GeriEkonomi "Türkiye çok büyük bir genç nüfusa sahip"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Türkiye çok büyük bir genç nüfusa sahip"

"Türkiye çok büyük bir genç nüfusa sahip"

Wittgenstein Nüfus ve Küresel İnsan Kaynağı Merkezi Kurucu Yöneticisi Wolfgang Lutz:"Nüfusa ilişkin zorlukların çoğu 'nüfusun yaş yapısının ele alınmasını' gerektiren uzun dönemli meydan okumalardan oluşuyor. Türkiye bu konuda avantajlı durumda, çok büyük bir genç nüfusa sahipsiniz.Elbette kamplarda çok yüksek sayıda mülteci barınması büyük bir zorluk. Ancak hala, bir noktada onların ülkelerine, Suriye'ye dönebileceğine inanıyorum. (Göçmenler) Bir süre sonra kendi ülkelerine ek becerilerle döner. Bu durum hem göç veren hem de göç alan ülke için iyidir, herkesin yararına bir göç modelidir." açıklamalarında bulundu.

WİTTGENSTEİN Nüfus ve Küresel İnsan Kaynağı Merkezinin Kurucu Yöneticisi Wolfgang Lutz, Suriye'deki durumun ve yol açtığı göç hareketinin nüfusu etkileyen kısa dönemli bir meydan okuma olduğunu, nüfus üzerindeki uzun dönemli zorlukların başında ise "nüfusun yaş yapısı"nın geldiğini belirterek, "Türkiye bu konuda avantajlı durumda, çok büyük bir genç nüfusa sahipsiniz." dedi.

Wittgenstein Nüfus ve Küresel İnsan Kaynağı Merkezinin kurucu yöneticisi ve BM Genel Sekreteri tarafından 2019 Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Raporu'nun hazırlanmasında görevli 15 bağımsız bilim insanından biri olarak atanan Lutz, göç, yaşlı nüfusun hızla artması gibi güncel nüfus dinamiklerini AA muhabirine değerlendirdi.     

Lutz, Suriye'deki savaş, mülteciler ve göç krizinin nüfusu etkileyen kısa dönemli meydan okumalar olduğunu dile getirerek, "Ülkenizi (Türkiye) de etkileyen bu durumda, elbette kamplarda çok yüksek sayıda mülteci barınması büyük bir zorluk. Ancak hala, bir noktada onların ülkelerine, Suriye'ye dönebileceklerine inanıyorum." diye konuştu.      

Göç konusunun gelecek 5-10 yılı etkileyecek kısa dönemli bir meydan okuma olduğunu vurgulayan Lutz, şu görüşleri aktardı:     

"Nüfusa ilişkin zorlukların çoğu 'nüfusun yaş yapısının ele alınmasını' gerektiren uzun dönemli meydan okumalardan oluşuyor. Türkiye bu konuda avantajlı durumda, çok büyük bir genç nüfusa sahipsiniz. Genç insanların ekonomiye olumlu yansımalarının olması, onların her yönden çeşitli becerilerle donanmış olmasıyla ilgilidir. Yalnızca iş gücü ve mesleki açıdan yetenekli olmalarından bahsetmiyorum. Gençler bireyler arası iletişim becerilerine de sahip olmalıdır. Yeni ve iyi kuruluşların inşaasında insan kaynakları önemli rol oynuyor."     

"İNSAN KAYNAĞINA YATIRIM BİRÇOK OLUMLU DEĞİŞİMİN TEMELİDİR" 

Nüfusun sayısının ya da "genç-yaşlı", "kadın-erkek" nüfus oranlarındaki değişimin değil, eğitim düzeyinin önemli olduğuna dikkati çeken Lutz, 1950'li yıllarda Güney Kore'nin fakir ve nüfusunun yüzde 80'i okuma yazma bilmeyen bir ülke olduğunu, ancak eğitime yatırım yaparak ülkenin bugün geldiği noktanın o yılların çok ilerisine geçtiğini belirtti.     

Luzt, "Türkiye nüfusunun da büyük bir bölümü on yıllar önce okuma yazma bilmiyordu ancak Türkiye insan kaynağına yatırım yaparak büyük bir gelişme kaydetti.  Bu durum başka birçok olumlu değişimin temelidir." ifadelerini kullandı.     

"Genç nüfusun göçü" konusunun da önemli bir nüfus dinamiği olduğuna dikkati çeken Lutz, şöyle devam etti:     

"Bu durum, hem göç veren hem de göç alan ülkeler için sorun haline gelebiliyor. Göç alan ülkelerin birçoğu çok fazla göçmen bulundurduğunu söyler. Göçmenlerin ayrıldığı ülkeler ise göç vermeyi bir problem olarak görür. Ancak doğru koşullar yaratılırsa bu durumdan fayda sağlanabilir. BM Küresel Göç Komisyonu 'döngüsel göç'e vurgu yapmıştır. Herkesin yararına olacak şekilde, göçmenler bazen ülkelerinin dışına çıkarsa gittikleri ülkelerde yeni beceriler ve daha iyi gelir elde edebilir. Bir süre sonra ise kendi ülkelerine, evlerine bu ek becerilerle döner. Bu durum hem göç veren hem de göç alan ülke için iyidir, herkesin yararına bir göç modelidir. Türkiye'yi ele alırsak, Almanya ve Avusturya'ya giden göçmenlerin ikinci kuşağı Türkiye'ye yeni beceriler edinmiş olarak dönüyor ve Türkiye'de yatırım yapıyor. Bu, karşılıklı göç konusunda önemli bir faktördür."     

"İŞLERİMİZİ ROBOTLAR YAPACAK AMA O ROBOTLARI ANCAK EĞİTİMLİ İNSANLAR GELİŞTİREBİLİR"

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve UNECE tarafından 1-2 Ekim tarihlerinde BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen "Tercihleri Mümkün Kılmak: 21. Yüzyılda Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Nüfus Dinamikleri ICPD 25" başlıklı konferanstaki konuşmasında da Batı Avrupa ülkelerinde yaşlanan nüfusun artışına dikkati çektiğini hatırlatan Lutz, "Daha fazla yaşlı insan olacak, nüfusta 20-64 yaş aralığında azalma görülecek." dedi.     

Değişen nüfus oranlarının çalışma hayatına etkisini de değerlendiren Lutz, insan kaynağına yatırımın önemini "Gelecekte bu kadar insanın çalışmasına ihtiyacımız olmayabilir. Çünkü insanların bugün yaptığı birçok işi robotlar yapacak. Ancak yine de o robotları tasarlaması ve geliştirmesi için çok iyi eğitimli insanlara ihtiyacımız olacak." sözleriyle vurguladı.     


Yorumları Göster
Yorumları Gizle