GeriFutbol İnanılmaz aşk üçgeni
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İnanılmaz aşk üçgeni

Tarih, 26 Temmuz 2009 Pazar, yer Edremit Zeytinli...

Güzel belde Zeytinli’de Miss Imagine The Beauty Of Turkey  (Türkiye'nin Hayalindeki  Güzel) yarışması yapılıyor.
Türkiye, “Yeni Afrodit”ini arıyor bu yarışmayla… Yarışmanın Jüri üyeleri arasında ben de varım.
20 finalist arasından Başak Bilginer, Miss Imagine The Beauty Of Turkey  seçilirken, çıtı-pıtı, bakınca “yürek yakan” Kübra Aslan da 2. Kraliçe olarak Taç takıyor. Sevinç Meşe de 3. kraliçe olarak kürsüye çıkmayı başarıyor…
Kraliçe seçilen Kübra Aslan, hayat dolu, eğlenmeyi seven biri olarak dikkatleri çekiyor. Yarışma sonrası verilen “After Parti” de bile gözler 2. Kraliçe Kübra’nın üzerindedir!
Bu yarışmaya katılıp “hayal kırıklığı” yaşayan güzel finalist Ayfer Çakır da şansına küsüp, olup bitenleri ve eğlenen güzelleri bir köşeden izlemektedir.
O yarışmanın finalistlerinde biri olan Ayfer Çakır, 2. Kraliçe seçilen Kübra Aslan kadar "şanslı" olmasa da, "aşktan yana" şanslı olduğunu, dizleri aratmayan olayların tanığı olarak gösterecekti.

AŞKLARI BÖYLE BAŞLADI…

Kübra Aslan ile Ayfer Çakır,  birbirine yakın odalarda kalıyor. Kampın son gününde “yasakları delip” ünlü bir futbolcu ile internetten üzerinden chat’leşler…
Çünkü kampta telefonları dahi yok…
İnternetten konuştukları isim, finalistlerden Ayfer Çakır’ın daha önceden tanıdığı Fenerbahçeli Selçuk Şahin’dir…
Yarışmanın bitiminde, Edremit’ten kendilerini almaları için “söz kesip” randevulaşırlar.
Malum,  futbolcuların tatil sezonudur… Bir ordalar, bir burada…
Selçuk Şahin, güzelleri almak için tek gelmez Edremit’e, yanında takım arkadaşı Önder Turacı da vardır…
Tanışmalar, hoş-beşlerden sonra İstanbul’un yolunu tutarlar “yeni aşklara yelken açmak” için…
Ayfer Çakır, “O günden sonra, Önder ile Kübra arkadaş oldular. Sonra da sevgili olarak çıkmaya başladılar. Bizim de Selçuk ile daha önce başlayan ilişkimiz sorunsuz olarak devam etti” diyor…

Bir süre sonra Belçika’ya, ailesinin yanına giden Önder Turacı, bir ay boyunca sevgilisi Kübra Aslan’ı yalnız bırakır…
Kraliçe Kübra bu gelişmelerden huzursuzdur… Önder’in kafasından geçenleri anlamaya çalışmakta ama nafile!

VOLKAN’LA İLK YAKINLAŞMA, VE TARTIŞMA

Futbolcu Selçuk Şahin, sevgilisi Ayfer ile, Fenerbahçeli futbolcuların katılacağı bir yemeğe gidecektir. Haberi alan Kübra, “Ben de sizinle geleyim” der.
Ancak yemekte Kübra’nın ilgi alanlarının değişmeye başladığını fark eder arkadaşları Selçuk ve Ayfer…
Kaleci Volkan ile samimiyeti ilerleten Kübra’nın yanına hışımla gelen Selçuk, “Sen ne yapıyorsun, çıldırdın mı?” diyerek kendisini uyarır…
Oysa Kübra, o gece kafasındaki  planları yapmıştır bile…

BEBEKTE VOLKAN  İLE YAKALANDILAR!

Bebek yüzlü Kübra’yı kız arkadaşı Ayfer ile Bebek’te takım arkadaşı Volkan’la gören Selçuk Şahin gözlerine inanamaz. Birbirlerine bakalar şaşkınlıkla, “Şimdi ne olacak” diye…
Aşk ihanetinin neden olacağı fırtınanın ilk işaretidir bunlar!
Önder’e söyleseler bir türlü, söylemeseler bir türlü…

İNANILMAZ AŞK ÜÇGENİ!

Bir ay sonra Önder Belçika’dan dönünce, Volkan da Kübra’ya  hemen “kapıyı” gösterir.
Önder,  İstanbul’da olmadığı dönemde sevgilisinin yaşadıklarından habersiz.
Kübra ile Önder, ilişkilerine kaldığı yerden devam edip evlilik planları yapıp aralarında nişan yapıp  yüzük takarlar…
Önder, bir gün Selçuk ve Volkan Babacan’a, “Kübra ile evlenmek istediğini” açıklar. Bir süreden beri acı gerçeği bilen Selçuk’un kafasından kaynar sular dökülür adeta…

ÇİFTE İHANET, ÖNDER TURACI’YI YIKTI

Önder’in niyetinin ciddi olduğunu hisseden arkadaşı Selçuk, Kübra-Volkan Babacan beraberliğini takım arkadaşına söylemek durumunda kalır…
”Kübra, Volkan’la birlikte oldu”
Takımda forma şansı zor bulan Önder Turacı’nın o an dünyası kararır. İhanete uğradığını öğrendiği andan itibaren,ertesi gün idmana giden o “Çelik adam Önder” değil, sadece “yürüyen kas” Önder’den ibarettir…
Yıkılmıştır bu “çifte ihanet” karşısında… Derdini kimseye açamaz bir süre… Eğlenmek, kafasını dağıtmak, son kararını vermek için Bar bar dolaşmaya başlar genç futbolcu…

FIRTINANIN KOPTUĞU GECE

Takvim  yaprakları, 2009 yılının Aralık ayını göstermekte… Fener’de işlerin hiçte “düzgün” gitmediği dönemdir o günler.
Mağlubiyetler, ard arda gelen puan kayıpları derken kazan iyice kaynamaya başlar.
Fenerbahçe, “alemci futbolcular”, “Colin Kazım’ın şok trafik kazasıyla” sarsılırken, 5 Aralık sabahı bu kez Önder Turacı düşer gazete manşetlerine…
”Gece kulübünde eğlence dönüşü evine giden Önder Turacı, elini parçaladı.”
Birbiriyle her gün çelişen haberler süsler gazete sayfalarını…
Birileri bilmeyerek, ya da “bilerek”  Önder Turacı olayını” kaza” diye geçiştirmeye çabasında…
Oysa olayın gerçek nedeni, “aile içi tartışma” değil, ihanet hesaplaşmasının, çifte ihanetin hesabının sorulduğu gecede yaşanmış ve “film kopmuştur”  o gecede.

ÖNDER’İN EVİNDE O GECE NELER OLDU?

Rivayetler muhtelifti bu güne gelene kadar ama, yaşananlar gerçekti.
Ta ki Güneş Gazetesi bu yılın skandalını ortaya çıkarıncaya,  o geceki tanıklarını buluncaya kadar.
Önder’in o gece elini parçalayıp hastanelik olduğu olayın sır perdesi aralandığında dehşet anlarının, hatta “cinnet anının” fotoğrafı daha da netlik kazanacaktı.

”ÇABUK GELİN BENİ ALIN”

Üzüntüden ne yapacağını bilemeyen Önder, bir bara gitmiş ve “kopuncaya kadar” içmeye başlamıştır.
Selçuk Şahin ve sevgilisi Ayfer o gece gelen bir telefonla şoktadır. Belirli belirsiz konuşan, “Çabuk beni  gelin alın” diyen Önder’den başkası değildir.
Hemen, körkütük sarhoş haldeki Önder’i bardan alıp evine götürürler.
Nişanlısı Kübra ve annesi de evdedir o an…
Kübra’yı karşısında gören Önder, deliye döner.
“Bunu bana nasıl yaparsın” diyerek evin altını üstüne getirir. Ve hırsını alamayıp Kübra’yı tokatlamaya başlar.
Arkadaşları zor alırlar nişanlısı Kübra’yı Önder’in elinden.
”Söyle, bunu bana nasıl yaparsın, hem de takım arkadaşımla” diyen Önder, hırsını alamayıp Kübra’ya bir yumruk savurur. Başını eğen Kübra, Önder’in elinin mutfak kapısının cam kapısını parçalamasına engel olamaz.
Ortalık kan gölüne döner, cam kırıkları evin her tarafına saçılır.
Kırılan kapı camları değil Önder’in kalbidir…
”Bana bunun yalan olduğunu söyleyin “der yalvaran gözlerle annesine ve arkadaşlarına bakarak…
Çaresiz, Bebek’te Volkan ile o “yakalanma anını” Kübra’nın yüzüne söyleyiverirler…
Bu yüzleşme, Önder’de filmin koptuğu andır.
O an elindeki nişan yüzüklerini fırlatır ve olduğu yere yığılır, kalır.
Yıkılan moraliyle birlikte hızla kan kaybetmektedir çünkü… Arkadaşlarıı Önder’i hemen en yakın hastaneye yetiştirirler…
”Fenerbahçe’yi birbirine katan” Kraliçe Kübra’da kendini evin dışına zor atar…
Önder, derhal ameliyata alınır, dikişler atılırken, çelişkili demeçler peş peşe gelir.
İşte, “kaza” diye geçiştirilen “Önder  Turacı vakası”nın gerçek yüzü budur.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle