Yeni bir hayat peşinde vatansız kaldı

Güncelleme Tarihi:

Yeni bir hayat peşinde vatansız kaldı
Oluşturulma Tarihi: Mart 02, 2008 00:00

Kazakistan vatandaşı Z.A. (33), aşık olduğu bir Türk’ün peşinden yeni bir hayat kurma hayaliyle geldiği İstanbul’da vatansız kaldı. Sevgilisinin aslında evli olduğunu, bir gün karısının üç çocuğuyla kapısına dayanması üzerine öğrendi. O adamdan ayrılan Z.A. bir başka Türk’le evlendi ama bu evlilik de yolunda gitmedi. Bir süre sonra ayrı yaşamaya başladılar. Z.A., eşinin başvurusu üzerine mahkemece gıyabında evliliğin iptal edildiğini, bu karar gereği de vatandaşlıktan çıkarıldığını Nüfus İdaresi’nden gelen bir yazıyla öğrendi. Evlenip Türk vatandaşlığına hak kazanırken yasa gereği Kazakistan vatandaşlığından çıkmak zorunda kalmıştı. Ve artık vatansızdı.

Son umudunu avukatının Danıştay’da açacağı davaya bağlayan, vatandaşlık belgeleri tümüyle iptal edildiği için her an gözaltına alınıp sınırdışı edilme korkusuyla evine kapanan ve hukuken artık dünyanın en yalnız insanı olan üniversiteli hemşire Z.A.’nın sıradışı hikayesi.

Kazakistan’ın başkenti Almati’de 7 çocuklu Müslüman bir ailenin en küçüğü Z.A. tekstil ressamlığı bölümünde yükseköğrenim gördü. Ayrıca altı ay hemşirelik eğitimi aldı. Bir süre hemşire olarak çalıştı. Ardından Kazakistan’daki bir Türk şirketinde asıl mesleği tekstil ressamlığına başladı. Hevesliydi, Türklerle çalışmaktan mutluydu. Üç ay Türkçe kursuna giden Z.A., şirkette çalışan bir Türk’le sevgili oldu. Her şey yolundaydı. Bir buçuk yıl sonra sevgilisi onu Türkiye’ye götürmeyi teklif etti. Orada evleneceklerdi. 2001’de İstanbul’da birlikte yaşamaya başladılar: "Aylar geçti aradan. Kazakistan’daki evlilik vaadinden eser yoktu. Her defasında erteliyordu evliliği. Ben de huzursuzlanıyordum, ama çok da ses çıkarmıyordum. Çünkü hálá umudum vardı."

Bir gün sevgilisi işteyken sokak kapısı çaldı. Karşısında üç çocuğuyla orta yaşlı bir kadın dikilmiş, biraz mahcup, endişeli gözlerle sessizce seyrediyordu onu: "Kadın, sevgilimle evli olduğunu, çocuklarının babası olduğunu söylüyordu. Çok şaşırdım ve üzüldüm." Ne yapacağını bilmez bir halde kadını içeri davet etti. "Hikayesini anlattı. Eşinin kendisinden boşanmak istediğini söyledi. Onu da ’formalite evliliği yapacağım’ diyerek boşanmaya ikna etmeye çalışıyormuş. Sevgilim akşam eve geldiğinde olayı anlattım. Boşanacağını, benimle evleneceğini söyledi. Oysa bana karısından, üç çocuğundan hiç söz etmemişti. O gün onu terk ettim."

İKİNCİ ŞANS

Bir süre Kazakistanlı bir arkadaşının evinde kalan ve ufak tefek işlerde çalışan Z.A. Türkiye’de ikinci şansını bir arkadaşı kanalıyla tanıştığı M.A. ile denemeye karar verdi. 19 Temmuz 2002’de M.A. ile evlendiler. Anlattığına göre, bu evlilik de 19 ay sürdü. Zaten boşanmadan önce ayrı yaşamaya başlamışlardı. Ama Z.A. bu evlilik sayesinde Türk vatandaşlığına hak kazanmıştı. Türk vatandaşı olduktan sonra Çin’den doğal sağlık ürünleri ithal eden bir şirkette çalışmaya başladı. Kocası M.A.’dan ayrı yaşasa da her şey yoluna girmiş gibiydi. Ta ki Aralık 2007’de Nüfus Müdürlüğü’nden bir tebligat alana kadar. O tebligatta özetle, evliliğinin, eşinin açtığı dava sonucu gıyabında iptal edildiği, bu nedenle vatandaşlık kaydının da silindiği bildiriliyor, nüfus cüzdanını teslim etmesi isteniyordu.

Z.A. şimdi avukatının Danıştay’da açacağı davayı bekliyor. İçişleri Bakanlığı’nın vatandaşlıktan çıkarma kararının iptali için açılacak dava bitene kadar Z.A.’ya bir belge verilecek. Evlendiği sırada her iki ülke mevzuatı gereği Kazak vatandaşlığından da çıkmak zorunda kalan Z.A., yargı süreci tamamlandıktan sonra hukuk diliyle ’haymatlos’ belgesi alacak. Bu belgeyle Türkiye’de yaşayıp bir işte çalışabilecek ama her yıl belgenin yeniden değerlendirilerek onaylanması gerekecek. Yıllarca günlük tuttuğunu, geriye dönüp okuduğunda acı verdiğini görüp hepsini yaktığını söylüyor Z.A.: "Tam da ofis yeri bulmuştum. Tibet’e gidip 6 ay meditasyon eğitimi alacaktım. Doğal bitki pazarlamacılığında önemli bir eğitimdi. Şimdi herşey bir anda yok oldu. Planladığım hayat bu değildi..."

M.A. KAZAK KARISINI GIYABINDA NASIL BOŞADI?

M.A. resmen 19 ay evli kaldığı Z.A. hakkında 2004 yılında İstanbul Bağcılar Aile Mahkemesi’nde açtığı evliliğin feshi davasının dilekçesinde, ailesinin bulduğu bir kızla evlenme hazırlığı yaparken kütükte tesadüfen evli olduğunu fark ettiğini öne sürdü. M.A.’nın avukatı da müvekkilinin bir dönem uyuşturucu kullandığını, uyuşturucunun etkisi altındayken Aksaray semtindeki bir evde, bir evlilik çetesi tarafından davalı Z.A. ile iradesi dışında evlendirildiğini öne sürdü. Avukat, bu durumun, müvekkilinin AMATEM’de uyuşturucu tedavisi gördükten sonra ve ailesi tarafından evlendirilmek istendiği sırada kayıtlarda ortaya çıktığını iddia etti. Mahkeme hükmünü geçen yıl ikameti tespit edilemediği için ilanla tebligat yaptığı Z.A.’nın gıyabında verdi: "Davalıyla hiçbir şekilde bir araya gelmedikleri ve cinsel ilişkide de bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davalıya dava dilekçesinin ve duruşma gününün gazete ilanı ile yapıldığı anlaşıldığından, işbu kararın da davacı tarafından yeni adres bildirilmediği takdirde gazetede ilan edilmesine..." Karar, yasal süre içinde temyize gidilmediğinden kesinleşti. Z.A.’nın avukatı, davacının uyuşturucu kullandığına, AMATEM’de yattığına dair bir belge sunulmadığı, bir evlilik çetesi olduğuna dair belge verilmediği, davacının, davalının adresini bilmesine rağmen gerçekte hiç bulunmadığı bir adresi vererek yalan beyanla dava açıp kararın kesinleşmesine neden olduğu iddialarıyla Yargıtay Hukuk Dairesi Başkanlığı’na başvurdu ama sonuç alamadı.

3 YIL BEKLEYECEK

Z.A. vatandaşlık iptalinin Türk Vatandaşlık Kanunu ve Medeni Kanun’a aykırı olduğu iddiasıyla Danıştay’da dava açmaya hazırlanıyor. Avukatı İhsan Paksoy, müvekkilinin durumunu şöyle özetliyor: "Bu davayla vatandaşlık hakkını yeniden kazanacağına inanıyoruz. Danıştay başvurusu sonuç vermezse, müvekkilim vatansız durumuna düşecek. Haymatloslar için özel bir belge çıkarılıyor ve bulundukları ülkede ikamet ve çalışma hakkını kullanmaları için bu belge her yıl yenileniyor. Yabancılar hukukunda özel bir statüsü var. Kazakistan da, evlilik yapıp Türk vatandaşlığına geçtiği için Z.A.’nın vatandaşlığını iptal etmişti. Kendi ülkesinin vatandaşlığına dönmek istese, orada da evililik ve üç yıl ikamet gibi Türkiye’dekiyle aynı şartlar var."

HAYMATLOS KİME DENİR?

Hiçbir devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olmayan kişiye vatansız (haymatlos) denir. Türkiye’nin de imzaladığı 1948 İnsan Hakları Evrensel Sözleşmesi, 1954 Vatansız Kişilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme ve 1954 Vatansızlık Hallerinin Azaltılmasına Dair Sözleşme’ye göre vatansızlar, yabancılarla eşit hukuki statüye sahip. Ancak ülkeye kabul, çıkış, çalışma ve diplomatik himaye konularında vatansızların durumu zor. Yine de Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’ye göre, vatansızlara ayrımcılık uygulanamıyor. Dini özgürlükleri, mülkiyet, mahkemelerde taraf olarak bulunma, devlet eğitimi, sosyal güvenlik ve seyahat hakları var.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!