Renk olsun diye öpüşmem

Güncelleme Tarihi:

Renk olsun diye öpüşmem
Oluşturulma Tarihi: Nisan 14, 2009 00:00

Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisi “Aşk-ı Memnu”da Behlül’ün nişanlısı Elif’i canlandıran Eda Özerkan, “Oyunculukta sınırlarım yok” dese de prensiplerinden vazgeçmiyor.

Haberin Devamı

EDA ÖZERKAN FOTOĞRAFLARI

Renk olsun diye öpüşmem
Özerkan, “Onu yapmam, bunu yapmam diye sınır koyan zaten bu işi yapmasın. Ama ben de sırf sahne renklensin diye öpüşmeye karşıyım” diyor.

Kanal D’nin izlenme rekorları kıran dizisi “Aşk-ı Memnu”da zengin ve yakışıklı Behlül karakterinin saf nişanlısı Elif’i canlandıran Eda Özerkan, oynadığı rolle hiçbir ortak noktası olmadığını, aksine açıkgöz biri olduğunu söyledi. Oyunculukta sınırları olmadığını belirten genç oyuncu, “Sahne renklensin diye de öpüşmem. Senaryoya inanmalıyım ” diyor.

Oyunculuğa başlamadan önce mankenlik yapıyordunuz. Bu döneminizden bahseder misiniz?
- Mankenliğe ailemin yönlendirmesiyle, işin eğitimini alarak, Neşe Erberk Ajans’ta başladım. Sertifikamı alınca profesyonel olarak yurtiçi ve yurtdışında fotomodellik, mankenlik yaptım. Hâlâ bu işe devam ediyorum ama sadece özel işleri tercih ediyorum. Artık asıl mesleğim oyunculuk diyorum.  Bunun yanı sıra reklam filmi ve kliplerde rol aldım, sunuculuk yaptım.
Mesela Tarkan’ın “Dudu” şarkısının, Hakan Peker’in “Veda Busesi” şarkısının klibinde oynadım. Kral TV’de 6 ay VJ’lik yaptım. Ayrıca Mehmet Ali Erbil’in programında görev aldım. 

Oyunculuğa geçişiniz birçok ünlü gibi tesadüfen mi oldu?
- 2007’nin yaz döneminde Ayla Algan’da drama eğitimi almaya başladım. Sonrasında oyunculuğa ısınmaya başladım. İlk ciddi deneyimim “Girdap” adlı filmle oldu. Başrol oynadım. Benim için büyük bir şanstı. 

Size gelen iş tekliflerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Her işi kabul etmiyorum. İş olsun para kazanayım derdinde değilim. Kendimi oyunculuğumla kanıtlamak istedim. Oynadığım film, reklam ya da klipler hep başarılı işler oldu. “Aşk-ı Memnu” benim en doğru kararım. Ekip olarak iyi çalışıyoruz. Arkamda çok iyi bir ajans var. Ortak kararlarla iyi işler yapıyoruz. 

Birçok işte yer almışsınız ama seyirci pek farkında değil. Neden sizce?
- Hiç özel hayatımla gündeme gelmedim çünkü. Sadece işimle ön planda oldum bu yüzdendir herhalde.

“Aşk-ı Memnu” dizisine nasıl dahil oldunuz?
- Daha ortada “Aşk-ı Memnu” yokken ben biliyordum böyle bir projede yer alacağımı. Arkadaşlarıma da söyledim böyle bir dizide oynayacağımı. Tam konuşurken bana telefonla teklif geldi. Çok güzel tesadüfler oldu. Tamamen benim istediğim bir projeydi. “Aşk-ı Memnu” gelene kadar birkaç diziden daha teklif almıştım ama kabul etmedim. İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü şu an o diziler yayında bile yoklar, tutunamadılar. Kalbim temiz sanıyorum çok inandım ve oldu.

Kabul etmenizdeki en büyük etken neydi?
- Müjde Ar ve Salih Güney’in rol aldığı “Aşk-ı Memnu”yu çok beğeniyordum. Tekliften sonra görüşmeye gidince, dizinin yeni versiyonunun da oyuncularını öğrendim ve çok sevdiğim, saydığım insanlar olduğunu gördüm. Bu da bir etken oldu. Teklifi kesinlikle kabul etmem gerektiğini düşündüm. 

Kıvanç Tatlıtuğ’un nişanlısını oynamak nasıl bir şey?
- Kıvanç’la ben zaten modellik dönemimizden beri arkadaşız. Aynı podyumda çok çalışmışızdır. Bu yüzden  güzel bir duygu onunla çalışmak. Çok sevdiğim ve işini iyi yapan bir oyuncu. 

Sevenleriniz ileride adınızdan çok bahsettireceğinizi söylüyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
- Ben tabii ki inanıyorum kendime. İddialıyım yani. İleride oyunculuk adına ismimden çok söz ettireceğim diyebilirim. En büyük adımım “Aşk-ı Memnu” oldu ve bundan sonraki hedeflerim de hep iyi olacak. Saçma sapan hırslarım yoktur. Öyle olanlar zaten harcanıp gider. Sabretmen gerekir. Ben öyle yapıyorum. Önemli olan sabrederek doğru işler yapmaktır.

SEVGİLİM İŞİME KARIŞMIYOR

Rolünüzü seviyor musunuz? Elif’le Eda’nın benzerliği var mı?
- Rolümü gerçekten çok seviyorum. Elif’le Eda’nın hiçbir ortak yönü yok. Elif çok saf bir kız. Herşeye kanıyor. Gözü kör biraz. Behlül’ün iki “canım” demesine kanıyor. Kendi kendine çıkışları oluyor ama geçici. Çünkü çok seviyor. 

Gerçek hayatınızda da Elif gibi aldatılsanız hemen anlar mısınız yoksa herşeyden habersiz mi olursunuz?
- Elif fena halde aldatılıyor. Ama farkında değil. Ben mesela Elif gibi sevgilimin telefonunda aşk mesajı görsem o dakika bitiririm. Büyük de konuşmak istemiyorum ama bu böyledir. Benim gözüm hiçbir zaman kör olmadı. Öyle olanları da anlamış değilim. Bir insan aldatıldığını bile bile nasıl devam eder ki? Duyduklarıma inanmam asla ama gördüğüme inanırım. Bir şeyler sezinlesem de inanmam. Peşine düşerim o işin ve mutlaka aslını öğrenirim. Dönüşü yok yani benim için. Saflığın bir sınırı vardır. Elif’inkisi aşırı bir saflık. 

Dizi setlerinden doğan aşklar için ne düşünüyorsunuz. Sahici buluyor musunuz?
- Olabilir diye düşünüyorum. Neden olmasın ki. Aynı seti paylaşıyorsunuz ki bazen ailenizden çok görüyorsunuz iş arkadaşınızı. Ama öyle paldır küldür iki günde “çok seviyorum, aşığım” diye çıkanları hiç gerçekçi bulmuyorum. 

Oyunculukta sınırlarınız var mı?
- Bir filmde asla sahne renklensin diye öpüşmem. Eğer senaryo gerektiriyorsa, inanıyorsam yapabilirim. Sevişir miyim bilmem, düşünmedim hiç ama öpüşmekle ilgili bir kısıtlamam yok. Senaryo gerektiriyorsa yapabilirim. Onu yapmam bunu yapmam diye sınır koyan zaten bu işi yapmasın. Oyunculuğun gerektirdiği şeyler vardır. Ben de buna saygı duyarım.

Biraz da özel hayatınızdan bahseder misiniz?
- Bizim camiayla alakası olmayan ama benim işime oldukça saygılı bir sevgilim var. Aslında 3 seneyi geçti birlikteliğimiz ama gelgitler yaşandı. Şu an evlilik falan düşünmüyorum. Yaşım müsait değil, gencim daha. Kendime göre planlarım, yapmam gereken işlerim var. Sevgilim işime saygılı. Zaten tanıştığımızda ben mankenlik yapıyordum. O zaman nasıl saygısı vardıysa oyunculuğuma da var. Öpüşme sahneleri aramızda sorun olmuyor. Birbirimize güveniyoruz. 

Eda Özerkan zor bir kadındır diyebilir miyiz?
- Evet diyebiliriz. Kolay elde edilebilen biri değilim.

Haberin Devamı

Nişanlını Bihter’e kaptırma, sahip çık

Haberin Devamı

Sesiniz güzel midir?
- Kenan Erçetingöz’ün programında seyirciden istek oldu ve kırmadım onları. Öyle şarkı söyledim ama güzel değildir sesim. Zaten şarkı bitince özür diledim güzel söyleyemedim çünkü. Ben insanları kıramam. Sonuçta şov programına çıkıyoruz ve süs bebek gibi oturmanın bir anlamı yok. İnsanlar bizi seviyor, biraz ilgi bekliyor ve bizim için orada oluyorlar. Herşeyi reddetmek anlamsız. “Albüm düşünür müsünüz” diye soruldu ama hayır öyle bir düşüncem yok. Belki mankenlikten oyunculuğa geçtim diye şimdi başka alanlara kayabileceğimi düşünebilirler. Oyunculuk artık benim kesin işimdir. Artısında yapacağım işler hobi olacaktır. 

Sokaktan aldığınız tepkiler nasıl?
- İnsanlar dizimizi oldukça inanarak izliyorlar ve sürekli “Behlül’ü sakın Bihter’e kaptırma, nişanlına sahip çık” diyorlar bana. İyi tepkiler alıyorum. Kimseden olumsuz bir şey duymadım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!