Bu adama tahammül edemiyorum

Güncelleme Tarihi:

Bu adama tahammül edemiyorum
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 28, 2019 07:55

Tolga Güleç, bu sezon Kanal D’nin iddialı dizilerinden “Leke”de karşımıza çıktı. Hırsları uğruna kötülük yapmaktan çekinmeyen bir işadamını canlandıran oyuncu, “Mehmet’in hiçbir şeyine tahammül edemiyorum. Bu karakteri oynamayı da o yüzden seviyorum, beni zorluyor” diyor.

Haberin Devamı

◊ Bugüne kadar pek çok dizide rol aldınız. Yeni işiniz “Leke”yle ilgili neler söylemek istersiniz? Bu dizinin farkı ne sizce?

- Klişelerden mümkün olduğunca uzak kalmaya çalışan bir dizi “Leke”, bunun büyük fark yarattığını düşünüyorum. Günümüz kadınının sorunlarını, yalnızlığını, tek başına hayatta kalma ve hayata tutunma mücadelesini anlatan bir dizi, bu da onu farklı kılıyor. Senaryosunu farklı bulduğum için “Leke”yi çok sevdim ve değişik bir karakter oynamak istediğimden tercih ettim.

◊ Dizide hırslı işadamı Mehmet’i canlandırıyorsunuz. Karakteri dinleyebilir miyiz sizden?

- Mehmet’in en büyük zaafı zaten hırsı. İktidar için yapamayacağı şey yok, bu da karakteri kötü yapan baş etken zaten. Her şeyini en tepede olmaya programlamış biri, bunun için babasını bile tanımaz.

Haberin Devamı

ÖFKESİNİN BİR NEDENİ OLMALI

◊ Mehmet neden bu kadar öfkeli ve hırslı?

- Her şeye karşı bir öfkesi ve hırsı var, bunun bir nedeni olmalı bence de. Çocukluğunda yaşadığı bir travma olabilir, başka bir şey de olabilir. İnsan durup dururken böyle olmaz, ilerleyen bölümlerde bunun nedenini mutlaka göreceğiz.

◊ Mehmet’in tahammül edemediğiniz bir yanı var mı?

- Ben Mehmet’in hiçbir şeyine tahammül edemiyorum! (Gülüyor) Bu karakteri oynamayı da o yüzden seviyorum, beni zorluyor. Canlandırdığınız karakterde size ait bir şey yoksa, oyunculuk açısından gelişiyorsunuz. Böyle olması işime geliyor yani.

◊ Sette ortam nasıl? Rol arkadaşlarınız Burak Sevinç, Melis Sezen ve diğer oyuncularla ilişkiniz nasıl?

- Şu ana kadar çok şükür hiçbir setimde kimseyle sorun yaşamadım. Aksine, hep problem çözen adam oldum. (Gülüyor) Bu sette de herkesle aram iyi. Sette herkesin herkesle arası çok iyi. Ego barındırmayan setleri seviyorum.

HENÜZ GELMEK İSTEDİĞİM YERDE DEĞİLİM

◊ Set dışında hayatınız nasıl gidiyor? Hobilerinize zaman ayırabiliyor musunuz?

- Spora vakit ayırmaya çalışıyorum. Vakit buldukça oyun izlemeye çalışıyorum. İş temposundan da şikayetçi değilim, sette olmayı seviyorum. Hatta kitaplarımı ve oyun tekstlerimi setteki boşluklarda okuyabiliyorum.

Haberin Devamı

◊ Oyunculuk kariyerinizde olmak istediğiniz yerde misiniz? Hedefleriniz neler?

- Elbette gelmek istediğim yerde değilim henüz. Daha yapacak çok işim var. Bol bol sinema filmi çekmek istiyorum, tiyatro oyunlarında rol almak istiyorum, bir oyun yönetmek istiyorum... Bir sinema filmi projem var, taslaklarda bekliyor. Bir gün imkan bulduğumda onu çekmek istiyorum. Yapacak çok şey var yani.

Bu adama tahammül edemiyorum

ŞÖHRETİ ÖNEMSEMEM BAŞARILI OLAYIM YETER

◊ Artık şöhrete ulaşmış bir oyuncusunuz. Eskiye özlem duyuyor musunuz?

- Ben şöhretle “Öyle Bir Geçer Zaman ki” döneminde, 2010’da tanıştım. İlk zamanlar “ne garip bir şeymiş, herkes bana bakıyor, fotoğraf çektirmek istiyor” falan demiştim. Çok çekingen bir adam olduğum için utanıyordum bu durumdan. Fakat daha sonra bunu sindirmeyi öğrendim. Etrafıma bakıyorum; herkes bir şekilde şöhret olmuş ve bir hayran kitlesi oluşturmuş. O yüzden başarıyla şöhreti karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum. Ben başarılı olayım, bana yeter de artar bile. Gerçekten işin şöhret kısmını önemsemiyorum. Eskiden nasılsam, şimdi de bir farkım yok inanın.

Haberin Devamı

◊ Son olarak buradan izleyicilere neler söylemek istersiniz?

- Bizi sevip sahiplenen, bu hikayeye inanan, güvenen seyircilerimize sonsuz teşekkür ediyorum. Bizi bırakmadıklarına pişman olmayacaklar.

UZUN TATiLLERDE SIKILIYORUM

◊ Yaz geliyor. Tatil planınız var mı?
- Ben çalışmayı çok seviyorum. O yüzden tatil planı yapmak yerine öncelikle yazın iyi bir sinema filmi yapabilir miyim derdindeyim. Fakat araya mutlaka uzun olmasa da tadında bir tatil sıkıştırmak istiyorum. Uzun tatil sürelerinden hoşlanan biri değilim, 1 hafta sonra sıkılmaya başlıyorum.

◊ Peki tatile bir rota belirleyip gitmeyi mi tercih edersiniz, yoksa plansız gidip keşif yapmayı mı?
- Plansız yaşamak huyum değil. Bu yüzden nerede, ne zaman, kaç gün kalacağım ve neler yapacağımı önceden belirlemek beni rahatlatıyor.

Haberin Devamı

HUZUR BULDUĞUM TEK YER MODA

◊ Sakin bir semtten, İstanbul’un en popüler adreslerinden Moda’ya taşındınız. Neden semt değiştirdiniz? Yaşamınızda başka değiştirmek istediğiniz neler var?
- Moda’yı çok seviyorum. Daha önce de 7 yıl Moda’da kalmıştım. Bir 5-6 ay uzaklaşmayı denedim, baktım olmuyor geri döndüm. Moda’sız İstanbul olmuyor. Huzur bulduğum tek yer orası. Şu an yaşamımda değiştirmek istediğim bir şey yok. Her şeyi rayına, yoluna koydum çok şükür.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!