Onu bırakmam, kariyerimi bırakıp peşinden giderim

Güncelleme Tarihi:

Onu bırakmam, kariyerimi bırakıp peşinden giderim
Oluşturulma Tarihi: Nisan 02, 2004 21:53


İkisi de üst düzey yönetici, ikisi de kariyerlerinde daha ileriye gitmek istiyor. Rakip değil, evliler. Onlarınki öyle 'bildiğimiz' evliliklerden değil. Toplumun kadına ve erkeğe dayattığı rolleri oynamıyorlar. Bu evlilikte kadın eve eşinden sonra gelebiliyor. Ev işleri paylaşılıyor. Kariyer anlamında 'güç savaşı' yapılmıyor... İşte bir 'çifte kariyer' örneği. Accor Services Türkiye Genel Müdürü Koray Özbay ve Yapı Kredi Koray GYO Genel Müdür yardımcısı Eser Güven Özbay.

Kadınlar toplumun onlara dayattığı 'evinin kadını, çocuklarının anası' klişesinden sıyrıldıkça çalışma hayatında daha çok yer alıyor. Ekonomik özgürlüğü olan kadın eş seçiminde 'hayatı her anlamda paylaşabilecek' erkeği tercih ediyor.

Peki rollerin geleneksel anlamda paylaşılamadığı evlilikler nasıl yürüyor? Kadın ve erkek farklı şirketlerde kariyer yapıp tepe noktalara ulaştığında işler nasıl yürüyor? İşte bir örnek. Özbay çifti.

Koray Özbay, turizm, seyahat ve yemek çeki sektöründe faaliyet gösteren Accor Services Türkiye genel müdürü. Şirket, Türkiye'de 1992'den beri faaliyet gösteriyor. Firmalara yemek çeki hizmeti veren Ticket Restaurant'ı bünyesinde bulunduruyor. Halen 175 bin çalışan Ticket Restaurant çeklerini kullanıyor.

Eser Güven Özbay gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi Yapı Kredi Koray GYO satış ve pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı. Yapı Kredi Koray, Yapı Kredi Bankası bünyesinde bulunuyor. Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteriyor.

Özbay çifti bir yıl önce evlenmiş. Accor Services Türkiye'de tanışmışlar. Ancak aşkları Eser Güven Özbay şirketten ayrıldıktan sonra başlamış. İşlerinde başarılı olmak için çalışan çift, özel hayatlarında da işbölümü yapıyor.

FARKLI BİR KOCA TİPİ

Koray Özbay, Türk kadınının alışık olmadığı bir koca tipi. Eşinin kendisinden daha başarılı olmasını hazmedebileceğini söylüyor. Eşi eve çoğunlukla kendisinden daha geç saatte geldiği için bunun 'anormal' olduğunu düşünmüyor. Eşi yurt dışında bir göreve atanırsa kariyerini bırakıp onunla gidebileceğini vurguluyor.

Özbay çiftine 'çifte kariyer yapmanın' ne anlama geldiğini sorduk.

Nasıl tanıştınız ve evlilik kararı aldınız?

- Koray Özbay (K.Ö): Eser, 2001'de Accor Services'a iş başvurusunda bulundu. Anadolu'da altı bölgemizden sorumlu olacak satış müdürü arıyorduk. En son seçilen iki kişi arasındaydı. Onu seçtik. Zor bir işti, bir erkek için daha ideal görünüyordu. Sürekli Anadolu'ya seyahat etmeyi gerektiriyordu. Ama kabul etti. Tanışmamız öyle oldu. Altı ay sonra ayrıldı. Duygusal anlamda ilişkimizin başlaması o ayrıldıktan sonra oldu. Bir tatil sırasında restoranda karşılaşmıştık ve benim için şimşekler çakmıştı.

- Esra Güven Özbay (E.G.Ö): Accor'da çalışırken duygusal anlamda hiçbir şeye vaktim yoktu. İşim Anadolu'da olduğu için sürekli seyahatlerdeydim. Bir yandan da MBA yapıyordum. Uyku bile uyuyamıyordum. Panda Dondurma'dan teklif gelince ayrıldım. Evlilik hikayemiz de ilginç. Göcek'e üç günlük bir seyahate gittik. Ben seyahat diye düşünürken evlenip döndük. Koray sürpriz hazırlamıştı benim için. Cuma akşamı evlenme teklif etti. Cumartesi nikah yaptık. Pazar günü de tekne turuna çıktık.

Çalışma yoğunluğunuz nedir? Evlilikle işi yürütme arasında sıkıştığınız anlar oluyor mu?

- K.Ö: İşim sabah sekiz buçukta başlıyor, akşam yedi buçukta bitiyor. Mümkün olduğu kadar kendime vakit ayırıyorum. Hafta sonları eve iş getirmemeye, iş yapmamaya, işe gitmemeye çalışıyorum. Dengenin önemli olduğunu, her şeyin iş olmadığını biliyorum. Kendime, eşime ve hobilerime vakit ayırmak çok önemli benim için. Kendimi çok da yoğun biri olarak görmüyorum. Eser genelde benden geç saatlerde geliyor. Kendimize vakit ayırıyoruz diyoruz ama yeni evliyiz. Belki bu soruyu beş yıl sonra sorsanız farklı şeyler söyleyeceğiz.

