5 milyon liraya organik vadi kurdu

Elif ERGU
26 Haziran 2017 - 23:26Son Güncelleme : 26 Haziran 2017 - 23:26

BÜLENT Özcan aslında bir yazılımcı. 1997 yılından 2012 yılına kadar ofis insanıydı. Şirketlere yazılım hizmeti veren bir şirketi vardı. Aslında hep şirketini Silikon Vadisi’ne taşımayı planlıyordu. Ama bir gün geldi ve “Yeter” dedi.

İstanbul’da toprağın ve gökyüzünün kendisinden çok uzaklaştığını anladığında, yaz aylarında sık sık gittiği Alaçatı’ya kendini attı. Bir bavula sığdırdığı hayatını, Alaçatı’da yeniden inşa etti ve Vadi Alaçatı’yı hayata geçirdi.

1.5 YIL ARABADA YAŞADI5 milyon liraya organik vadi kurdu
Bülent Özcan, bir hayal kurdu. Silikon Vadisi projesini rafa kaldırması anlık oldu, son yılların gözde tatil yöresi Alaçatı’da çok uzun zamandan beri unutulan geleneksel tarım yöntemleriyle bambaşka bir yaşam alanını düşledi. Alaçatı’nın merkezine 5 kilometre uzaklıkta Ovacık sırtlarında arazi aldı. Ve o arazide tam bir buçuk yıl araba içinde yaşadı, her gün emek verdiği toprağa.

Yerel tohumları bulmaya ve bunlarla üretim yapmaya başladı. 200 dönümlük arazide 4 yıl içinde bir Vadi Alaçatı yarattı. Vadi Alaçatı’da 9 bin zeytin fidesi, lavanta tarlası, meyve ağaçları, buğday tarlası var. Bir yanınız erguvanlar, bir yanınız çam ağaçları... Buğdayını öğütüp ekmeğini yapacak, zeytininden, lavantasından yağ çıkarılacak, meyvesini, sebzesini tamamen organik yetiştiren, kümesinde tavukların yaşadığı, sabunu kendi yapan, hiç atık üretmeyen, kurduğu güneş enerjisi panelleriyle enerjisini üreten bir yer Vadi Alaçatı.

Şehirden kopup 3-4 gün kafa dinlemek isteyenler için de silindir evler yaptırdı Bülent Özcan.

METREKARESİ 20 TL’YDİ
Alaçatı’da yeni bir hayat kurmanın kolay olmadığını anlatan Özcan, şöyle konuştu: “Metrekaresi 20-30 liradan aldım arazinin büyük bölümünü. 50 yıldır hiç ekim yapılmamış topraklar buraları. Toprağı ıslah etmek gerekiyordu. Bir buçuk yıl arabada yattım. Ama her gün bu vadide bitkiler ektim. Taşlar var arazide, yıllar önce buralarda tarım yapılmış. Hiçbir şeyi de yerinden etmedim. Var olan ağaçların etrafına yeni ekimler yaptım. Zeytinlik kurdum. Aslında ilk olarak yörenin en özel ürünü enginar yetiştirmek istedim ama burada bulduğum tüm enginarlar hibritti. Bu beni çok şaşırttı. Şimdi ne ekiyorsam yerel tohumlarla yapıyorum. Meşe, çam, ardıç ağaçlarımız var. Aslında her bulduğum bitkiyi bu topraklara ekiyorum. Ben toprağı her gün çapaladım, gübreledim.

Mimar dostum Ahmet Beykan burayı yapmama destek verdi, projeyi çizdi. Toplamda 5 milyon liraya yakın para harcadım. Birikimimi kullandım, kredi aldım, ipoteklerim var. Burayı hayata geçirmek için elimdeki tüm olanakları kullanıyorum.”

Özcan, “Her şey tamamen ekolojik. Güneş panelleriyle kendi elektriğimizi üretiyoruz. Karbon ayak izimiz sıfır. İki göletimiz var” diye konuştu.

ATÖLYE ÇALIŞMALARI YAPILACAK
ATÖLYE çalışmalarına da başlayacaklarını dile getiren Bülent Özcan, şöyle devam etti: “Birkaç deneme yaptık. Çocuklar geldi. Kostik kullanmadan tamamen küllerle lavanta sabunu yapıyoruz. Ekşi mayalı ekmeğini kendi yapabilecek burada kalanlar. Ayrıca sanatçıları, felsefecileri buraya çekmek istiyoruz. Bu yaşama ters düşmeyecek bilim ve sanatla dolu her atölye çalışması burada yapılabilir.

Atık camlarla cam atölyesi, ağaçları yontarak şekil verilecek bir atölye, atıkları toplayarak herkesin kompast yapmasını öğretmek, yüzde 100 organik tarımın nasıl yapıldığıyla ilgili atölyeler gibi... Çok şey yapmayı planlıyoruz.”



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı