Sizin yeriniz gaz odaları hepiniz Auschwitz'e

Güncelleme Tarihi:

Sizin yeriniz gaz odaları hepiniz Auschwitze
Oluşturulma Tarihi: Mart 11, 2003 01:48

Beşiktaş 1903, Boavista 1903, Porto 1893, Celtic 1889, Panathinaikos 1908, Liverpool 1892, Lazio 1900, Malaga 1921. UEFA'da çeyrek finale kalan sekiz takımın hemen hepsi, üç aşağı beş yukarı yüzyıllık geçmişe sahip.

En gençleri Malaga, en eskisi Celtic. Ama, hepsinin de önemli bir tarihi var. Bu sekiz takımı UEFA'da çeyrek finale taşıyan etkenler nedir? Bu takımlar, kendi ülkelerinde neyi temsil ediyor? Bu üç günlük yazı dizisinde, sekiz takımı, temsil ettikleri değerler açısından incelemek, tam da Beşiktaş-Lazio maçının oynanacağı bu hafta, gündeme katkı olacak...

SS LAZIO= Irkçıların Takımı

Roma Olimpiyat Stadyumu'nun sağdaki tribünlerini dolduran kara gömlekliler, hep bir ağızdan tempo tutuyor: ''Si-zin yeriniz gaz fırınları, si-zin yeriniz gaz odaları...'' Bu seslerin yükseldiği tribünlerde bir pankart açılıyor: ''Hepiniz Auschwitz'e...''

1999 Ekim'i. Roma Olimpiyat Stadı'nda Roma ile Lazio karşı karşıya. Maçta inanılmaz bir gerginlik var. Çünkü, Lazio taraftarı ile Romalılar tam anlamıyla, düşman kardeşler. Bu sloganları atan, bu pankartı açan Lazio taraftarları. Auschwitz, İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler'in Yahudileri gaz odalarında yaktıkları toplama kamplarının en ünlülerinden biri. Lazio taraftarları, Romalılar'a böyle bağırıyor! İtalya Futbol Federasyonu Lazio Kulübü'ne para cezası veriyor. Taraftarlar arasında kimliği belirlenenlere de, belli bir süre maçlar yasaklanıyor.

SS Lazio... Kulübün adı bu. Baştaki o ''SS'', Nazi simgesi gibi!.. Gerçi, SS'nin açılımı, Societa Sportiva, yani Spor Kulübü anlamında. Ancak, İtalya'da bu kısaltmayı Lazio dışında böyle kullanan başka takım yok!..

YABANCI FUTBOLCU AZ

Kısaca Lazio, İtalya'da aşırı milliyetçilerin, hatta ırkçıların takımı. Bölge olarak da, Neonazi akımının merkezlerinden biri. Roma ise, komünistlerin takımı. Roma-Lazio maçları, bir anlamda, ırkçılarla komünistlerin karşılaşması.

İtalya'da merkez sağ ve aşırı sağın, ırkçı ve milliyetçi Neonazi akımın merkezi Lazio bölgesi. Bu akımı temsil eden partiler, bu bölgede zaman zaman yüzde elliyi aşan oy oranına ulaşıyor. Bölgedeki bu eğilim, SS Lazio'nun ruhuna yansıyor! Örneğin, yabancı futbolcu anlayışı farklı takımda. Oysa İtalya, yabancı futbolcuların cirit attığı bir ülke. Ama, Lazio daha çok İtalyan futbolcu oynatıyor. Gerçi, şu anda yedi yabancı futbolcu var, ama yine de seçim dikkatli. Örneğin, Arjantinli Lopez ve Castroman, Portekizli Couto, Brezilyalı Cesar, yine de Latin ırkından! Üç istisna, Hollandalı Starn ile Sırp Mihajloviç ve geçen sezon Fenerbahçe'de oynayan Lazetiç. İki Sırp, dikkat çekici!

Bu siyasal kimliğin yanı sıra, Lazio'yu en çok düşündüren nokta, mali sıkıntısı. İflasın eşiğinde. Futbolcularına parayı zor ödüyor.

Futbol otoriteleri bu sıkıntıyı çelişkili açıdan değerlendiriyor. Bir bölümüne göre, mali sıkıntıyla sarsılan Lazio, UEFA çeyrek finalinde hiç bir şansa sahip değil! Buna karşılık, başka otoritelere göre, tersine, mali sıkıntıyı aşmak için, şampiyonluğa çok asılıyor ki, düzlüğe çıkabilsin!

KADDAFİ'NİN OĞLU

Mali sıkıntı, beraberinde kulübün satışını gündeme getiriyor. Talip olanların başında ise, Libya Diktatörü Kaddafi'nin oğlu var. Kulübün belli bir yüzdesini satın almak için, pazarlıklar çoktan beri devam ediyor. Ama, oradaki sorun da, millilyetçi bir takımın, bir Arap ülkesi diktatörlüğüne gitmesi! Para mı, ideoloji mi?

Salt futbol açısından ise, Lazio'nun elde ettiği sonuçlar pek öyle parlak değil. Yüzyıllık geçmişinde üç İtalyan kupası, iki lig şampiyonluğu var. Ancak, uluslararası iki başarıya imza atıyor. 1999'da UEFA kupa şampiyonu, 98/99'da da Süper Kupa sahibi. Bu yıl da çeyrek finalde bizim Beşiktaş'la karşı karşıya geliyor.

Perşembe günü Beşiktaş maçı, Roma ile birlikte paylaştığı, o Olimpiyat Stadı'nda!.. Hani, o sloganların atıldığı stadyumda!..

Büyük dönüşümün takımı Beşiktaş

Türkiye'de genel seçimlerden sonra, en çok katılımın bulunduğu seçim ya da kongre nerede? Beşiktaş'ta!..

Beşiktaş'ın tam 18 bin kongre üyesi var. Bunun da yedi, sekiz bini hemen her kongreye geliyor ve oy kullanıyor. Diğer kulüpler, üye yazımında neden daha tutucu, neden daha zor üye kaydediyor? Çünkü, onlar katılımdan rahatsız! Oysa, ne kadar çok üye olursa, kulüp yönetimi için yarış o kadar yaygın hale geliyor ve o kadar demokratik yapılanma yolu açılıyor! Tıpkı, son yıllardaki gibi! Bu yapısal nitelik, Beşiktaş'ı bugünlere taşıyan önemli kilometre taşlarından biri.

Beşiktaş ilk kez bu yıl UEFA'da çeyrek finalde. Bu başarının arkasında birkaç etken yatıyor:

Serdar Bilgili ile birlikte, çağdaş bir yönetim anlayışı.

Modern tesisler.

Taraftarda kimlik değişimi

Akıllı bir teknik direktör.

Kolektif takım ruhu.

Beşiktaş'ın efsanevi başkanı Süleyman Seba'nın ardından, hele de onaltı yıldan sonra, başkanlık koltuğu iğneli fıçı! Bunun altından ancak çok çağdaş bir yenilenmeyle çıkmak mümkün. Bunun için:

Tepede Beşiktaş Yönetim Kurulu, ona bağlı İcra Kurulu. Bu kurul ikiye ayrılıyor. BJK Derneği ile BJK Futbol Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş. İngiltere'de de uygulanan bu model, işin özü. Bu A.Ş.'nin ayrı bir yönetim kurulu var. Tüm futbol buraya bağlı. Halka açık olan şirket de, yine burası. İki trilyon liralık sermayesiyle, yüzde 15'i halka açılarak, onüç milyon dolar gelir sağlanıyor. Borsada işlem görüyor. Şirket karlı. Gelirlerini maç hasılatı, yayın, fubolcu satışı ve sponsorluklardan elde ediyor.

Futbolun dışında, diğer spor dalları, insan ve tesise yatırım ise, BJK Derneği'nden geçiyor. Profesyonel ve rekabetçi olmaktan çok, amatör ruh burada. Tam altyapı kurumu.

Tesis ve yatırım deyince, akla artık Ümraniye Tesisleri geliyor. Süleyman Seba döneminde, bu arazi Orman Bakanlığı'ndan tahsis ediliyor. 5-6 milyon dolarlık yatırımla, modern tesislere kavuşuluyor.

Bu tesislere ciddi bir insan yatırımı ekleniyor. Dikkatli bir teknik direktör, Lucescu, her futbolcunun saygı duyduğu bir isim. Aynı zamanda, yıllar sonra iyi yabancı futbolcu transferi.

Ayrıca, geçmişten farklı olarak, bu yıl transfere sadece teknik direktör değil, bir teknik heyet ortaklaşa karar veriyor. Bu yöntem daha iyi sonuç veriyor. Kolektif yönetim, kolektif takım ruhunu yaratıyor. Yani, yönetimdeki ortaklık, futbolcu yardımlaşmasına yansıyor.

Beşiktaş’ın taraftarı kimlik değiştiriyor

Beşiktaş'ın bu yılki başarısının arkasında, modern yönetim anlayışı ve buna denk düşen organizasyona ek olarak, ilginç bir başka dönüşüm daha var.

Beşiktaş'ta taraftar kimliği değişiyor!

Eskiye göre, gelir düzeyi belki daha düşük, ama, diğer kulüplerin taraftarlarına bakıldığında, eğitim düzeyi daha yüksek bir kitle, Beşiktaş taraftarlığına katılıyor. Takım için önemli bir motivasyon. Bunlar bir araya geliyor ve imaj değişiyor Beşiktaş'ta. Oysa, bir eksiklik olmak üzere, imaj yenileme ya da halkla ilişkiler bölümü yok. Gerçi, bir İletişim Komitesi var, ama tam bu işlevi görmüyor.

Avrupa'da başarılı olmak bir tecrübe, bir alışkanlık. Dolayısıyla, Beşiktaş sıfır tarihle başlıyor. O tarihin çarkları ancak bu yıl dönüyor. Kupa mı?.. Şarkılardaki gibi, neden olmasın?

YARIN: LIVERPOOL, CELTIC, BOAVISTA
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!