Lig TV’yi alma İngiliz modelini al

Güncelleme Tarihi:

Lig TV’yi alma İngiliz modelini al
Oluşturulma Tarihi: Mart 06, 2014 10:07

TMSF tarafından el konulan LigTV’ye hem TFF hem de Kulüpler Birliği talip oldu. Bu iki yapıdan birinin yayıncı kuruluşu yönetip yönetemeyeceğini futbol ekonomisi uzmanları Erdal Batmaz ve Tuğrul Akşar ile tartıştık. İkili, bu işin olur yanının radikal değişiklikler olmadıkça mümkün olmadığını söylüyor. İkili İngiliz modelinin örnek alınması gerektiğinde birleşiyor.

Haberin Devamı

Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMS) tarafından el konulan LigTV için ne zaman ne şekilde ihaleye çıkılacağı henüz belirsizliğini korurken, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Kulüpler Birliği Vakfı, talip olduklarını açıkladılar. Daha doğrusu TFF, “Ben alırım” deyince Kulüpler Birliği de “Biz o işi daha iyi yaparız” diyerek karşı hamlede bulundu.

Doğrudan yayıncı kuruluşun federasyon veya kulüplerce işletildiği bir model yok. Tüm dünya örnek gösterilen en iyi model ise İngiliz modeli. Kulüplerin kurduğu Premier Plc. şirketi ligin tüm haklarını pazarlama yetkisine sahip. Yayın ihalesini vs kendisi yapıyor.

TFF veya kulüpler yayıncı kuruluşu satın alabilir mi, bu doğur bir yöntem midir? Bu soruları bir polemik unsuru olarak eski TFF Yönetim Kurulu Üyesi ve Mali İşler Sorumlusu Erdal Batmaz ve futbol ekonomisti Tuğrul Akşar’a sorduk. Futbol ekonomisinin iki usta ismi de aynı noktada buluşuyor ve İngiliz modelini salık veriyor. Mevcut TFF yapısıyla yayıncılığın olanaksızlığını daha doğrusu başarısız olacağını vurgulamaktan geri durmuyor ikili.

Haberin Devamı

Bu TFF ile bu iş olmaz

ERDAL BATMAZ (Eski TFF Yöneticisi)

Bu işin dünyada bir örneği var mı, var. O da İngiltere. Onun dışında bir örneği yok. Türkiye’de alatürka biçimde bir değişiklik yapılacaksa bu satın alma çok yanlış olur. Hukuken mümkün mü, organize edilebilir mi, edilir. Ama bu federasyon yapısıyla olmaz.

Çünkü siz ‘Kulüpler Birliği Federasyonu’ haline gelmişken, mevcut TFF yapısını değiştirmeden bu işe kalkışırsanız bugünkünden çok daha kötü bir durum ortaya çıkar. 300 genel kurul üyesi olan, buna mukabil asıl aktörlerin yer almadığı, kararlarına etki edemediği ve yüzde 47’si Kulüpler Birliği’nin oluşturduğu bir TFF yapısı işleri daha da kötüye götürür.

İngiltere’yi yeniden keşfetmeye gerek yok! Oradaki uygulamaya bakacağız. TFF’nin yapısını değiştireceğiz. TFF, yayın gelirinden sadece bir pay alacak. Lig her türlü hakları için bir anonim şirket kurulacak. Fakat bu projeyi hayata geçirecek bir kültürümüz maalesef yok. Bugün bu işe kalkışılırma ortaya prematüre bir çocuk çıkar. Bunu yapmak istiyorlarsa yapsınlar. Yok, başka şekilde yapacağız diyorlarsa da İngiltere örneği orada duruyor.

Haberin Devamı

Kulüpler parayı nereden bulacak?

TUĞRUL AKŞAR (Futbol Ekonomisti)

Böylesi bir uygulamaya (eğer gerçekleşirse), ilk defa tanık olmuş olacağız. Bu uygulama hayata geçirilebilmesi teorik olarak mümkün ama pratikte zor görünüyor. Kulüpler Birliği’nin en öncelikli görevi, yayıncı kuruluşu satın almaktan daha çok lig yapılanmasında Premier Lig PLC. gibi bir organizasyonun gerçekleştirilmesine ilişkin stratejik bir yaklaşım olmalıdır. Bu yeni finansal ve yönetsel yapılanma sayesinde ligin finansal ve ekonomik olarak kulüplere önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum.

Kulüpler Birliği, eğer yeni bir yapılanma içerisine girerse, böyle bir satın alma işine anlamlı olabilir. Aksi halde bugünkü örgütsel yapı içinde böylesi bir ekonomik hareketin çok başarılı olacağını düşünmüyorum.

Haberin Devamı

Nerede proje nerede kaynak?

Bununla birlikte, yayıncı kuruluşun alınması belki söz konusu olabilir fakat Kulüpler Birliği’nin bu konuya dair stratejik bir iş planı olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir yayın organının alındığını bir an düşünelim, peki bu işin satış pazarlaması nasıl yapılacaktır? Kulüplere verilecek önemli büyüklükteki parayı ödeyebilecek sponsor nereden ve nasıl bulunacaktır? Yayıncı kuruluşu satın alsa bile onun işletmesi nasıl sağlanacaktır?

Diğer taraftan bu alımın finansmanı nasıl sağlanacaktır? Kulüpler Birliği’nin böyle bir finansmanı sağlayacak bir kredibilitesi yok. Mali kesim bu alım işinin finansmanına hele bu konjonktürde, çok rasyonel bir fizibilite yoksa kesinlikle girmez. O halde finansmanı nasıl sağlanacağına ilişkin Kulüpler Birliği’nin çok ciddi çalışmalar yapması ve projeler hazırlaması gerekiyor.

Kulüplerin en önemli gelir kaynağı naklen yayın geliri. Bu nedenle Kulüpler Birliği’nin yayıncı kuruluşu satın alma konusunda ciddi bir stratejiler üretmesi lazım. Bu yayın haklarının satış ve pazarlaması için Kulüpler Birliği’nin kendisini reorganize etmesi gerekiyor.

Diğer bir sorun da (yayıncı kuruluşun) yayın bedeli olan tutarı Kulüpler Birliği’nin hangi projeyle yaratacağı sorunudur?

Kısacası, bu belki denemeye değer bir girişim, heyecan verici bir proje olabilir. Alanında bir ilk olabilir. Ancak, bu iş için çok profesyonel yaklaşım ve stratejik iş planları, rantabl bir fizibilite ve kredibilite olanakları yaratmak gerekiyor. Bugünkü örgütsel yapı ile bu iş bir hayalden öteye gitmez.

Böyle bir şey olursa, futbol kulüpleri kendi ürünlerini satar konuma gelir. Bu sayede yayın gelirleri dağıtımı yeniden düzenlenebilir. Ama tüm bu işler gerçekten çok ciddi danışmanlık ve sıkı bir örgütlenme gerektirir. Kulüpler Birliği’nin bu konuda ne alt yapı, ne de üst yapı olarak birikimi ve iş yapabilme potansiyeli var.

Haberin Devamı

NEDİR ŞU İNGİLTERE MODELİ?

Dünyanın en çok izlenen ligi olan İngiliz Premier Lig, 1992’de bu ismi almının yanısıra bir de Premier Plc. adıyla anonim bir şirket kurdu. Ligdeki tüm takımlar şirkette pay sahibi. Yapılan sözleşmeye göre ligden düşen ekip haklarını lige yükselen yeni takımlara devrediyor. Futbol naklen yayın gelirleri Premier Plc. tarafından ihale ediliyor ve onun oluşturduğu havuz modeline göre paylaşılıyor. Gelir, ‘50:25:25’ şeklinde pay ediliyor.

Federasyon paranın yüzde 50’sini tüm kulüplere eşit dağıtıyor. Kalan yüzde 50’nin yarısı (yüzde 25) performansa göre kulüplere veriliyor. Son yüzde 25’lik pay kulüplerin popülaritesine göre (şampiyonluk sayıları vs) ödeniyor.

Federasyon da gelirden bir pay alıyor. Federasyonun asli görevi denetimden ibaret. Ligin pazarlanması ve işletmesiyle ilgilenmiyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!