Kanseri yendi, yerleştiği köyünde kendi markasını yarattı

Güncelleme Tarihi:

Kanseri yendi, yerleştiği köyünde kendi markasını yarattı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 11, 2017 13:20

İSTANBUL’da yıllarca tekstilcilik yapan 52 yaşındaki Süreyya Aydın, yakalandığı meme kanserini yendikten sonra memleketi Edirne’nin Keşan İlçesi’ne bağlı Çamlıca Köyü’ne yerleşti. Aydın, burada açtığı atölyede, çocuklar için antialerjik el işi bebekler üretiyor. Markalaşmaya giden ve atölyesinde hobi kafe de kuran Süreyya Aydın, köylü kadınlara el işi dersleri vererek, üretime katılmalarını sağladı.

Haberin Devamı

İstanbul’da ailesine ait şirkette tekstille uğraşan Süreyya Aydın, 2015 yılında meme kanserine yakalandı. Uzun süre tedavi gören Aydın, hastalığı yendikten sonra ilaç tedavilerine devam ederken, geçen yıl eşi ile birlikte memleketi Keşan’ın Çamlıca Köyü’ne yerleşti. Süreyya Aydın, köyde kurduğu atölyede çocuklar için antialerjik el işi bebekler üretmeye başladı ve bir süre sonra da ’Yayya Bebek’ adını verdiği antialerjik el işi bebeklere marka tescili aldı. Atölyesinde hobi kafe de kuran Aydın, köylü kadınlara el işi dersleri vererek, üretime ve ev ekonomilerine katkı vermelerini sağladı.

Süreyya Aydın, geçirdiği hastalık sonrası tekstil işi yapan ailesine ait şirketten ayrılarak, işine ara vermek zorunda kaldığını belirtti. Aydın, şöyle dedi:

Haberin Devamı

"O dönemde hobi olarak başladım. ’Köyümde yapabilir miyim?’ diye düşündüm. Köydeki ablalarıma sordum. Başta biraz hayal gibi geldi ama sonra hepimiz inandık. Baştan hobi kafa düşüncesi yoktu. İnternetten ya da İstanbul’da satış yapacağım diye düşündüm. Sonra kadınlarımız için hobi kafeyi kurduk. Kadınlarımızda oldukça ilgi gösterdi."

"HAYALLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ"

Antialerjik el işi bebeklerin pamuk ve koton iplerle yapıldığını ifade eden Aydın şöyle konuştu:

"Tamamen el işi, sağlıklı malzemelerle çocukların gönül rahatlığıyla kullanabileceği oyuncaklar yapıyoruz. Kendi yeğenlerim de bu oyuncaklardan kullanıyor. Yatarken dahi yanlarından ayırmıyorlar. Hiçbir problem de yaşamıyoruz. Yeğenimin kızı Ayça bana Süreyya diyemediğinden ’Yayya’ diyordu. Ben de bunu markama taşıdım. El emeği, kadınlarımızın ürünleri. Tamamen organik ürünler. Burada hayallerimizi gerçekleştiriyoruz. Bebeklerimizin hepsinin yüz ifadeleri birbirinden farklı. Hepsi farklı birer çocuk gibi."

"KÖYLÜ KADINLARIMIZI İŞ HAYATINA ALIŞTIRIYORUZ"

Süreyya Aydın, kadınların her zaman güçlü olmaları ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri gerektiğini vurguladı. Aydın, şunları söyledi:

"Ben zaten tekstilciyim. Aile şirketimiz de var. Rahatsızlık sonrası böyle bir işe başlayınca köyüm için bir şeyler yapmak istedim. Köydeki kadınları organize ettim. Bu şekilde çok daha iyi oldu. Onlara ’olmaz’ dedikleri şeyi gerçekleştirmeye çalıştık. Bu nedenle çok mutluyuz. Daha da genişlemeyi düşünüyoruz. Kimin elinden ne geliyorsa. Örgü bilen örgü örüyor, yemek yapabilen yemek yapıyor. Bulgaristan’dan gelen misafirlerimizi de burada ağırlıyoruz. Köylü kadınlarımızı iş hayatına alıştırıyoruz. Amacımız köye hareket getirmekti, inşallah da getireceğiz."

Haberin Devamı

ERKEKLER KAHVEYE, KADINLAR HOBİ KAFEYE

Köyde kadınların mutlu olduğunu ifade eden Aydın, "Akşamları da buraya geliyorlar. Burası köyün meydanı. Meydanda kahveler var. Erkekler kahvedeyken, kadınlar da yemekten sonra buraya geliyorlar. Burada oturup sohbet ederek, el işlerini yapabiliyorlar. O nedenle kadınların tepkileri iyi" diye konuştu.

Geri dönüşüm projesiyle doğadan topladıkları bitki ve taşlarla da el işi ürünler yapmaya başladıklarını anlatan Süreyya Aydın, projeyiÿköyün kadınlarıyla genişletmeyi planladıklarınıÿsöyledi.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!