O Manşetler

Güncelleme Tarihi:

O Manşetler
Oluşturulma Tarihi: Nisan 30, 2006 00:00

Hürriyet Gazetesi, yarın yeni bir yaşını daha kutlayacak. Yıldönümü nedeniyle, yayın hayatına başladığı 1948’den bu yana çarpıcı manşetlerinden seçmeler ve hikayeler "O Manşetler" kitabında toplandı. Kitaptaki fotoğraf ve haberlerden 34’ü, ayrıca İstanbul Akmerkez’de bir sergiye dönüşecek.

Hürriyet’in iki muhabir göndererek Türkiye için bir ilki gerçekleştirdiği 1948 Londra Olimpiyatları’ndan 1956’da İstanbul Boğazı’nın buzlarla kaplandığı "Dün boğazı yaya geçmek kabil oldu" başlığına; 1975’te Geceyarısı Ekspresi filminin gerçek kahramanıyla ilk röportajdan 12 Eylül’ün ayak sesleri haberine kadar işte o manşetler.

"O Manşetler", her gün milyonlarca kişiye ulaşan Hürriyet’in özel anlarını ve mutfağını okurlarla paylaşmak amacıyla Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ve Köşe Yazarı Tufan Türenç ile Editör Sefa Kaplan tarafından hazırlandı. Hürriyet İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı’nın fikriyle oluşturulan kitapta 56 manşete yer verildi.

Çalışmaya, 1948’den bugüne yayımlanan manşetlerin genel dökümünün çıkarılmasıyla başlandı. Seçimde, gündem belirlemiş ve uzun süre hafızalardan silinmemiş olanlar tercih edildi. Manşetleri yazanlar haberlerinin arka planlarını da anlattı.

Türenç ve Kaplan, kitabın farklı gözlerle okunduğunda, yarım yüzyıla çeşitli açılardan ışık tutacağını savunuyor: "Hürriyet’in manşetlerinden yapılan seçmeler kronolojik olarak okunduğunda çarpıcı bir zihniyet değişimi de net bir biçimde görülüyor. Dil ve üslubun yanı sıra gazetecinin habere bakışının değişimini de gözlemlemek mümkün."

Türenç ve Kaplan, bu farklılığın en net biçinde Soğuk Savaş öncesi ve sonrasında fark edilebildiğini söylüyor. Ancak benzer bir farklılaşmanın aynı şekilde, darbe dönemleri ve arkasından gelen sivil iktidar yıllarında da görüldüğünü aktarıyorlar.

Hürriyet’in manşetlerinden yapılan seçmeler, Hürriyet tarihine de ışık tutuyor, bir bakıma Türkiye’nin tarihine de...

GAZETE KENARA ATILIR MANŞET KALICIDIR
/images/100/0x0/55eac85ff018fbb8f89668ff


Kitabın önsözünü yazan Vuslat Doğan Sabancı manşetlerin öyküsünü şöyle anlatıyor: "Sergi ve O Manşetler kitabı, Türkiye’de gündemi değiştiren, etkileyen Hürriyet manşetlerinin öykülerinden oluşuyor. Haberin öyküsü mü olur demeyin... Kuşkusuz olur. Haberin oluşum sancılarını, muhabirin heyecanını, yazı işlerinin gururunu gazeteyi elinize aldığınızda pek hissetmezsiniz. Bir günün manşeti aslında gazetenin kolektif heyecanının, enerjisinin káğıda dökülmüş halidir. Gazete gün sonunda okunur, biter, bir kenara atılır. Ama manşet yayılır, genişler, etkisini göstermesi bazen zaman alır, bazen bir balyoz gibi iner, günü, ayı, yılı dönüştürür. Etkisi kalıcı olur. Bazen gülümsetir, genellikle düşündürür. Manşetleri okuyup, öykülerini sizlere anlatırken, kolektif çalışmanın, adı Hürriyet olan bu olağanüstü gazeteyi nasıl bugünlere taşıdığının sırlarını da paylaşıyoruz. Hürriyet’in mutfağına hoş geldiniz."

ANNEM BENİ KOMPLOCU SANIYOR

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök de kitabın sunuş yazısını "Anneme gazeteci olduğumu söylemeyin o beni komplocu sanıyor" başlığıyla yazdı: "Genç bir üniversite öğrencisiyken Hürriyet’in manşetlerine bakar, her defasında büyük teoriler üretirdim. Her manşetin kafamda bir hikáyesi vardı. Yalnız ben değil, miting meydanlarında birlikte haykırdığım bütün arkadaşlarım da böyleydi: Hürriyet’in her manşeti, ’bir amaca hizmet ediyordur.’ Yıllar geçti, Hürriyet’te çalışmaya başladım. Önce Ankara temsilcisi olarak bunlar karşıma çıktı. Başında bulunduğum büronun yaptığı haberlerin, o eski arkadaş çevrelerinde, yeni genç çevrelerde, aydınlar arasında nasıl değerlendirildiğini görünce hayret etmeye başladım. Her fotoğrafın, kullanılan her kelimenin hangi metaforik anlamlarla yüklü olduğunu, arkasında ne gibi ’menfur emellerin’ bulunduğunu işittikçe hasta oldum. Sonraları buna da alıştım. Hatta, dalga geçmeyi bile öğrendim. Ama hiçbir şey, Hürriyet manşetleri efsanesinin devam etmesini engelleyemedi. Türkiye hep Hürriyet’in manşetlerini konuştu. Şimdi balyozları elimize aldık ve bu komplo teorilerini yıkmaya karar verdik. O herkesin konuştuğu, üzerinde binlerce yazı yazılan manşetlerin nasıl ortaya çıktığını bütün açıklığıyla anlatmaya başlıyoruz. Çünkü artık bu insafsız komplo teorilerini yıkmanın şart olduğuna inanıyoruz."

Özkök, yazısında manşetlerin nasıl ortaya çıktığını anlatırken Hürriyet çalışanları hakkında da ipuçları veriyor: "O müthiş manşetlerin arkasında Hürriyet’in kurumsal gücü var. Ama onun yanında bu kurumsal güçten destek alan insanların gazetecilik ihtirasları, mesleki başarıları, girişkenlikleri, kabiliyetleri, zekáları ve şansları da var. Tabi o gazeteyi yapan yazı işleri kadrolarının başarısı... Bu manşetleri okuyunca anlayacaksınız ki, biz Hürriyet çalışanları, hayatı hem çok ciddiye alan hem de hayatla dalga geçmeyi iyi bilen insanlarız."

Doğan Kitap tarafından ilk baskısı 3 bin adet yapılan "O Manşetler", D&R mağazalarının yanı sıra Remzi, İnkılap, Kabalcı, Nezih, İstiklal, Mefisto ve Ada kitapevlerinde de satışa sunulacak. Fiyatı 30 YTL.

SERGİ AKMERKEZ’DE

"O Manşetler" sergisi, 1 Mayıs’ta İstanbul Akmerkez Alışveriş Merkezi’nin içindeki Mudo Atrium’da açılıyor. 14 Mayıs’a kadar gezilebilecek olan sergi, daha sonra diğer alışveriş merkezlerine de gidecek. "O Manşetler" sergisi, iki ayrı tasarım firması tarafından hazırlandı. dDF, sergiyi üç ciltten oluşan bir kitap gibi tasarladı. Böylece, sergi bir kitabın sayfalarını çevirir gibi gezilebilecek. Ayşe Çelem Design ise her birinde bir Hürriyet manşetinin ve hikayesinin yer aldığı kitap sayfalarının, yani sergi panolarının tasarımını gerçekleştirdi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!