GeriKelebek Yaygın bir sorun: Selülit
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yaygın bir sorun: Selülit

Sonuna ‘it’ takısı alan sözcükler çoğunlukla enfeksiyon belirtir. Örneğin bir organ seçin, diyelim prostat bu organın enfeksiyonuna prostatit deriz. Ya da bademciklerin tıptaki adı tonsil’dir. Bademcik iltihabına tonsillit diyoruz. İşte bir istisna selülit. İsmine bakınca bir iltihabi durum olarak algılanır ancak gerçekte selülit bir enfeksiyon değildir. Tıptaki adı hidrolipodistrofi’dir. Cilde yakın olan yağ dokularının günlük enerji kaynağı olarak kullanılmamaları sonucu ortaya çıkan bir şekil bozukluğudur. Selülit oluşmasında birçok etken sayılabilir ancak en büyük etken kadın olmaktır. Östrojen hormonunun selülite yol açması bu bozukluğun bluğ çağında ortaya çıkmasına yol açar. Hamilelik ve menopoz da selülitin ortaya çıktığı dönemlerdir.

NERELERDE OLUR?

 

Selülit genellikle bacakların üst kısımlarında, dizin ve bileğin iç kısımlarında, kalçalarda, baldırlarda ve nadir olarak da kolların iç yüzeyinde, kol altlarında, arkada bele doğru oluşur. Sıklıkla genel yağlanma sonucu oluşan şişmanlıkla karıştırılır. Oysa selülit zayıf insanlarda da olabilir ve genel yağlanmadan farklı bir durumdur. Derideki çirkin portakal görüntüsüne neden olan, dejenere olmuş yağ hücrelerinin hormonların da etkisiyle su tutması ve kılcal dolaşımın bozulmasıdır.

 

KİMLER TEHLİKE ALTINDA

 

Selülitin en önemli nedeni hormonlar olmasına karşın, genetik faktörler,psikolojik nedenler, beslenme alışkanlıkları, yaşam biçimi ve çalışma koşulları, dolaşım bozuklukları, ilaçların kötü kullanımı (özellikle doğum kontrol ilaçları) gibi nedenlerde selülit oluşmasında etkilidir.

 

Sinirli, heyecanlı, sıkıntılı insanlar selülite daha yatkın olmaktadır. Uykusuzluk çeken, yeterince dinlenemeyen kişiler, sürekli oturarak çalışan ve hareketsizlik nedeniyle kan akışının zorlaştığı özellikle ofislerde masa başında çalışanlarda selülit sık görülür. Ayrıca alınan besinlerin türü, miktarı ve gün içerisindeki dağılımı da barsak sistemini ve dolaylı olarak da selülit oluşumunu etkiler. Sigara, kahve ve kolalı içeceklerin kullanımı ve yağlı besinler, su içiminin az olması selülite neden olabilir. Özellikle selüliti olan ve bundan kurtulabilmek için tedavi görenlerin beslenme alışkanlıklarına dikkat etmeleri ve günde yaklaşık 2lt su içmeleri gerekmektedir.

 

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

 

Her kadın, selülitin yol açtığı çirkin görüntüden kurtulmanın hayalini kurar. Ancak selülit tedavisinde uygulanan birçok yöntem olmasına karşın, başarı için yaşam biçiminde değişiklik yapmak ve beslenme alışkanlığını düzene koymak şarttır. Uygulanan tedavi ne olursa olsun düzenli egzersiz ve sigarasız bir yaşam, kahve, kola ve yağsız bir diyet son derece önemlidir. Ayrıca az tuzlu beslenme tuz dokularda su tutulmasına neden olduğu için önemlidir. Taze sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık vermelisiniz. Sindirim sisteminizin düzgün çalışması ve açlık hissini bastırması için bol bol sıvı tüketmeyi de ihmal etmemelisiniz. Soda ve yeşil çay, selülit için çok ideal içeceklerdir. Yağların enerjiye dönüşmesinde katalizör görevi olan vitamin ve minerallerin alımına özen göstermek de yağ metabolizmasını hızlandırmak için son derece önemlidir. Özellikle C vitamini, magnezyum, iyot, demir alımı son derece önemlidir. Bunun için de yeşil yapraklı bitkiler, muz, domates, balık, brokoli, ıspanak, karnıbahar ve taze meyvelerin tüketilmesi önemlidir.

 

Egzersiz, yağ hücrelerinin içindeki depo yağları eriteceğinden son derece yararlıdır. Her gün yarım saat egzersiz yapın. Ayrıca selülitli bölgelere uygulanacak soğuk su şokuyla yağları yok eden stres hormonlarının salınımını arttırabilirsiniz.

 

Tüm bu önerilere uyulması elbette selülit tedavisinin başarı şansını arttıracaktır. Uygulanan tedavi yöntemlerinin en önemli ortak yanı selülite yol açan yağ hücrelerinin kanlanmasını arttırarak burada yağ yıkımını arttırıp, su tutulmasını engellemeleridir. Tedavi için, lazer, ultrason, mezoterapi, masaj, su terapisi, spor, elektrik tedavisi ve kozmetik ürünler kullanılmaktadır.

 

TEDAVİ UYGULAMALARI

 

Ulrasonoterapi, ses dalgalarının yol açtığı titreşimle selülite yol açan yağ dokusunu parçalayarak buradaki çirkin görüntüyü engelleyen bir yöntemdir. Yaklaşık olarak 10-12 seans uygulanmakta ve her seans ortalama 15 dakika sürmektedir.

 

Lazerise soğuk ve sıcak olmak üzere iki şekilde uygulanmaktadır. Soğuk lazer yağ hücrelerinin duvarlarını sağlamlaştırıp su tutulmasını önler. Sıcak lazer ise buradaki dolaşımı hızlandırarak etki eder. Lazer sistemi ile tedavi ortalama 20-25 seans gerektirmektedir.

 

Mezoterapi ise deri altı dokulara doğrudan ilaçlar enjekte edilerek yapılmaktadır. İlaçlar kılcal dolaşım yolu ile selülitli bölgeyi doğrudan etkiler. Fransa’da uzun zamandır uygulanmakta olan bir yöntemdir.

 

KOZMETİKLER HAKKINDA...

 

Kozmetikler konusunda son yıllarda son derece iddialı formüllerle piyasaya sürülen ürünler var. Ancak kozmetik ürünlerle tedavide portakal kabuğu görüntüsünden kurtulmak zaman almaktadır. Elbette içerdikleri mineraller ve yağ yıkımını harekete geçiren maddelerin de etkisi vardır ancak esas olarak uygulama sırasında yapılan masaj ve dolaşımın hızlanması ile de etkili olmaktadırlar.

 

Tüm bu tedavi yöntemlerinin yanında düzenli egzersiz ve beslenmeye dikkat etme sayesinde selülitleri tam olarak veya kısmen yok etmek mümkün. Ancak unutulmamalıdır ki bu yöntemlerin doktor ve diyetisyen gözetiminde uygulanması son derece önemlidir.

 

Selülit ne yazık ki kadınların yüzde 90’dan daha fazlasında var olan bir sorun. Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla akıllara gelen ve hızlıca kurtulma planları yapılan bir durum. Kurtulmak mümkün gibi görünüyor ancak dahaplanlı ve sportif bir yaşam biçimiyle ve doğru beslenme alışkanlığıyla.

 

Dr. Göksel,  Kariyer Destek / Sorun Yanıtlayalım / Sağlık bölümünde sorularınızı yanıtlıyor.

   

Op. Dr. Abdülkadir Göksel

 

www.kulakburunbogaz.com

 

Dr.Göksel'in yenibir.com'da yayınlanan diğer yazıları:

Kadınların korkulu rüyası: Menepoz!
Baş ağrsı ve sinüzit
Ses kısıklığını önemseyin!
Her 10 kadından birinin kabusu: Meme kanseri!
Burundan estetik ameliyat olmadan önce...
Gürültü sağlığımızı tehdit ediyor
Horlama Seksi Öldürüyor
Çocuklarda Alerji ve Sinüzit
Lazer ile Gözlüğe Elveda!
Ciddi bir hastalık: Şişmanlık (Obezite)

Denge Bozukluğu: Baş Dönmesi (Vertigo)
Kulak kiri bir hastalık mı?

Kanser, nedenleri ve savaş

Gırtlak Kanseri ve Sigara Bağımlılığı

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle