GeriKelebek Uma Thurman’dan süper saçmalık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uma Thurman’dan süper saçmalık

Uma Thurman’dan süper saçmalık
refid:2128342 ilişkili resim dosyası

Uma Thurman, süper kahraman olmaya soyununca ne olur? Gördük ki çok da iyi olmuyormuş. Thurman’ın G-Girl adlı kıskanç bir süper kadını canlandırdığı Eski Süper Sevgilim, kötü senaryosu va saçmalıklarıyla izleyenleri çileden çıkaracak bir film.

MY SUPER EX-GIRLFRIEND

Uma Thurman’dan süper saçmalık

ESKİ SÜPER SEVGİLİM
Yön: Ivan Reitman
Oyn: Uma Thurman, Luke Wilson, Anna Faris
Tür: Komedi/Romantik/Bilimkurgu
Süre: 95 dk.

Bu filmi seyrettikten sonra canınız büyük ihtimalle çok ama çok sıkılacak.

Filmin berbat olmasına, boşa giden zamanınıza, Uma Thurman’ın kendini harcamış olmasına kafayı takma ihtimalinizden söz etmiyorum. Onlar zaten elde var bir.

Eşitsizliğe kazan kaldıranlardansanız, asıl başka bir şeye üzülecek, kırılacak, isyan edeceksiniz.

Çünkü, Eski Süper Sevgilim, kadınların üstün olmasını, erkeklerde olmayan güçlere sahip olmasını kimsenin istemediğini açıkça ortaya koyuyor.

Erkek kahramanların filmlerine bu kadar özen gösterilirken, süper kahramanın bir kadın olduğu filmin böylesine kötü, özensiz olmasının başka bir açıklaması olabilir mi?

Ayda yılda bir kadın süper kahraman filmi çekilip, onun da izlenmez olmasının (bir de Tatlı Cadı vardı tabii) başka bir açıklaması var mıdır?

CİNSEL GÜCÜ DUVARA VURUYOR

Kadınların ikinci plana itildiğinin en güzel ve en son örneği Eski Süper Sevgilim, bizi yeni bir kadın süper kahramanla tanıştırıyor: G-Girl.

G’nin açılımı “Gorgeous”, yani “muhteşem”.

Bu ‘muhteşem kız’ımız, muhteşem olmadığı zamanlarda Jenny Johnson kılığında geziyor.

Süperkadın’ın dünyalı hali Jenny, aynen Süpermen’in Klark Kent’i gibi; gözlüklü, kumral, yere bakan, ama yürek yakmayan, içine kapanık bir tip.

Uma Thurman’dan süper saçmalık

G-Girl olduğu zamanlarda ise gözlüğü atıyor, mini etekli bomba gibi bir sarışına dönüşüyor.

Utangaç Jenny, kendine bir erkek arkadaş bulduğunda ona dört elle sarılıyor.

Matt Saunders (Luke Wilson), önceleri neye bulaştığından bihaber. Ama Jenny’le vakit geçirdikçe bu kadındaki tuhaflıkları anlamaya başlıyor.

Süper kadınla sevişirken tavana değil, duvara vurulurmuş. G-Girl’le seks yapmak, sanıldığı gibi başka dünyalara değil, başka odalara geçiş yapmak demek. Görünce anlarsınız, demekle yetiniyoruz tabii!

Bu tip zırvalıklarla sürüp giden film, Matt’in kendisini sıkboğaz eden Jenny’den soğuyup, gönlünü iş arkadaşı Hannah’ya (Anna Faris) kaptırmasıyla daha da absürd bir hal alıyor.

Süper kahraman hikayesinden çıkan film, bir anda bir kıskanç kadın filmine dönüşüveriyor.

Bu tip filmlerde kahramanın özel güçlere sahip, kötücül bir düşmanı olur.

G-Girl’ün düşmanı ise hemcinsi bir dünyalıdan başkası değil.

Süpermen, Lex Luthor’a, Örümcek Adam, Doktor Ahtapot’a karşı.

Peki ya G-Girl? Kıskançlıktan deliye dönen kadın kahramanımızın karşısında hiç bir özelliği olmayan, sıradan bir kadın var.

SEVİŞMEK AH NE HOŞTUR,YILDIZLARIN ARASINDA

Hayalet Avcıları, Altı Gün Yedi Gece gibi çok da iddialı olmayan filmlerle tanınan Ivan Reitman’ın yönettiği Eski Süper Sevgilim’in senaryosunun The Simpsons’ın yazarlarından Don Payne’e ait olması şaşırtıcı.

Simpsons gibi zekice yazılmış, dopdolu bir çizgi dizinin yazarından daha dişe dokunur, daha yaratıcı bir senaryo bekleyenler hayal kırıklığına uğruyor.

Peki ya süper kadın olma uğruna kariyerine leke sürmeyi göze alan Uma Thurman’a ne demeli.

