Yunanlı Rendzias'ın İstanbul'daki rehberi İbrahim Kutluay

Basketbolda Avrupa Ligi çarşamba günü başlıyor. Bu ligde mücadele eden iki Türk takımından Ülker ilk maçta Yunanistan'ın AEK takımını İstanbul'da ağırlayacak.

İbrahim Kutluay (29) üç sayı çizgisinin gerisinden ve Yunanlı basketçi Eftimios Rendzias (27) pota dibinden Ülker'i Avrupa'da zirveye taşımak için İstanbul'da buluştu. Kutluay, Yunanistan'da üç başarılı sezon geçirdi. Rendzias ise Ülker'de oynamak için NBA'deki kariyerine bir nokta koydu. Kamp yaptıkları otelde ikisiyle Atina ve İstanbul'u konuştuk.

İbrahim Kutluay, Yunanistan'da üç başarılı sezon geçirdi. İlk yılında AEK'de, sonra Panatinaykos'ta oynadı. 2002'de Avrupa Ligi kupasını havaya kaldırarak kariyerinin en başarılı dönemini yaşadı. Geçen yaz Ülker'in teklifine evet diyerek Türkiye'ye döndü. Ülker'de skor yükünü omuzlayan Kutluay, pota dibinde en büyük yardımı Yunanlı Eftimios Rendzias'tan alacak.

Ülker'in yeni transferi Eftimios Rendzias, Barselona'da beş yıl geçirdikten sonra geçen sezon ABD'de Philadelphia Sixers forması giymişti. Ülkesinden uzaktaki bu altı yıla karşın Yunanistan'a dönmek istemediğini söylüyor: ‘‘En cazip teklifi yapan Ülker'le anlaştım. Yunan takımlarından da teklif geldi. Ama birkaç yıl daha ülkeme dönmek istemiyorum. Yunan ligi şu an çok iyi değil. Ülker özellikle Avrupa Ligi için iddialı bir takım kurdu. Şampiyonluk için en büyük rakiplerimiz yine Makabi Tel Aviv, Panatinaykos ve Barselona gibi takımlar. Avrupa Ligi'nde başarılı olmak kolay değil. Biraz şansa da ihtiyaç var. En büyük avantajımız kadroda sadece iyi oyuncuların değil iyi insanların da bulunması.’’

EVSAHİPLERİ KAN KUSTURDU

Rendzias'ın İstanbul'a uyum sağlamasına Yunanca bilen Kutluay'ın büyük yardımı dokunacak. Şimdilik kendi kendine Türkçe öğrenmeye çalışan 2 metre 12 santimlik pivot İstanbul'u çok yadırgamış gözükmüyor. ‘‘İstanbul'a ilk kez gelmiyorum ki! Daha önce kulüp takımlarıyla, milli takımla belki 15 kez geldim. Ama hiç gezme fırsatı bulamadım. Bir aydır Ülker'le birlikteyim ama İstanbul'u hálá gezemedim. Boş vaktim olduğunda otel odasından kurtulmak için kendime ev aradım. Ama evsahipleriyle başım dertte. O kadar zorluk çıkardılar ki. Evlerin fiyatı her gün değişiyor. Lüks dedikleri daire bakımsız çıkıyor. Beni bezdirdiler. Kamp yaptığımız otele yakın olması için Yeşilyurt civarında bir daire tutacağım.’’

Aynı sorunu Atina'da Kutluay da yaşamış. Uygun bir ev bulabilmek için iki ay boyunca oradan oraya koşturmuş.

TRAFİK ATİNA'DA DAHA KÖTÜ

Antrenmana Ferrari ile gittiğini söyleyerek şaka yapan Rendzias şimdilik kulübün kendisine tahsis ettiği Hyundai'ye sığmaya ve İstanbul trafiğine alışmaya çalışıyor. İbrahim araya girip ‘‘Atina'da yaşam İstanbul'a göre daha kolaydır. Ünlü bir sporcu olarak istediğinizi yaparsınız. Özel hayata pek karışılmaz. Ama trafik İstanbul'dakinden kötüdür. Bir sıkıştı mı bir saat kurtulamazsınız. Motosikletler her taraftan vızır vızır geçer.’’

İki oyuncu hafızalarını yokluyor ve ilk kez 1997'de milli takım formasıyla İspanya'daki Avrupa Şampiyonası'nda karşı karşıya geldiklerini hatırlıyorlar. Yunanistan'ın 22 sayı farkla kazandığı o maçtan ikisinin de aklında bir şey kalmamış.

Ama o yıllarda bir Türk oyuncunun Yunan liginde veya bir Yunanlı oyuncunun Türkiye'de forma giymesi pek düşünülemezdi. İbrahim Kutluay bu hamleyi yapan ilk sporcuydu: ‘‘Orada oynadığım üç yıl içinde Türk-Yunan ilişkileri çok ilerledi. Eskiden Yunanistan'da oynayacağımı hayal bile edemezdim. Herhalde Rendzias da burada oynayacağını hayal edemezdi. Orada kariyerimin en iyi yıllarını geçirdim. Üç yıl boyunca hiç çatışma yaşamadım. Şimdi de burada Rendzias'a destek olacağım.’’

İBRAHİM, ATİNA'YI DAHA İYİ BİLİYOR

Rendzias 1997'den beri kışları İspanya ve ABD'de, yazları da milli takım kamplarında geçirdiği için Selanik'i ve Atina'yı unutmuş. Kutluay'ın favori kafe ve lokantalarını bilmiyor. ‘‘O kadar yıl yurtdışında geçirince yeni açılan yerleri takip edemiyorsunuz. İstanbul'da ise henüz Boğaz'ı bile doğru düzgün göremedim. Ama yadırgayacağımı zannetmiyorum. Burası Yunanistan'a benziyor. Yemekler benziyor, insanlar çok misafirperver.’’

Atina'da kaldığı için bu üç yıl boyunca İbrahim İstanbul'a sık sık gidip gelme fırsatı bulmuş. ‘‘Her boş vakitte uçağa atlayıp buraya geliyordum. Buna karşın ben de İstanbul'u değişmiş buldum. Yeni açılan mekanları keşfetmek gerekecek. Üç yıl İstanbul'da bulunmadığım için Levent'teki evimde oturmak da hiç kısmet olmadı. Şimdi o ev tamirata alındığı için bir yıl Ritz-Carlton Oteli'ndeki rezidansta yaşayacağım.’’
Haberle ilgili daha fazlası: