Mimarlar ne diyor?

Güncelleme Tarihi:

Mimarlar ne diyor
Oluşturulma Tarihi: Kasım 17, 2012 10:59

Haberin Devamı

PROJE DEĞİL TOPLAMA

Dr. Sinan Genim:

“Benim gözümde proje değil canlandırma. Konuyla alakası olmayan insanlar için sunum. Bir mimari, iç mekanla belli olur. Sultanahmet Camisi’yle hiçbir ilgisi yok. Her 6 minareli cami Sultanahmet mi? Çok aceleye gelmiş. Genç arkadaşlarımız, kendi bilgi doğrultusunda çeşitli yapıları kopya edip biraraya getirmiş. Orijinal değil. Herşey toplama. Osmanlı’nın yapıları Osmanlı’nın felsefesini ve dünyaya bakışını yansıtır. Bizimkinin de, bugünkü toplumumuzun dünyaya bakışını yansıtması gerekir. Geçmiş kültürün kendini ifade tarzıyla bugün bizim dünyaya kendimizi ifade tarzımız farklı. O zaman da, bizim de farklı şeyler söylememiz, farklı şeyler yapmamız lazım. Mimar Sinan’ın kubbeli camileri örnek alınmış. İstanbul’a gerçekten anıtsal yapı yapmak şart olmuştur ama bu o değil. Minare sayısına bakarak mimari katkıda bulunamayız. 10 minareli olsa daha mı anıtsal değeri olacak! Öyle bir cami yaparsınız ki, tek minareli olur, dünyanın ilgisini çeker, 20 minareli minareli yaparız, kimse dönüp bakmaz. Bu tür yapılar sadece bizim mensup olduğumuz kültüre, cemaate bir şey ifade eden ya da onların beğenisini yansıtan olmamalı. Gerçek anıtsal yapı, farklı inanç ve düşüncede de olsa, farklı topluma mensup olsa da, bütün insanların beğenesini sağlayan yapılardır.

Haberin Devamı

SERMAYE ZİYANLIĞI

"İstanbul’a bir anıtsal yapı gerekir ama yaşadığımız çağın daha ilerisinde, varlığıyla yüzyıllar boyu bu şehri süsleyecek, ona değer katacak bir yapı olmalı. Geçmişin yetersiz kopyalarının gelecekte yaşama şansı yoktur. Sermaye ziyanlığı yapılmış olur. Ayrıca bir yarışma yaptıktan sonra, o yarışmanın saygı değer üyeleri, konusunda uzman üyeleri, katılan projeler arasında, ‘Birinciliğe değer yapı göremedik’ demelerinden sonra, birincinin olmaması demek, yapılmaya değer yapı yok demek. Jurinin ‘yetersizdir’ dediği yapıya, kim diyor anıtsal yapı diye. Kimin beğenisi bu diye soruyorum. Gelecek kuşaklar bu yapıya kim karar verdi diyecek. Cami yapımına karşı değiliz. Geleceğe hitap eden, gerçekten dünyanın beğenisini sağlayacak bir yapı olursa hepimiz bundan gurur duyarız. Bu konuda çalışma yapan Türk mimarlarımızın, dünyanın beğenisini sağlayacak kabiliyette olduğuna inanıyorum. Ama onların önünü kapatmayın. Devleti yöneten görevliler, bu insanların önünü açmak, çağın ötesinde bir eser yapmak üzere çalışsın. Bence uluslararası yarışma açılmalı. Şartnamede, peşin kabullerle çıkılan yol, yanlış yoldur. Koşullar kısıtlanırsa sonuç bu olur. Uluslararası yarışma bizim mimarların da seviyesini yükseltecektir.”

Haberin Devamı

ÇAĞI YANSITMIYOR

Prof. Dr. Mete Tapan: 

“İki genç kadının başarısını kutluyorum ama bu projeye katılıyorum anlamına gelmiyor. Kuşkusuz eski yapıları taklit etmek onlardan esinlenmek mimarlık tarihinde çok görülen bir yaklaşım tarzı. Bu yaklaşımın iyi vaya kötü örnekleri ülkemizde olduğu gibi dünyada çok sayıda var. Ancak eklektik (seçmecilik) diye adlandırdığımız bu akımın bir yaratma eylemi olan mimarlık mesleğine katkıda bulunduğunu söylemek doğru değil. Yapı teknolojisi gelişmiş bir ülkenin yapıları, o teknolojiyi ve yine o teknolojinin gerektirdiği biçimi, uslubu yansıtması gerekir. Çamlıca Camii’ne Sultanahmet benzetmesi, mimarlık mesleği açısından doğru değil. değil. Yapılacak cami günün koşullarını yansıtmalı. Caminin boyutlandırılmasınında da meslektaşlarımızın semiyolojik çabalar içine girerek, anlaşılması tarafımdan çok zor olan simgesel ilişkiler kurmaya çalışmışlar.

Haberin Devamı

"Birincilik ödülü olmadı, ikinciye verelim demek, aslında seçilen proje birinci demek. Yarışmada birinci olmadı ödülü olmadı, ikinciye verelim demek, ‘Birinci olmadı ikinciye verilim, birinci bu’ demek. Yarışma anlayışında böyle şey olmaz. Birinci seçilemedi lafı ilk defa duyuyorum. Taksim Meydanı’na da yapacaksan modern, çağımızı yansıtan cami yapmanız gerekir. Dünyada yapı teknolojisi açısından çok önemli bir yere gelen ülkenin, hala eski formları yeni teknoljiyle yapması kadar yanlış bir şey yok. Bu, yeni teknolojiyi doğurmuyor. Teknoloji kendini formunu yaratır. İlla kubbe yapmak gerekmiyor. Eskiden büyük açıklıkları geçmek için kubbe icat edilmişti. Beton teknoloisi öyle gelişti ki istediğin formu verebilirsin.”

Haberin Devamı

KADININ ÖNÜNDE ENGEL YOK

Zeynep Fadıllıoğlu: (Şakirin Camii’nin tasarımcısı):

“Kadın ekibin yapması, Türk kadınının sosyal hayata katkısının gücünü göstermesi açısından başlıca sevindirici. Toplumsal açıdan baktığmızda, kadının iyi şeyler yapmasının önünde dinen herhangi bir engel olmadığını gösteriyor. Bu anlamda kadınlara öncülük yapmasından dolayı gururuluyuz. Projedeki geleneğe olan aşırı bağlılığı hem yararlı hem düşündürücü buluyorum. Kültürümüzün derinliğini anlama açısından daha iyisini bulma imkanı olacak. Ama bir taratan da düşüründürücü buluyorum. Çağdaş, günümüz çizgisinde bir farklılık yerine, Sultanahmet Camii’ne benzer, çok hafif farklılıklarla bir tarz yaratmış. Geleneği yakalama, dünyada yeni bir şey olarak algılanmıyor. Çizgiler kötü görünmüyor ama planı görmek lazım. Projenin detayını bilmiyorum. Ama görünen geleneksel bir fotograf. Geleneksel bir yapıyı, süsleme detaylarını değiştirmek yenilikçilik olmaz. Yenilik namına yenilik yapılmamalı. Silüetinde sakınca görmedim. Üç projede daha gördüm. İkisi, çok yakın yabancı mimarlardan alıntı.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!