Köşe yazarı eşek mi?

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Aralık 27, 2004 18:16

Ben köşe yazarı değilim, onun için Selahhatin Duman’ın “köşe yazarı = eşek, üstelik ... eşek” benzetmesinden gocunduğum söylenemez. Hani “yarası olan gocunur” diyecek bir sazan çıkar diye peşinen derim. Pazar günü “Bana gerçeği değil falımı söyle” diye yazdı Selahattin Duman. Doğrusu, yaptığı benzetme, köşe yazarı meslektaşlarım için biraz ağır geldi bana...


Şöyle diyordu Duman özetle:

Bana gerçeği değil falımı söyle...

Vatan Gazetesi'nin Yönetim Kurulu Başkanı olarak iki günden beri kendi kendime "Acaba nerede hata yaptım?" diye soruyorum..

Özellikle "personel politikasında.." ciddi bir hata yapmış olmalıyım.. Yapmış olmasam gazetenin köşe yazarları kendilerine ikinci bir iş bulma gayreti içine girmezlerdi..

İcra Kurulu Başkanı Zafer Mutlu ile Genel Yayın Müdürü Tayfun Devecioğlu'nu da defalarca uyarmıştım..

"Aman arkadaşlar.." diye diye dilimde tüy bitti.. "Personele verdiğiniz maaşları gözden geçirin.. Özellikle köşe yazarlarını ihmal etmeyin.."

*

Köşe yazarı kafeste bakıma muhtaç kuş gibidir.. Yemini suyunu eksik ettin mi ötmez, boynunu büküp öyle bakar.. Beklersin ki şakısın.. Ortalığı inletsin.. Hayır, o susar.. Mutsuzluğu yaşadığı kafesten dalga dalga yayılır..

Fikri birbirine karışır.. Dün ak dediğine yarın kara der.. Bunları bildiğimden ikisine de sıkı sıkı tembih etmiştim..

"Sadece maaş yetmez.. Her köşe yazarına bir torba yapın.. Her torbaya üçer kilo bulgur, birer torba kuru soğan, Komili'nin sızma zeytinyağından kiloluk birer şişe koyun.. Kırmızı mercimek ucuzdur.. Mutlaka bulunsun.. Kesme şekerini, çayını eksik etmeyin.. O torbaları yazarlara dağıtın.." diye..

(...)

Tabii ben Zafer Bey ile Tayfun Bey'e böyle dememişim.. Sanki "Köşe yazarlarına zaten Allah vurmuş, bir de siz vurun.." demişim.. Alın işte.. İlk fire geldi bile..

Bu gazetenin temel direklerinden, benim gönlümün nuru gözümün sürürü Haşmet Babaoğlu durduk yerde meslek değiştirdi..

"Köşe yazarlığının trakesini sıkayım.. Para astrolojide.." deyip yıldız falcılığına soyundu..

Bugün VATAN PAZAR'da ilk astroloji yazısını okuyacaksınız.. Bizim Pazar Eki'nin kızları da yaman.. Yakalamışlar Haşmet gibi potansiyel yıldız adayını.. Gaza getirmek için tam bir sayfa ayırmışlar..

Tepede Haşmet'in eli çenesinde güzel bir fotoğrafı, altında da "Yıldızlı semalardaki 'neşe' ne güzel şey!" diye dokuz sütuna başlık..

Şimdiden tuttu

(...)

Haaa! Bu arada Vatan Gazetesi elindeki değerli bir yazarı Astroloji Dünyası'na kaptırmış.. O başka!

Orasını bilmem.. Köşe yazarından iki kilo bulguru esirgersen bunları yaşarsın.. Ne demişler? Eşeği süren, gerisinde çıkan rayihaya katlanır..

*

Also sprach Duman Usta !

Dedim ya, beni kasmaz ama köşe yazarı olsam, bu benzetmeden kıllanırdım. Özellikle de Vatan’da yazsam... Hani “Bizim gazetenin Yönetim Kurulu Başkanı, Yılbaşı zammı öncesi, niye bizi sevilen eşeğe benzetiyor, niyeti bozuk olmasın sakın?” diye...

Çünkü...

“Eşeği süren, gerisinde çıkan rayihaya katlanır” sözü, Türk milletine münasebetsiz bir atasözünü hatırlatır da...

Haberle ilgili daha fazlası: