a6996d

bu benim hoşuma gider

Oyuncu Cem Davran’ın büyük oğlu Can 15, küçük oğlu Ali 10 yaşında. Davran, OKS’ye hazırlanan Can’ın elbette iyi bir liseye girmesini ve Ali’nin okulda iyi notlar almasını istiyor ama bu aslında o kadar da önemli değil: "Can, Allahın her günü kursa giden, deliler gibi çalışmaya zorlanan bir çocuk olmadı. Aman Robert’e girsin de ne olursa olsun diye bir hayalim de yok. Çocuklarıma baskılar kuran bir baba değilim, bu tür hırslarım ve heyecanlarım yok. Böyle baskılar altında yetişen çocuklara bakıyorum, sosyal hayatları zaaflarla dolu. Can ve Ali için geleceğe dair bir temennim olsa müzisyen olmaları isterdim. Elbette yine tercih onlara ait ama bu benim hoşuma giderdi."

AZİZ SARIYER / Oğlu Derin (34)

İçindekileri bana anlatsın, ertelemesin
/images/100/0x0/55eb0846f018fbb8f8a6996f


Ünlü tasarımcı Aziz Sarıyer aynı zamanda meslektaşı olan oğlu Derin Sarıyer’den bu Babalar Günü’nde ilişkilerinin geleceğine dair bir söz istiyor: "Benim babam 78 yaşına geldi. İçimden uzun zamandır ona sarılmak, ağlamak istiyorum. Ama ona karşı hissettiklerimi, gizlediğim duygularımı bir türlü açığa vuramıyorum. Kaç yıldır bu böyle... Acaba bu bahar mı konuşsam, bir araba alsam, anahtarını verirken mi söylesem diye, diye erteliyorum. Korkarım bu sarılma ve ağlama işini mezarı başında yapmak zorunda kalacağım. Bunu kendi oğlum Derin’le yaşamak istemiyorum. Bu Babalar Günü’nde ve her zaman bana söylemek istediklerini söylesin, içinde hiçbir şey kalmasın. Bir de hayatla idealleri uğruna verdiği mücadeleyi kazansın, kendini bu evrende lüzumlu bir yaratık olarak hissetsin ve sevsin isterim."

RIDVAN DİLMEN Bana armağan İngilizce öğrensinler
/images/100/0x0/55eb0846f018fbb8f8a69971

bir de saygıda kusur etmesinler

Eski futbolcu ve antrenör Rıdvan Dilmen ilk çocuğunun doğum haberini sahada alır. 1989 yılının 14 Temmuz günü antrenman yaparken, tesisin müdürü, "Eşin doğum yapmak üzere" haberini getirir. O gün antrenmanda eşleştiği arkadaşı Erdi, içine doğmuş gibi, "Git oğlunu kucakla" der. Oğlum olursa senin adını koyacağım, diyerek Muğla’ya gider. Bir oğlu olur, adını Erdi koyar. 2000’de ise ikinci evliliğinden Eda adında bir kızı. Dilmen’in Babalar Günü isteği şu : "Sağlıklı olmaları benim için çok önemli. Hiçbir hediye almalarını istemem. İngilizceleri iyi olsun yeter. Bana verebilecekleri en büyük hediye İngilizce öğrenmeleri. Ben uluslararası düzeyde bir oyuncuydum aynı düzeyden antrenörlük yapabilirdim ama İngilizcemin olmaması büyük eksiklikti. Onların böyle bir şey yaşamasını istemiyorum. Bir de tabii bana karşı her zaman saygılı olsunlar."
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!