Sokakta yaşıyorum

Güncelleme Tarihi:

Sokakta yaşıyorum
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 30, 2002 00:00

EVİ onlara bıraktım.Kapıdan sessizce sıvıştım. Şimdi sokakta yaşıyorum.Deniz kenarlarında, banklarda, çınaraltlarında...Nerede bir tente görsem... Altında üç masa beş sandalye varsa eğer geçip oturuyorum.Aslında yeni yıkanmış taşlıklar istiyorum.* * *Evi onlara bıraktım.Her gün biraz daha çoğalanlara...Kim onlar?Hiç kimse. Canları yok. Ama isimleri var. Vazo, kül tablası, şamdan, biblo, mum, abajur, tablo, tabak çanak, şu bu. Bazılarının ismi de yok, fonksiyonu da.Her sabah kapıyı çekip çıkıyorum. Ne halleri varsa görsünler.Ev küçüldü, küçüldü, küçüldü, minicik oldu sanki.Yolu Paşabahçe'ye düşmüş fil gibiyim. Arkamda şangırtılar bırakarak yürüyorum. Çarpmamak mümkün değil ki. Önümü arkamı, sağımı solumu sarmış durumdalar.Artık ben fazlayım.Ev onların oldu. Her santimetrekareye yerleştiler. Bana yer yok.* * *Bakıyorum, uzaktan bir şilep geçiyor. En yakın bardak altlığı, ne idiği belirsiz minik kutu, içi ıvır zıvır dolu çanak da aynı uzaklıkta olsun istiyorum. Burnumun dibinde oysa.* * *Aslında evin önüne bir kamyon dayamak istiyorum. ‘‘Evden Eve Nakliyat’’ değil ama... ‘‘Evden Çöpe Nakliyat.’’ Var mı böyle bir firma? Alsın, götürsün, döksün.İki yatak kalsın, iki de koltuk. Yeter.Ama atamam ki... Hepsiyle duygusal bağım var.Eşyalarla duygusal bağ kuruyorum ben. Hatta buruşturduğum káğıt mendili bile atamıyorum. Üzerinde elimin sıcaklığı var, kıvrımlarına aşina olmuşum, son on dakikayı paylaşmışız, falan filan.* * *Hakikaten eşyadan mı sıkıldım?Yoksa bu evden tüymek için bir bahane mi? Bir yaz hastalığı mı?Kış gelince ‘‘Evim evim güzel evim’’ der miyim yine?Bilmiyorum. Bildiğim, sokakta yaşadığım.Hayatı bir omuz çantasına sığdırdım, sokak sokak geziyorum.Ev, ev değil depo artık. Evet evet... Anahtarı çevirince takla atan köpek yavrusu, kuru çiçekler, yastık kılıfları için tutmuştum zaten ben bu evi.* * *Aslında bir kapı önü olsaydı...Ama yok. Bütün mesele bu işte.Balkonlar kesmiyor.Kapıyı açınca ayağımı sokağa bassaydım. Açar, kapar, girer, çıkar, basar, oturur, kalkardım.Şimdi öyle mi, içeri girdin mi içeride kalmalısın. Durmadan apartmanın önüne çıksam, girsem, çıksam, girsem... Kaldırımı yıkasam, bir sandalye atıp otursam... Deli demezler mi?Derler.Zaten bu yazıyı okuyunca da diyecekler.MIŞ-MUŞEbru Gündeş, ‘‘Sesim var, şova gerek yok’’ demiş.Lakin meydan ‘‘Şovum var, sese gerek yok’’ diyenlerin.*Sütlü nuriye 12 Eylül tatlısıymış.Tatsız nuriye daha uygun olurdu.*ABD'de aldatıldığını öğrenen kadın, eşinin üzerinden arabayla 5 kez gidip gelmiş.Sadece 5 kez gidip gelişi arabanın arıza yapmasındandır.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!