- E.G.Ö: İkimizin işi de yoğun olmayı gerektiriyor. Zamanlarımızı iyi planladığımız için bu durumu biraz daha iyi yönetebiliyoruz. Hafta sonları çalışmamaya özen gösteriyorum. Eşimle ortak şeylerden zevk alıyoruz.

‘Karım eve geç geldi’ diye bir sorunum yok

Toplumda erkeklerin yoğun çalışması ve eve geç gelmesi kabul ediliyor ama sıra kadına gelince durum değişiyor. Siz eşinizin sizden fazla çalışması ve eve sizden geç gelmesi durumunu nasıl karşılıyorsunuz?

- K.Ö: Şu anda durum öyle zaten. Eşim benden önce çıkıp benden geç geliyor. Dünyayı görmüş ve dışarıda yetişmiş biri olarak böyle bir sorunum yok. Hayat artık insanları buraya getirdi. Artık herkesin çalışması gerekiyor. Çocuğumuz yok şu anda daha rahat çalışıyoruz. Çocuk olursa o zaman beklentilerim değişir mi bilmiyorum. Zaten en kısa zamanda çocuk yapmak istiyoruz. En azından ben istiyorum. 40 yaşıma geldim ve yaşlı bir baba olmak istemiyorum. Çocukla baba arasında çok yaş farkı olmaması gerektiğini düşünüyorum.

- E.G.Ö: Benim mutlu olduğum durumu Koray için kabul edilebilir görüyorum. Ben yoğun olmaktan mutluyum o da benim yoğunluğumdan aldığım keyfi farklı bir şekilde alıyor.


Ev işleriyle sorunum yok

Evde nasıl bir işbölümü var?

- K.Ö: Özel bir işbölümü yapmadık. Herkes önüne ne geliyorsa onu yapıyor. Zaten ev işlerine yardım eden bir çalışan var. Alışverişle Eser ilgileniyor. Ben her konuda yardımcı olmaya çalışıyorum. Kahvaltı yapıldıktan sonra toplanması, kaldırılması gibi konularda yardımcı oluyorum. Ben yatılı okudum ve uzun süre yalnız yaşadım. Ev idare ettim. Sorunum yok öyle şeylerle...

- E.G.Ö: İkimiz de düzenliyiz ve belli bir yaştan sonra kendi ayaklarımızın üzerinde durduk. Bu bakımdan ev içinde sorun olmuyor. Ama genelde evle ilgili işlerin organizasyonundan ben sorumluyum.

Rekabet etmiyoruz tecrübemizi paylaşıyoruz

Zaman zaman aranızda kariyer anlamında bir rekabet olması söz konusu mu?

- K.Ö: Böyle bir şey yok. Birbirimizi bu konuda destekliyoruz. Rekabetten ziyade tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Farklı tecrübeler yaşadık. Aramızda saygı ve denge var. Belki aynı şirkette, aynı pozisyonda insanlar olsak durum değişirdi.

Eşiniz sizden daha üst bir pozisyonda çalışsaydı bu durumu nasıl karşılardınız?

- K.Ö: İşi bırakır, ev erkeği olurdum. Alışverişe gider, çocuklara bakardım! Şaka bir yana, öyle bir sorunum olmazdı. Beni rahatsız etmezdi, aksine mutlu ederdi. Ben öğrenmeyi seven biriyim. Tenis oynarken bile hep daha iyi tenis oynayan biriyle oynamak isterim ki ondan bir şeyler öğreneyim.

- E.G.Ö: Eşim benden üst pozisyonda. Bundan memnunum. Böyle bir durumdan ikimizin de rahatsız olacağını düşünmüyorum. Benden daha yetkin ve üst pozisyonda olan insanlardan çok şey öğreneceğimi düşünürüm.

Yönetmek, ezmek değildir

Yönetici olarak bir sürü insana hükmediyorsunuz? Bu durum özel hayatınızı etkiliyor mu?

- E.G.Ö: Hükmeden bir yönetici anlayışını doğru bulmuyorum. Çalışana değer veren şirketlerin başarıya ulaşabileceğini düşünüyorum. Bana bağlı beş kişi çalışıyor. Bazen proje bazında bu sayı 15'e çıkıyor.

- KÖ: Benim yöneticilik anlayışım, özel hayatım gibidir. Yönetici olmak insanların üzerine gidip onları ezmek değildir. İnsanlara değer vererek onların başarılı olmalarını sağlamak sizi başarılı kılar. Özel hayatımda da bu böyle. Her şey bir dengede gidiyor. Bana doğrudan bağlı beş direktör var. Çalışan sayısı ise 110.

Eser Güven Özbay

1969, İstanbul doğumlu

Marmara Üniversitesi İşletme'yi bitirdi

Tur Avrupa Havayolları, Vista Turizm, Lucent Technology, Accor Services Türkiye ve Panda Dondurma'da çalıştı.

Yapı Kredi Koray GYO'da üç yıldır genel müdür yardımcısı.


Koray Özbay

1964, Ankara doğumlu

ABD'de Bilgi Sistemleri eğitimi aldı. Aynı alanda yüksek lisans yaptı.

Unilever, DHL'de çalıştı

Accor Services Türkiye'de üç buçuk yıldır genel müdür.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!