GeriKelebek Naklen yayında Avustralya’ya Anadolu yemeklerini anlattı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Naklen yayında Avustralya’ya Anadolu yemeklerini anlattı

Naklen yayında Avustralya’ya Anadolu yemeklerini anlattı
refid:4563997 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Sheridan Rogers, Avustralya’da tanınmış bir yemek yazarı. Türkiye’nin imajını düzeltmeyi hedefleyen turizmciler tarafından davet edildi. 18 günde Kapadokya’dan Bodrum’a, İstanbul’dan Konya’ya, Türkiye’nin dört bir yanını gezdi.

Avustralya’nın tanınmış radyocularından olan babası Bob Rogers’ın programına Türkiye’den bağlanarak geziden izlenimler aktardı. Ülkesine birçok projeyle döndü. İlk işi gazetesinde ve dergilerde Türkiye ve Türk yemekleriyle ilgili izlenimlerini yazmak olacak. Ardından Türk yemekleri kitabı ve Türk kadınları üzerine bir belgesel gelecek.

Türkiye’nin tanıtımı amacıyla Sheridan Rogers’ı (50) Anadolu turuna davet etmek, rehber Saffet Emre Tonguç ve Avustralyalı tur lideri Greta Knudsen’in fikriydi. Onların girişimiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Credo Tours, geziye sponsor oldu. 18 günlük tur İstanbul’dan başladı. Ankara, Kapadokya, Konya, Antalya, Kaş, Bodrum, Kuşadası ve Gelibolu rotasını takip ederek başladığı yerde bitti.

Yemek yazarı Rogers, daha önce iki kez Türkiye’ye gelmiş ancak Türk mutfağı üzerine araştırma yapma fırsatı bulamamış: "Tur muhteşemdi. Şimdi, defalarca gelmek istiyorum. Önceki ziyaretimde İstanbul’dan çok etkilenmiştim. Bu kez rehberimiz Saffet, yalnız başıma asla bulamayacağım birçok yere götürdü beni. Tüm cami ziyaretlerinden çok memnun oldum. Harika mimari örnekler gördüm, gerçekten İstanbul’da olmak çok heyecan verici. Hem İslami, hem Hıristiyan etkisini görüyorsunuz."

İstanbul’dan başlayan tur, Ankara’ya uçarak, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin, Anıtkabir ve Ankara Kalesi’nin ziyaretiyle sürdü. Kapadokya’da gördükleri yerler ve kültürel çeşitlilik Rogers’ı çok etkiledi: "Fatma isimli bir kadının mağara evine misafir olduk. Başı kapalı, yaşlı bir köylü kadındı. Aynı ismi taşıyan kızının saçları açıktı. İkisi de bu mağara evde yaşıyorlardı. Çok dost canlısı ve konukseverler. Zaten gezide rastladığım herkes öyleydi. Kapadokya’da çok sakin ve açık bir günde, güneş yükselirken havada balon seyahati yaptık. Aşağıda muhteşem bir manzara vardı. Konya çok muhafazakar, ama türbeleri ve camileriyle harika bir yerdi. Antalya’da Kaleiçi’nde kaldık. İki kent arasındaki fark çok ilginçti."

Rogers, Türk kadınlarının en çok modernliğinden etkilenmiş: "İstanbul’da özgürce yaşayan kadınlarla tanıştım ve çok etkilendim. Mesela Demet Sabancı’nın evine konuk olduk. Çok misafirperverdi, harika yemekler ikram etti. Avustralyalılar’ın Türk kadınlarıyla ilgili öğrenmesi gereken çok şey var. Batı’da Türkiye deyince İran, Irak ve Suudi Arabistan canlanıyor. Oysa siz onlardan çok daha Batılısınız."

Bu gözlemlerinden sonra, aslında hiç aklında yokken, Türk kadınlarıyla ilgili bir belgesel çekmeye karar vermiş Rogers. Türkiye’nin Avustralya ile birlikte İngiltere ve ABD’de de daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyor: "Dünya, Türkiye’den sadece harika plaj veya Kapadokya resimleri görüyor. Bence siyasi-kültürel yapısıyla ilgili birçok önyargı, bilgi eksikliği var. Basın çoğunlukla negatif haberleri yansıtıyor. İran, Irak, Suriye, Ermenistan, Yunanistan’la çevrili Türkiye zor durumda. Ada kıta olan Avustralya’nın böyle sorunları yok. Haberlerin çok daha pozitif bir bakış açısıyla yazılması lazım."

GELİBOLU VE ÇOK DAHA FAZLASI

Çanakkale Savaşı’nın yaşandığı alanı da ziyaret eden Rogers, Türkiye’nin Avustralya’da sadece Gelibolu kelimesiyle tanınmasını da yanlış buluyor: "Gelibolu’ya gitmeyi pek istemiyordum. Çünkü savaş karşıtıyım. Oğlumun savaşa gitmesine izin vermezdim. Gelibolu Yarımadası’nın doğal güzelliği beni büyüledi. Asıl ilginç olan Türk rehberden, bir Türk’ün bakış açısıyla savaşı dinlemekti. Daha objektif bir resim çıkıyor ortaya. Ne kadar Türk ölmüş, görüyorsunuz. Avustralya’da Türkiye denince Gelibolu hatırlanır. Oysa siz bundan çok daha fazlasını sunacak bir ülkesiniz."

Sheridan Rogers’ın babası Bob Rogers (85) Avustralya’da çok ünlü. 60 yıllık bir radyo programcısı. Sheridan Rogers yaptığı gezinin ardından babasını da Türkiye’ye getirmeye çalışacağını söylüyor. Annesi birkaç yıl önce Kapadokya’ya gelmiş ve hayran kalmış.

Sheridan Rogers, Türkiye’de bulunduğu sırada babasının programına naklen bağlandı, izlenimlerini aktardı. Bu bağlantıların ardından hemen e-maille "Türkiye’ye nasıl gelebiliriz" soruları almaya başlamış. Babası programlardan birinde "Katibim" şarkısını bile çalmış, Türkiye’den portakallı piliç tarifi vermiş. Sheridan Rogers, Türkiye seyahatindeki izlenimleri değişik açılarıyla farklı gazete ve dergiler için yazacak. Sunday Telegraph ve The Australian gazeteleri ile seyahat dergisi Vacations ve 2CH radyo kanalında babasının programı olan "Bob Rogers’ Program"da aktaracak.
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle