Malzemeleri püskürtmeyi akıl etti, marka olup çıktı

Güncelleme Tarihi:

Malzemeleri püskürtmeyi akıl etti, marka olup çıktı
Oluşturulma Tarihi: Haziran 02, 2007 00:00

İsmi Uslu Airlines. Hayır o bir havayolu şirketi değil, bir kozmetik markası. 5 dakikada jet hızıyla makyaj yapmaya olanak sağlıyor, hava (air) yoluyla yüzümüze pürüzsüz çizgiler (lines) konduruyor. Avrupa’da Corso Como, Colette gibi önemli tasarım mağazalarında satılıyor. Şimdi de Türkiye’nin konsept mağazası Bills Store’a geldi.

Uslu Airlines markasının yaratıcısının bir Türk olduğunu da bu vesileyle öğrendik. Feride Uslu beş yaşında Almanya’ya taşınmış, Aydın Sökeli bir ailenin kızı. Önce kuaför sonra makyaj uzmanı olmuş, photoshop’lu fotoğraflardaki kadar pürüzsüz ciltler yaratmak istediği için kendi markasını yaratmış. Uslu Airlines’ın başarısında kocası Jan Mihm’in de büyük payı var. Feride ne zaman "Bana şöyle bir alet lazım" dese, Jan onu iki günde bulmuş.

Küçükken bayıla bayıla izlediğimiz çocuk dizisi "Uzun Çoraplı Kız Pippi" vardı ya, işte ona benziyor. Çilli, zayıf ve uzun saçlı... Karşılaştığımız ilk an Feride İngilizce, kocası Jahn Türkçe "Merhaba" diyor. "Ben tam tersini ummuştum" diyorum. Feride’nin Türkçe konuşmak konusunda biraz cesaretsiz olduğunu sonradan anlıyorum.

1969’da Aydın Söke’de doğdu. O dünyaya geldiğinde babası çoktan Almanya’ya işçi olarak gitmişti. Altı yaşına kadar bir tek yaz tatillerinde görüştüler. 1975 yılında annesi ve iki kardeşiyle birlikte onlar da Frankfurt yakınlarındaki
/images/100/0x0/55ea7e3df018fbb8f8838ffa
Taunusstein kasabasına göç ettiler.

İlk yıllar çok zor geçti, etrafta hiç Türk yoktu. Bu yüzden Almanca ve İngilizce’yi öğrendikçe Türkçe’yi unuttu. 12-13 yaşına geldiğinde Türkçe konuşmayı tamamen bıraktı. Çünkü Almanya’da bir Alman kadar kabul görmek arzusundaydı. Şu an kendini ne Türk ne de Alman hissediyor. Kendini Avrupalı biri olarak görüyor: "Benim için birinin nereli olması hiç önemli değil. İnsanın insan olması önemli. Ben ne Türk’tüm ne de Alman. Sonunda insan olmayı seçtim."

İLK MODELİ DIANA KRUGER

Küçükken motosiklet kullanan polis olmak istiyordu. Ne üniformaya, ne silaha sadece motosikletlere heves ediyordu. Yıllar geçmesine rağmen bacakları motosikletten yere değecek kadar uzamayınca vazgeçti. Ablası kuafördü. 16 yaşında onun yanında çırak olarak çalışmaya başladı. 21 yaşında ’Friseur-Meister’ oldu. Yani kuaförlükteki en yüksek seviyeye ulaştı. İstediği zaman kendi salonunu açabilirdi. Almanya tarihinde bu kadar genç yaşta bu mertebeye gelen ilk kişiydi. Berlin ve Hamburg gibi şehirlerin en ünlü kuaför salonlarında çalıştı. Sanat camiasının ünlü isimleri müşterisi oldu. Saç kesmek konusunda ustaydı. Bir kişinin saçını üç saatte keser, işlem bittiğinde föne, jöleye ya da spreye hiç gerek kalmazdı. Mükemmeliyetçiydi.

Almanya’daki kuaförlerin neredeyse hepsi makyaj da yaptığı için Feride de yapıyordu. Bazen makyajdan saç kesmekten daha fazla zevk alıyordu. Önce kendi salonunu açmaya niyetlendi, sonra ticaret hayatına adım atmak için erken olduğuna karar verdi. Tam o sırada makyöz bir arkadaşı bütün malzemelerini ona vererek şehirden ayrıldı. Birkaç gün sonra şimdiki kocası Jan ile tanıştı. Jan üniversiteyi yeni bitirmişti ve bir süre Madrid’de yaşamak istiyordu. Malzemelerini de alıp Jan’ın peşinden gitti. Böylece makyözlüğe başlamış oldu.

Bir portfolyo oluşturması gerekiyordu. Model ajansları ve fotoğrafçılarla bağlantıya geçti. Ücretsiz makyaj yapabileceğini söyledi. Ne tesadüftür ki, onu çağıran ilk ajansta makyaj yaptığı kişi Diane Kruger’dı. Henüz 16 yaşındaydı. Feride’nin yaptığı makyaj sonrası çekilen fotoğrafla Elite Model Look Yarışması’na başvurdu ve kazandı.

Feride bir taraftan ücretsiz makyaj turlarına devam ederken işletme mezunu Jan, ne iş olsa yapıyordu. Şoförlük, fotoğraf asistanlığı, modellik... 1994’te New York’a yerleştiler. "New York’ta kesin olarak seçimimi yaptım. Saç bitti, tamamen makyaja konsantre oldum. Kendi saçımı bile kesmemeye başladım. Saçım o gün bugündür uzun."

PHOTOSHOP YÜZÜNDEN MARKA YARATTI

Vogue, W, ID Magazine, The Face gibi dergilerin fotoğraf çekimleri için makyaj yapmaya başladı. İki tür makyaj istiyorlardı. Ya tamamen kreatif olacaktı, ya da yokmuş gibi görünen makyaj yapacaktı. İkisini de yapabiliyordu ama doğal makyaj yaptığı zaman üstüne photoshop yapmalarına çok bozuluyordu. Photoshop’lu gibi gözüken doğal makyaj üzerine kafa yormaya başladı. Nasıl yapabilirdi? Fondöteni, allığı ve farları fırçayla değil püskürterek sürmesi gerektiğini çabuk keşfetti. Püskürtme makinasını nereden bulacaktı? Jan bu işi üstüne aldı. Modern sanatçıların, ressamların ve grafik tasarımcıların malzeme aldığı büyük bir dükkana gitti. Orada boya püskürtmek için bir makine vardı ama en küçüğü 5 kiloydu. Makinenin üreticisini buldu, daha küçüğünü yaptırdı. Böylece malzemenin rahat, hızlı ve pürüzsüz dağılmasını sağlayan "Airopak" sistemi geliştirildi. Airopak makinesinin içine girecek likit makyaj malzemeleri de eş zamanlı piyasaya çıktı.

CHANEL DEFİLESİNDE KULLANILDI

Tüm bunlar dört yıl önce olup bitti. Uslu Airlines (Uslu Havayolları) böyle ortaya çıktı. Şimdi dünyanın belli başlı moda ve tasarım dergilerindeki çekimlerin altında Uslu’nun adına rastlıyoruz. En son Chanel defilesinde markanın kendi kozmetik ürünleri değil, Uslu Airlines kullanıldı. Ferine ve Jan şu anda Berlin’de yaşıyorlar. Çünkü markalarını Avrupa’da büyütmek istiyorlar. Amerika’da olunca dünyadan uzak kaldıklarını düşünüyorlar.

Uslu Airlines makyaj koleksiyonuyla iki tip makyaj yapmak mümkün. İsterseniz pürüzsüz bir görüntüye, isterseniz rengarenk marjinal bir makyaja ulaşabilirsiniz. Farlar da likit olduğu için ve püskürterek sürüldüğü için yüze her türlü şekil uygulanabiliyor. Desenli vücut makyajlarında da airopak tekniği kullanılıyor.

NEDEN USLU?

Daha marka kurulmadan ismimiz belliydi. Ben bir süre Nars kozmetiğin kurucusu Francois Nars ile çalışmıştım. Daha o günlerde kendi markamı kurarsam soyadımı kullanmaya karar vermiştim. Uslu güzel bir isim çünkü. Airlines dememizin ise birden fazla nedeni var. Aynen jet uçaklarının havacılık sektörünü değiştirmesi gibi biz de geliştirdiğimiz makyaj teknikleriyle kozmetik sektörünü değiştirdik. İkincisi bu teknikle jet hızıyla makyaj yapılabiliyor.
/images/100/0x0/55ea7e3df018fbb8f8838ffc


Türbanlılar da manken gibi görünebilir

New York’tan Berlin’e taşındığımızda, etrafımdaki türbanlı kadınları fark ettim. Ve onlarla bir proje yapmaya karar verdim. Hepsine makyaj yaptım ve fotoğraflarını çektik. Amacım onların da manken gibi güzel görünebileceklerini kanıtlamaktı. Hepsinin çok güzel gözleri var.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!