Uma Thurman’dan süper saçmalık

Yıldızların altında değil, arasında, yani gökyüzünde sevişmekten hoşlanan, biraz çatlak ve aşırı kıskanç süper kadını oynamak çok cazip gelmiş olacak ki, senaryonun saçmalıklarını görmezden gelmiş.

Yine de Ucuz Roman (Pulp Fiction) ve Kill Bill’de oynamış bir oyuncunun bu filmde ne işi var anlamak güç.

Gözde komedi oyuncularından Owen Wilson’ın kardeşi olan Luke Wilson’ı da aynı şekilde kınamak gerek.

Aynı Uma Thurman gibi o da elinden geleni yapmış olsa da en büyük hatası bu senaryoya ‘evet’ demesinde.

Cinselliğine aşırı düşkün süper kadın, çocuk izleyiciler için hiç uygun değil.

Film, yetişkinler için de büyük bir vakit kaybı, dayanılması güç bir seyir.

İlle de Uma Thurman diye tutturanlardan değilseniz, uzak durmanızda fayda var.

 

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ

MIAMI VICE

Uma Thurman’dan süper saçmalık

Yön: Michael Mann
Oyn: Colin Farrell, Jamie Foxx, Gong Li
Tür: Macera/Polisiye
Süre: 134 dk.

Miami'de son tango

1980'lerin ünlü televizyon dizisi Miami Vice, yapımcısı Michael Mann'ın elinde başka bir şeye dönüşmüş ve eski tadından eser kalmamış.

Film, Sonny Crockett (Colin Farrell) ve Ricardo Tubbs’un (Jamie Foxx) acı bir haber almasıyla başlıyor. Federal ajan ve onlara haber sağlayan bir arkadaşlarının ailesi öldürülünce iki kafadarımıza acımasız uyuşturucu şebekesinin içine sızmak düşüyor.

Sinemada, televizyon dizisinin nostaljisini yapabilmeyi çok istemiştik, ama mümkün olmuyor ne yazık ki. Don Johnson'ın meşhur ettiği beyaz takımlar ve güzel kadınlardan eser yok. Zorlama bir aşk hikayesi de içeren Miami Vice, aksiyon sahneleri ve Michael Mann'ın stilize çekimleri sayesinde zevkle izleniyor belki, ama senaryo açısından tatmin edici olduğunu söylemek güç.

THE ANT BULLY


BİTİRİM KARINCA
Yön: John A. Davis
Tür: Animasyon-Aile-Fantastik-Macera
Süre: 88 dk.

Karınca kadar olmak

Yaz boyunca evinden karınca eksik olmayanlar, işte size karıncaların dünyasına yolculuk yapma fırsatı.

Yapımcıları arasında Tom Hanks’in de bulunduğu Bitirim Karınca, karıncaları öldüren Lucas adlı bir çocuğun, karınca boyutuna indikten sonra bu çalışkan ve dost canlısı hayvanlarla birlikte yaşadıklarını anlatıyor.

Bitirim Karınca, insanların, aynı Lucas gibi ‘bir sürü aptal karınca’ olarak gördüğü bu canlıların çok gelişmiş bir toplum yaşamı olduğunu gösteren, dostluk kavramını öne çıkaran sevimli bir animasyon. Çocuklar kaçırmasın.

PULSE

Uma Thurman’dan süper saçmalık

NABIZ
Yön: Jim Sonzero
Oyn: Kristen Bell, Christina Milian, Ian Somerhalder
Tür: Korku / Gerilim
Süre: 90 dk.

Dabbe’ye darbe

Dabbe’yi izlenmiş olanlar mutlaka bu filmi görmeli.

Aradaki farkı değil, benzerlikleri anlamak açısından.

Nabız, aynı Dabbe gibi, internet aracılığıyla yayılan intihar vakalarını konu alıyor. Kablolar aracılığıyla dünyaya yayılan yaratıklar, onlarla karşılaşanların intihar etmesine neden oluyor.

Sadece konu değil, özel efekt ve ses kullanımı konusunda da geçen yıl izlediğimiz Dabbe ile benzerlikler taşıyan Nabız'ın, Kiyoshi Kurosawa'nın 2001 yılında çektiği Kairo adlı filmin yeniden çevrimi olduğunu hatırlatalım!

LEMMING

Uma Thurman’dan süper saçmalık

KUZEY FARESİ
Yön: Dominik Moll
Oyn: Laurent Lucas, Charlotte Gainsbourg, Charlotte Rampling
Tür: Dram-Gerilim
Süre: 129 dk.

Modern yaşama ok

Yeni bir şehre atanan genç ve başarılı mühendis Alain Getty, karısı Benedicte ile birlikte yeni patronunu ve karısını yemeğe davet eder. Bu karşılaşma genç çiftin uyumunu zedeler. Bu feci akşam yemeğinin ardından o ana kadar düzen içinde süren hayatları birden kabusa dönüşür.

Modern şehir yaşamının çıkmazlarından yola çıkan Kuzey Faresi, gerilim sevenler için iyi bir alternatif sunuyor.

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False