Sinema

Güncelleme Tarihi:

Sinema
Oluşturulma Tarihi: Mart 02, 2007 00:00

The Number 23

Yön: Joel Schumacher

Oyn: Jim Carrey, Virginia Madsen, Logan Lerman, DannyHuston

Basit bir numara insanın başını ne kadar belaya sokabilir


23 sayısını koyu bir saplantı háline getiren Walter Sparrow (Jim Carrey), bir zamanlar ideal olan hayatını gerek
/images/100/0x0/55ea846af018fbb8f88525fa
kendisinin gerekse sevdiklerinin ölümüne yol açabilecek, psikolojik bir işkenceye dönüştürür. Bir türlü elinden bırakamadığı 23 Numara adlı gizemli romanın etkisiyle, geçmişindeki sırların kapısını açmaya mecbur kalır. Karısı Agatha (Virginia Madsen) ve ergenlik çağındaki oğlu Robin’i (Logan Lerman) de peşinden sürükler. Eğer 23 sayısının ardındaki gücü çözebilirse, geleceğini de değiştirebilecektir.

Yapımcılar, komedilerde görmeye alıştığımız Jim Carrey’nin, rolün üstesinden geleceğini biliyorlardı, ama bilmedikleri bir şey vardı: Carrey’nin de 23 sayısıyla kişisel bir bağının olduğu. Carrey’nin bu konudaki açıklamaları şöyle: "Birkaç yıl önce şirketimin adını JC23 olarak değiştirdim çünkü uzun zamandır bu sayıya bir tür saplantı duyuyorum. Kanada’daki bir arkadaşımda bu takıntı vardı ve bana bunu anlattıktan sonra araba plakaları falan gösterip nasıl 23 sayısına işaret ettiklerini açıkladı. Önce bunun çok saçma olduğunu düşündüm ama sonra her yerde bu sayıyı görmeye başladım. Sonunda kendimce İncil’deki 23. ayetin korkusuz yaşamayı konu aldığı görüşünü benimsedim. O yüzden de şirketimin adında bu sayıyı kullandım". Fernley Phillips’in orijinal senaryosuna dayanan 23 Numara, gizemli öyküsü ve şiddet sahneleriyle öne çıkan bir psikolojik gerilim.

23 muamması nedir

Tüm olayların doğrudan 23 sayısıyla, 23’ün permütasyonlarıyla, ya da 23’le ilgili başka bir numarayla bağlantılı olduğu inancıdır. İşte 23 muammasına dair birkaç örnek:

1. Her ebeveyn çocuğun DNA’sına 23 kromozom verir.

2. Kanın tüm vücuttaki dolaşımını tamamlaması 23 saniye sürer.

3. İnsanlarda cinsiyeti belirleyen 23. kromozomdur.

4. Latin alfabesinde 23 harf vardır.

5. Julius Caesar suikast sırasında 23 kez bıçaklanmıştır.

6. Dünya’nın ekseni 23.5 derece eğridir.

7. Tapınak Şövalyeleri’nin 23 Büyük Üstad’ı vardır.

8. William Shakespeare 23 Nisan 1564’te doğmuştur.

9. William Shakespeare 23 Nisan 1616’da ölmüştür.

10. Eski Mısır ve Sümer takvimleri 23 Temmuz’da başlar.

11. Joel Schumacher ile Jim Carrey’nin isimlerindeki harf sayısı 23’tür.


Adem’in Trenleri

Yön:
Barış Pirhasan

Oyn: Nurgül Yeşilçay, Cem Özer, Ümit Çırak, Derya Alabora

Başkalarının günahını taşıyanlar


Hasan Hoca (Cem Özer), Bekir’in (Atıf Emir Benderlioğlu) birlikte olup sonra terk ettiği Hacer’i (Nurgül Yeşilçay) ailesinden korumak için nikáhına alır. Bekir’in günahını yıllarca sırtında taşır. Bunu Allah’ın sınavı kabul eder. Onca yoksulluğuna rağmen Hacer’e ve kızına karşılık beklemeden bakar. İki tarafın da kabullendiği bu yaşam, Hasan Hoca’nın küçük bir tren istasyonuna imam olmasıyla değişir...

Gerçek hayattan yola çıkan Adem’in Trenleri, küçük tren istasyonunun çevresinde yaşayan insanlar arasında bir çocuğun; Adem’in gözüyle, insani değerleri sorguluyor. "Kimi insan kendi günahlarını taşır, kimi de başkalarının günahlarını..." sloganıyla hareket eden film, "Günah ve sevap nedir?", "İnsan ne zaman iyilik, ne zaman kötülük etmiş olur?" sorularına yanıt arıyor.

Notes On a Scandal

Yön: Richard Eyre

Oyun: Judi Dench, Cate Blanchett, Tom Georgeson

Kontrolsüz tutkular


Londra’da bir orta öğretim okulunda, demir yumruk olarak tanınan, disiplinli ve münzevi kişiliği ile dikkat çeken Barbara Covett, kedisi Portia dışında tek bir dostu olmayan yalnız bir kadındır. Barbara’nın hayatı, çalıştığı okula yeni gelen sanat öğretmeni Sheba Hart’ın varlığı ile değişir. Barbara, kısa bir süre sonra Sheba’nın öğrencilerinden biri ile aşk yaşadığını öğrenir... Film, Zoe Heller’ın 2001 yılında yayınladığı "What Was She Thinking: Notes On a Scandal" adlı romanından uyarlandı. Heller kitabını şu sözlerle özetliyor: "Dostluk ve seksüel ilişkilerin zehrini anlatıyor. Bu gerçekten iki farklı takıntının hikayesi, iki kadının engelleyemedikleri ve kontrol edemedikleri tutkularının hikayesi."

Skandal, yalnızlık ve iletişimsizlik gibi çağımızın en büyük sorunları üzerinde kafa yoran etkileyici bir psikolojik gerilim. Filmin en büyük artısı ise beyazperdenin en iyi kadın oyuncuları arasında gösterilen Judi Dench ve Cate Blanchett’in başrolleri paylaşması.

The Ugly Duckling and Me!

Yön: Michael Hegner, Karsten Kiilerich

Yeni nesil Çirkin Ördek


Hans Christian Andersen’in ünlü masalı Çirkin Ördek Yavrusu’nun uyarlaması olan film, Çirkin Ördek Yavrusu ile annesi Ratso’nun maceralarını anlatıyor. Üstüne üstlük Ratso bir baba olması gerekirken Çirkin Ördek Yavrusu için anne rolünü üstleniyor. Dürüst olmak gerekirse Ratso, Çirkin Ördek’in ne annesi ne de babası olabilecek nitelikte; çünkü Ratso bir fare. Zavallı farecik Ratso’nun tek günahı, Çirkin Ördek yumurtadan çıkarken onun yanında olmak. Hoşgörüsüzlük, dar kafalılık ve önyargılarla mücadelesini eserlerine yansıtan Andersen’in masalından uyarlanan bu sevimli animasyon, orijinal eseri yeniden yorumluyor.

The Pursuit of Happyness

Yön: Gabriele Muccino

Oyn: Will Smith, Thandie Newton, Jaden Smith, Brian

Howe

Amerikan rüyasını gerçekleştirenler

Chris Gardner, zeki, yetenekli ve çalışkan bir satıcıdır. İki yakasını bir araya getirmek için çabalarken, duruma dayanamayan karısı evi terk eder. Kısa bir süre sonra da ev sahibi tarafından oturdukları daireden çıkarılırlar. Chris kendini ve beş yaşındaki oğlunu San Francisco sokaklarında bulur... Film, 2003 yılında yayınlanan "20/20" adlı programda, Chris Gardner adlı bir Amerikan vatandaşının sıradışı yaşamının anlatıldığı bölümden yola çıkılarak çekildi.

Buradaki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterilen Will Smith, Amerikan rüyasının vücuda gelmiş hali olarak tanımladığı film hakkında şu yorumu yapıyor: "Bu ülke, kendi irade ve kararlılıklarıyla donanmış insanların kendi hayatlarını, kendi durumlarını en dipten zirveye taşıyabilecekleri umudunun üzerine kuruldu. Ne zaman böyle büyüklük ve azim gösteren birini görseniz, doğal olarak kendinize şöyle sorarsınız: Ben bunu yapabilir miydim? Bu adamın, Chris Gardner’ın yaptığı gibi erkeklik, babalık, kocalık gösterip sıkıntılara karşı koyabilir miydim? Bu soruların hepsini kendime sordum."

Romantik

Yön: Sinan Çetin

Oyn: Teoman, Okan Bayülgen, Yasemin Kozanoğlu, Toprak Sergen, David Hemmings

Yılan hikáyesine dönen Romantik vizyonda

Sinan Çetin’in yedi yıl önce çektiği Romantik, nihayet vizyonda. Sinan Çetin her ne kadar "Para benim, istediğim zaman vizyona sokarım. Bir film vizyona girdiğinde doğar" dese de bu yedi yıl içinde film hakkında o kadar çok şey yazılıp çizildiği ki, birçok sinemaseverde Romantik’e karşı bir bıkkınlık oluştu. Öyküsüne gelince: Ömer ve Gökhan iki yakın arkadaştır. İkisi de Yasemin’i sever. Ömer istemeden bir cinayet olayına karışıp kaçmak zorunda kalır. Gökhan da Yasemin ile birlikte olur. Filmin öyküsü aslında tam bu minvalde gelişmiyor, daha şaşırtıcı kulvarlara yelken açıyor deyip Romantik’i izleyeceklere haksızlık etmeyelim.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!