Twitter’da tayt bulamadığını yazdı ‘Gel, kendi taytını üret’ dediler

Güncelleme Tarihi:

Twitter’da tayt bulamadığını yazdı ‘Gel, kendi taytını üret’ dediler
Oluşturulma Tarihi: Mart 23, 2013 00:00

Küçük Sırlar dizisiyle yıldızı parlayan, bu sezon Kuzey-Güney’le popülerliği artan Merve Boluğur, Adil Işık’ın alt markası Codentry için koleksiyon hazırladı. Koleksiyonun simgesi oyuncuyla özdeşleşen kırmızı dudak.

Haberin Devamı

Ben tasarımcı değilim’ diye başlıyor söze. Hiçbir zaman da böyle bir iddiası olmayacağını vurguluyor. Fakat bu mütevazı duruş ‘Küçük Sırlar’ yıllarından bugüne tarzıyla konuşmasına mani olmuyor. Bundan tam 2.5 yıl önce adL markası Küçük Sırlar dizisindeki karakterlerin tarzlarından yola çıkarak bir koleksiyon piyasaya çıkarmıştı. Dört ayrı karaktere ait koleksiyonda yüzde 72 gibi yüksek bir oranla en çok Merve Boluğur’un tarzı satmıştı. O gün bugündür, adL ile Boluğur’un birlikte bir koleksiyon üretmesi konuşuluyor. Proje için düğmeye basılmasınaysa Boloğur’un attığı şu tweet vesile oluyor: “Kendi zevkime göre tayt bulmakta zorlanıyorum.” adL markası danışmanları cevap vermekte gecikmiyor: “Gel o zaman kendi taytını kendin üret.” 

KUMAŞINDA GOTİKLİK VAR

Haberin Devamı

Çıkış noktasından da anlaşıldığı gibi koleksiyon tayt ağırlıklı. adL’nin 15-35 yaş arası genç kadınlara hitap eden markası Codetry etiketiyle piyasaya çıkan koleksiyon,  V yakalar, sırt ve bacak dekolteleri, feminenliği yansıtan vücudu saran elbiseler, uzun dar etekler, mini dantel şort, bluzlar ve gömleklerle hayli iddialı. Akışkan görünümlü saten kumaşlar, tül garniler, deri, krep ve örme kumaşlar ağırlıkta.
Ana tema gotik. ‘Çünkü’sünü Boluğur’dan dinleyelim: “Koleksiyonu oluştururken 16’ncı yüzyıl Barok döneminin gotik temalarından esinlendim. Eski dönemin karakteristik siluetlerini günümüzün modern, dişi ve keskin hatlarına uyarladım. Seksiliği öne çıkarmak için kırmızı rengini sıkça kullandım ve dantel kumaşlara da detaylarda yer verdim.” Tişört tasarımlarında masalsı bir dünya hayal eden Boluğur, ‘cankuntaran’ niteliğinde hem gündüz hem gece kullanımlık, elbileseler de tasarladı. İlersi için ufak bir sürprizi var: “Koleksiyona yakında mezuniyet elbiseleri de ekleyeceğim.”

Logosu kırmızı dudak

Boluğur, tam bir kırmızı ruj kadını. Makyaj yapmaya başladığı günden bu yana dudakları hep kıpkırmızı. Küçük Sırlar’da canlandırdığı karakter de kendi gibiydi. Hal böyle olunca kırmızı dudaklar oyuncunun imzası gibi oldu. Doğum günü pastasının bile kırmızı dudak şeklinde olduğunu anlatıyor. Codentry koleksiyonunun logosunda da bir kırmızı dudak var.

Haberin Devamı

Boluğur’un stil kodları

Favori dekoltesi: Göğüs ve sırt
Favori kumaşı: dantel
Favori rengi: Tabii ki siyah. Bana kalsa bütün koleksiyonu siyah yapabilirdim.
Favori etek boyu: Hem modadan kaynaklı hem de dar kalem elbiseleri çok sevdiğim için diz altı

Emir Yargıcı değil Emir Kusturica

/images/100/0x0/55eabb98f018fbb8f893339b

Her sezonu film tadında kurguluyan, ortaya adaşı Emir Kusturica gibi şahane kareler çıkaran Emir Yargıcı ve markasının başarı şifrelerini Yargıcı’nın yaratıcı ekibiyle çözdük, istikrarın sırrını onlardan dinledik

Bana göre kendini bir Türk markasından çok yabancı bir marka gibi konumlandıran bir marka Yargıcı.  Kimliği çok net, istikrarı çok keskin, tarzı çok sakin. Sezonlar arasında büyük dalgalanmalar yaşanmaz, her sezon birbirini tamamlar. Tasarımları bağırmaz, hepsi konfora hitap eder ve yüzde yüz giyilebilirdir.
Tespitlerimi Yargıcı’nın tasarım ekibi lideri Beril Goral tamamlıyor: “Bu saydıklarınızda Emir Yargıcı’nın etkisi çok. Markanın anayasasını o belirledi, hepimizi de o yetiştirdi. Gözükmeyen birçok kuralımız var. En önemli kural abartıya kaçmamak. Müşteri mağazaya girdiğinde tazelik duygusunu yakalamalı.” Görsel tasarım ekibi lideri Gülüm Atiz devam ediyor: “Her sezon Emir Bey liderliğinde yazdığımız hikâyeye sadık kalıyoruz. Ve üretilen her parçanın birbiriyle uyumlu olmasına, uyumlu bir şekilde sergilenmesine dikkat ediyoruz. Bizde bütünlük kutsaldır, bozulmaz.”
Yargıcı’da her sezon yeni bir film gibi. Önce senaryo yazılıyor, sonra tasarımlar üretiliyor ve vizyona çıkıyor. Emir Yargıcı, adaşı Emir Kusturica’dan farksız, en az onun gibi usta bir yönetmen. Trendler, akımlar Yargıcı’yı pek etkilemiyor. Onlar her sezon farklı bir kadının hayat hikâyesini anlatmanın peşinde. Dolayısıyla içtiği kahvesinden taktığı gözlüğe, yetiştirdiği çiçekten okuduğu kitaba her detay tek tek yazılıyor. Yargıcı’da çalışan herkes çalışmaya başlamadan önce bu senaryoyu okuyor ve bu kadının var olması için oynayacağı role çalışıyor.

Haberin Devamı

Her sezon 2500 aksesuar

2013 ilkbahar-yaz filminin adı Danimarkalı kızın Havana Seyahati. Emir Yargıcı ve ekibi Kopenhag’ın hızlı yaşamından, Havana’ya tatile giden bir kadın yaratmış. Kendisi iç mimar ve blogger. Küba’ya ilham aramaya gidiyor ve bulduğu her duyguyu, fikri, rengi her gün blog’unda paylaşıyor. Havana’yı bildiğimiz retro sokaklarında değil, bilmediğimiz plajlarında, ıssız noktalarında yaşıyor. Ortaya etnik detaylarla bezeli bir koleksiyonun filmi çıkıyor.        
2001’de krizinden sonra Yargıcı erkek bölümünü kapattı, bu kez aksesuara yoğunlaştı. Aksesuar bölümünün başındaki Suzet Levi her şeyin paşmina çılgınlığıyla başladığını anlatıyor: “Hep anlatılır o kadar farklı paşminalar vardı ki kadınlar paşmina istiyoruz diye camlara falan yapışıyordu. Paşminanın ardından Hindistan’dan şal koleksiyonu getirtildi. Şallarda çok başarılı olunca aksesuarlar ithal edilmeye başladı. Bugün cironun yaklaşık yüzde 40’ı aksesuardan geliyor. Her sezon 2500 farklı ürün giriyor mağazalara, ayrıca aksesuar mağazaları da var.”

Haberin Devamı

Eleştirilen parmak izini kumaşa bastı

Bu sezon Paris Moda Haftası’nda defile yapmak yerine kendine 230 metrekarelik bir showroom açan Arzu Kaprol, Paris’teki imajını nasıl tazeledi?

3 yıl evvel, Arzu Kaprol İstanbul’da prestijli bir tasarımcı markasıydı. Aslına bakarsanız Paris Moda Haftası’na gidip dünya moda haftalarıyla rekabet etmeye pek de ihtiyacı yoktu. İstanbul’da işler tıkırındaydı. Fakat Paris Moda Federasyonu’ndan gelen bir davet mektubuyla işler değişti. Federasyon, Arzu Kaprol’u kendi araştırmalarıyla bulmuş, resmi takvimde defile yapmasını rica ediyordu. Karşı duramadı, kabul etti. En kötüsü ilk defilede başına geldi. Saati Louis Vuitton ile Miu Miu defilelerinin arasında yer alıyordu. Yüzlerce moda basını Louis Vuitton’dan çıkıp Arzu Kaprol’a gelmişti. Koleksiyon simsiyahtı ve pleksiden aksesuarlar, korsajlar da içeriyordu.
Defile iyi geçmiş gibiydi ama ertesi gün Associated Pres’in moda yazarı şöyle bir yorumda bulundu: “Arzu Kaprol koleksiyonu kıyafetlerin üzerindeki parmak izleri ve podyumda çarpışan mankenlerle hatırlanacak. Bu söylediklerim size minör hatalar gibi gelebilir. Ama Paris Fashion Week resmi takviminde defile yapıyorsanız, bunlara dikkat edeceksiniz.”

Haberin Devamı

MİNİK BİR ELEŞTİRİ NELERE KADİR

Kaprol, birkaç ay eline kalem almadı, son derece üzgündü. Yaşadığı depresyon sonrası tasarıma ve ürüne bakış açısını kökten değiştirmeye karar verdi. Parmak izi rüyaları gördüğü iki ayın sonunda kendi parmak izlerini tarattı, desen haline getirdi ve kumaşa bastı. “Hiç kafamı bozmayın bir sonraki koleksiyona ayak izimi koyarım” dedi. Paris Fashion Week’teki bir sonraki koleksiyonu parmak izi üzerine kurgulandı. Bir taraftan da muazzam bir teknik işçilik altyapısına gidildi. Marka kimliği, dünyada Arzu Kaprol tasarımına neden ihtiyaç olduğu tekrar tekrar sorgulandı. Türkiye’de kalsaydı bu sorgulamaya hiç ihtiyaç duymayacaktı. O minik eleştiri Arzu Kaprol markasını öldürüp, tekrar diriltti. İçinden başka bir tasarımcı çıktı, başka bir teknik göz gelişti. O kadar ciddi bir yol kat edildi ki La Figaro dergisi bir tür drapeye Arzu Kaprol tekniği ismini verdi.
Şimdi sıra ikinci adımda. Kaprol, Paris’teki kalıcılığının kanıtı olarak Paris Rue Saint - Honoré’de 230 metrekarelik bir showroom açtı. Artık defilelerini ve tanıtımlarını kısa aralıklarla kendi mekânında yapacak. Kaprol anlatıyor:  “Benim kıyafet-lerim yakından bakıl-dığında kıymetli. İşçiliği kalitesi öyle ortaya çıkıyor. Defilede bile göründüğünden daha güzel kıyafetler yaptığımı düşünüyorum. Showroom’da herkesle birebir ilişki kurup bunu markamı daha iyi anlatacağım.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!