Yedi tepenin yedi mimarı Torino’yu fethetmeye gidiyor

Güncelleme Tarihi:

Yedi tepenin yedi mimarı Torino’yu fethetmeye gidiyor
Oluşturulma Tarihi: Haziran 21, 2008 00:00

Üç yıl önce İstanbul’da gerçekleşen Dünya Mimarlık Kongresi, bu sene İtalya’nın Torino kentinde düzenleniyor. 29 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasındaki kongre, pek çok ülkenin mimarlık alanındaki gelişmeleri yansıttığı özel sergileri Torino’ya taşınıyor.

Bu sergi vesilesiyle Süha Özkan başkanlığında 2006’da kurulan Dünya Mimarlık Topluluğu (World Architecture Community), Torino kent merkezindeki Palazzo Bertalazone di San Fermo sanat galerisinde "Türk Mimarlığı Şimdi" temalı iç içe iki sergi düzenliyor.

Bunlardan biri "Görüntüleri Anlatmak" adıyla mimar ve fotoğraf sanatçısı Sıtkı Kösemen’in objektifinden İstanbul’u panoromik olarak gösteren karelerden oluşuyor. Diğeri ise 7 mimarın katıldığı "7 Tepe 7 Mimar" başlığı altında Emre Arolat, Can Çinici, Mehmet Kütükçüoğlu, Şevki Pekin, Nevzat Sayın, Melkan ve Murat Tabanlıoğlu, Han Tümertekin’in yapıtlarından...

Sergiler sadece kongre süresince değil bir ay boyunca ziyarete açık olacak: "Şehrin içinde olup hem Torino halkına hem de orayı gezecek mimarlara daha uzun süre ulaşabilecek bir mekan arayışına girdik. Sonunda tarihi bir saray yavrusu olan Palazzo Bertalazone di San Fermo’daki sanat galerisinda karar kıldık. Mekanın parçalara bölünmüş yapısı serginin kurgusunu oluşturmamıza yardımcı oldu. Mimarlara ayrılacak yedi oda İstanbul’a da bir atıf yapma fikrini verdi. Ve sadece İstanbul’dan mimarların katılacağı "7 Tepe 7 Mimar" isimli tema oluştu" diyor Özkan.

Sergi için modern Türk mimarisinin üçüncü nesil mimarlarından en çok uluslararası isim yapan, en çok ses getiren, projeleri tartışılan, ticari olmayan işler yapmış yedi isim seçildi. 7 odada 7 mimar, eserlerini pano veya projeksiyon gibi farklı yöntemlerle gösterecek. İki odada ise "Görüntüleri Anlatmak" adıyla mimar ve fotoğraf sanatçısı Sıtkı Kösemen’in objektifinden İstanbul’un sosyal yapısının yansıdığı kareleri sergilenecek.

KENDİLERİNİ FARK ETTİRMEK İSTEYEN MİMARLARA AÇILIM SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ

Serginin fikir babası Mimar Süha Özkan, 15 yıl boyunca Colombia ve ODTÜ gibi üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı. Ardından 25 yıl Ağa Han Mimarlık Ödülleri’nin genel sekreterliğini yürüttü. 2005’te, İstanbul’da yapılan Uluslararası Dünya Mimarlık Kongresi’nin (UIA) başkanlığını üstlendi. 2006’da da emekliye ayrıldı. Fakat mimariye olan tutkusu peşini bırakmadı. Tüm birikimini daha geniş kitlelere duyurmak için Şefik Onat’la birlikte, 2006’nın başlarında, bir mimarlık danışmanlık şirketi olan Dünya Mimarlık Topluluğu’nu (World Architecture Community) kurdu. Şirket, kar amacı gütmeden sponsorlarla ayakta durmayı hedefledi. Özkan sadece Türkiye mimarisiyle ilgili çalışmalar yapmadıklarını söylüyor: "Ama ister istemez işlerimizde Türkiye ağırlıklı olarak yer alıyor. Bütün mimarlara, ama özellikle kendilerini fark ettiremeyen mimarlara açılım sağlamaya çalışıyoruz." Dünya Mimarlık Topluluğu, mart ayından beri www.worldarchitecture.org adresinde de hizmet veriyor. Ücretsiz olarak mimarların kendi projelerini yükleyip işlerini herkese duyurabildikleri, mimari haberlerin yer aldığı site, kısa sürede 30 bin kayıtlı üyeye sahip oldu. Özkan ve Onat, projeleri kapsamında çeşitli aktiviteler düzenlemeye ve mimarlık şirketlerine hizmet vermeye de başladı.

Emre Arolat

MİMARİ DÜŞÜNCEMİZİ TEMSİL EDEN ÖRNEKLER


Torino’da yer alan yapıların önemli bir bölümü, daha önce ilki İstanbul’da ve daha sonra Ankara, İzmir, Trabzon ve Kayseri’de olmak üzere Türkiye’nin farklı kentlerinde, açılan sergide bulunanlar. Bir de o tarihten sonra gündeme gelen yapılar ve projeler var. Dalaman ve Sabiha Gökçen Havalimanı, Maslak Bijoux, Kağıthane Ofisleri, Göktürk Metal Yapı Konut Yerleşimleri, Brüksel Kraliyet Antreposu, Santralistanbul, Maksimum Evler, Savoy, Evidea, Narlıdere, Misia ve Folkart Mavişehir Konutları, Astana ve Şişli Mixed-Use projeleri, Kervansaray Lara ve Makyol otelleri, İpekyol ve Siemens Fabrikaları ile Minicity, İzmir Fuar Alanı, Yalova Akkök gibi sosyal ve kültürel yapılar bunlar. Bu yapıları seçmemizdeki en önemli neden, birbirine benzemesi söz konusu olan bu projelerin, bağlamsal veriler nedeniyle birbirlerinden ne kadar ayrışabildiklerini doğrudan ve kolaylıkla örnekleyebilmeleri. Zira bağlamsallık ve spesifiklik, bizim peşinde koştuğumuz mimarlık düşüncesinin en belirgin unsurları.

Nevzat Sayın

GELENEKSEL YÖNTEMLERLE İYİ MİMARLIK OLABİLİR


Mimarlığın yapılan bir şey olmasının yanı sıra konuşulan birşey olması da çok önemli. Mimari genellikle gündemin birincil konularından değil. Özellikle Türkiye’de hiç kimsenin umurunda değil. Ben sergiye İzmir Dikili Yahşi Bey köyündeki taş yapılarımızla katılıyorum. Tek konuyla katılmayı, istediğim derinlikte anlatma fırsatı vereceği için tercih ettim. Bu yapıları istememin nedeni de küçük yapılar, geleneksel yöntemler ve bölgesel verilerle iyi mimarlıklar yapılabileceğini anlatmak. Giderek daha çok gösteri dünyasının önemli bir parçası olan mimarlık için ters bir örnek olması kışkırtıcı oldu. Globalleştikçe bol seçenekli ama tek merkezli olan modern dünyada başka modernliklerin de olduğunu bilmek ve yapmak doğrusu uğraşmaya değer bir konu.

Murat-Melkan Tabanlıoğlu

İSTANBUL’UN DEĞİŞİMİNDE  ROLÜ OLAN PROJELER


Biz sergiye İstanbul Sapphire, Levent Loft I ve II, DMC Ankara ve diğer medya projelerimiz, Kanyon, İstanbul Modern ve yurtdışı projelerimizden iki örnek olarak Abay Ofis ile Baku Kristal projeleriyle katılıyoruz. Bu yapıları tercih etmemizin nedeni İstanbul’un değişiminde önemli olduğuna inandığımız, bulvar projeleri olarak adlandırdığımız projelerle, medya binalarından örnekleri biraraya getirmek. DMC Ankara başkentte inşa edilen ilk medya merkezi olarak bu yıl tamamlanan ve 2008’de Ulusal Mimarlık Ödülü alan bir bina. İstanbul Modern bir mimari proje olmanın ötesinde kentsel anlamı olan bir oluşum. Baku Kristal ve Abay Ofis’iyse son dönem yurtdışında yaptığımız projelere örnek olarak seçtik.

Can Çinici

KÜRESEL KONUŞMA TARTIŞMA FIRSATI YARATIYOR


Dünya Mimarlık Kongresi’nin, mimarlık mesleği üzerine küresel bir konuşma, tartışma fırsatı yaratmasının eleştirel bir önemi olabileceğini düşünüyorum. Sergiye İzmir Alsancak Liman Bölgesi için kentsel tasarım önerisi, Büyük Mısır Müzesi için bir öneri, Evliyagil Evleri, Manavgat Evleri, Fibaline Projesi ve Bursagaz Yönetim Binası’yla katılıyorum.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!