Artık kitap yazmak istiyorum diyenlere...

Güncelleme Tarihi:

Artık kitap yazmak istiyorum diyenlere...
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 01, 2016 10:44

Kitapları 20’den fazla dile çevrilmekle kalmadı, Washington Post, Amazon ve San Francisco Chronicle gibi birçok yayın tarafından yılın en iyilerinden biri olarak gösterildi. Jeff Vandermeer bunlarla kalmadı; yazarlık kampı olan Shared Worlds’ü de kurdu. Son ‘kıyağı’, yazar olmak isteyenler için püf noktaları, röportaj ve çeşitli yazarların denemelerini içeren bir ‘Harikalar Kitabı’ yazmak oldu. ‘Harikalar Kitabı’, kitap yazım süreciyle ilgili pratik bilgileri eğlenceli resimlerle anlatıyor.

Haberin Devamı

Uçan bir sinekkuşu imgesi, gazete makalesindeki bir basım hatası, kulak misafiri olunan bir konuşmanın bir kesiti, bir romanın unutulmaz sözü... Yazar Vandermeer’a göre yaratıcılığın en olağanüstü yanı hiçlik gibi görünen bir yerden imgeler, karakterler ve anlatı oluşturma yeteneğidir ve anlatıya dönüştürmek için neredeyse her şey hayal gücünü besleyebilir. Mesela bir keresinde eşi çocukluğundan beri yemediği bir meyveden ısırık almış ve anneannesinin bahçesindeki meyve ağaçlarıyla ilgili anısı aklına gelmiş. O ana kadar, o ağaçları unutmuş ve anneannesiyle ilgili hikâyeler bir bir dökülmüş. Yani bir ısırık, geçmişin kıymetli hazinelerinin kapılarını açmış.

 

Artık kitap yazmak istiyorum diyenlere...

Haberin Devamı

Harikalar Kitabı, Jeff Vandermeer, Alfa Yayıncılık / 45 TL

“Peki, iyi bir başlangıç cümlesi okura ne sunabilir? Söyleyelim: Gizemli duygular ya da atmosfer, ilginç ilk durum, ani gerilim ve heyecan, merak uyandıran açıklama, sıradışı, ilginç bir tasvir ve eşsiz bakış açısı. Hikâyenin ya da romanın başında başarılı olmayanlar neler derseniz, kendisi onları da söylüyor: Geçmişe dönüş, rüya sekansı, diyalog, küçük bir karakterin bakış açısı. Bu girişlerin başarısız olmasının nedeni, okura vakit kaybettirmesi. Romanın başında geçmişe dönüş, okurun kurmacanın ön planında, o anında bir şeyler anlamasına imkân vermeyecektir. 

Hikâyeye diyalogla başlamak daha küçük bir suç, çünkü diyalogla başlamak okuru sallantıda bırakır ve akıntıya kapılıp gitmesine neden olur. Neredeyim? Hangi zamandayım? Hangi karakterin bakış açısı? Hem kafa karıştırıcı hem de insan doğası gereği boşlukları doldurmaya başlıyor. İlk tasvir geldiğinde, okurlarınız kafasında çok başka bir dünya tasarlamış olsa da, kendinizi konuşan penguen ve silah taşıyan bir kadınla aynı odada bulabilirsiniz. 

Küçük bir karaktere odaklanmış önsöz ya da açılış romanda kabul edilebilir; çünkü romanda ana karakteri geliştirmek için yeterince alan var, ama romanın dörtte biri kadar olan sıkışık kısa hikâyeler için aynısı geçerli değil. 

 

BAKMADAN GEÇME!