GeriMagazin Herkes böyle bir aşk ister
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Herkes böyle bir aşk ister

Herkes böyle bir aşk ister
refid:28136095 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Seda Tosun, “Balayı” filminin ardından “Mucize”deki oyunculuğuyla otoritelerden tam not aldı. Gerçek bir hikayeyi beyazperdeye aktaran filmde Aziz’in eşi Mizgin’i canlandıran Tosun, “Mizgin’in yaşadığı şeye ortak olmak çok güzeldi” diyor ve ekliyor: “Böyle bir aşk yaşamayı herhalde herkes ister.”

Kimdir Seda Tosun? Nasıl bir yol kat ederek buralara gelmiştir?
- 6 Nisan 1990-İstanbul doğumluyum. Yaklaşık 9 senedir İstanbul’da yaşıyorum. Babam astsubay olduğu ve sürekli tayini çıktığı için Amasya, Samsun, Zonguldak gezdik. İstanbul Aydın Üniversitesi’nde drama ve oyunculuk okuyorum. Son sınıftayım. Geçen sene rol aldığım “Balayı” ilk sinema filmimdi. Oyunculuğa onunla adım attım.

Oyunculuk nereden düştü aklına?

- Hep vardı aslında. Çevremdekiler de biraz yönlendirince neden olmasın ki diye düşündüm.

Peki ailen?

- Onlar da destek oldular. Babamın önerisiydi zaten oyunculuk.

Neden?
- Aslında istiyordum ama babamla paylaşamamıştım bu isteğimi. Çekinmiştim açıkçası. Kendisi konuyu açınca rahatladım, kendimi çok da şanslı hissettim. Şu anda oyunculuktan başka hiçbir şeye yakın görmüyorum kendimi. Yani “ya olmazsa” diye bir B planım yok.

İlk filmini de öğrenciyken çektin. Hocaların nasıl karşıladı bu durumu?

- “Balayı”nın çekimleri sırasında okulda epey devamsızlığım olmuştu maalesef. Çekimlerin finali sınav haftama denk gelmişti. Ne kadar yorulduğumu anlatamam. Hocalarım ise gayet ketumdu. “Ya okuyacaksın ya çalışacaksın, ikisini bir arada yapamazsın” dediler. İnat ettim, ikisini de yaptım. Ve doğru olanı yaptığımı düşünüyorum.

Hocaların izledi mi filmlerini?

- İzlememişlerdir diye düşünüyorum. O günden sonra aramız hiç iyi olmadı.

Herkes böyle bir aşk ister


“MİZGİN GİBİ KADIN BULSAM EVLENİRİM” DİYENLER OLDU

Gelelim “Mucize”ye...
- Mahsun Kırmızıgül’ün filminde yer almak hep hayalini kurduğum bir şeydi. O hayal bu kadar hızlı gerçekleştiği için tabii ki çok mutluyum. Mahsun Bey çok disiplinli, ama aynı zamanda sinirleri alınmış bir yönetmen. İstediği görüntüyü ve oyunculuğu alana kadar yılmadan, sinirlenmeden uğraşıyor.

Senaryoyu okuduğunda Mizgin karakteri için neler düşünmüştün?

- Daha önceki filmlerini de bildiğim için, daha senaryoyu elime almadan biliyordum iyi bir rol olduğunu. Hiç tereddüdüm yoktu. Senaryoyu okumaya başlayınca yanılmadığımı anladım. Bir de neredeyse son dakikada aldım senaryoyu. Role girebilmek için kendimi eve kapattım. Sürekli ayna karşısında oyun çalışıyor, ağlıyordum. Bütün dram sahnelerinde ben varım çünkü, hazırlıklı olmalıydım.

Evet, filmde en çok gözyaşı döken sensin. Nasıl kalktın bu zor işin altından?

- Önce Vicks kullanmamı önerdiler ama işe yaramadı. İş başa düştü (gülüyor)...

Eşini canlandıran Mert Turak’ın performansı da ayakta alkışlandı. Onunla çalışmak nasıldı?

- Çok güzel bir uyumumuz vardı. Mert iyi oynadığında enerjisi bana da geçiyordu. Onda Aziz’i gördüğümde ben otomatik olarak Mizgin oluyordum zaten.

Bu rol seni nasıl etkiledi? Hayata farklı bir gözle bakmaya başladın mı?

- Mizgin kadar iyi bir insan var mıdır diye düşündüm. Bu arada filmi izleyenlerden çok enteresan tepkiler alıyorum. Benim melek olduğuma, mucizevi bir yönümün olduğuna inananlar çıktı. Görünce “Sana çok üzülüyorum” diye ağlayanlar oldu. Bazı erkekler “Hayal ettiğim kadını beyazperdede de olsa bana yaşattığın için teşekkür ederim, böyle bir kadın bulursam evleneceğim” dedi. Bende de etkisi büyük bu karakterin. Keşke herkes bu kadar iyi olsa.

Herkes böyle bir aşk ister


KARS’TAKİ ÇOCUKLAR HAYATIMA ÇOK GÜZEL ŞEYLER KATTI


Filmi gerçek Aziz ve Mizgin’le izlediniz. O nasıl bir deneyimdi?
- Mahsun Bey, rolün büyüsü bozulmasın, etki altında kalmayalım diye film bitmeden önce tanışmamızı istememişti. Görüşmek bir sinema salonunda kısmet oldu. Filmi hep birlikte izledik, inan bu kadar duygulanacağımı düşünmemiştim. Galiba o gün her zamankinden daha fazla ağladım. Mizgin “Bak benim de saçım böyleydi, beni de istemeye geldiklerinde insanlar böyle bakakalmıştı” deyip ağlayınca tutamadım tabii kendimi. Mizgin’in yaşadığıklarına ortak olmak çok güzeldi. Gösterimden sonra gerçek Aziz’e de sordum nasıl değiştiğini. Gerçekten insanın ağzının, ayaklarının düzelmesi mucizevi bir olay. Böyle bir aşk yaşamayı herhalde herkes ister. Aşkın, sevginin böyle bir mucizeye hizmet etmesi kadar güzel bir şey var mı?

“Mucize 5”inci haftasında 3 milyon izleyici rakamını aştı...
- Böyle bir sonucu hepimiz tahmin etmiştik. Kars’ta hava koşullarını biliyorsunuz, hava sıcaklığının -40’a kadar düştüğü oluyordu. İki ay orada kaldık. Set için her gün üç saat yollardaydık. Çekim boyunca da hastaydım. Her gün iğne vurduruyor, ektra ilaçlar kullanıyordum. Buna rağmen bayramdaki üç günlük repoyu kullanmadım. Bir günlüğüne İstanbul’a gelip ertesi sabah Kars’a döndüm. O kadar keyifliydi ki şu an olsa yine giderim.

Kars’ta seni bu kadar çeken nedir?

- Oradaki çocuklar. Hayatıma çok güzel şeyler kattılar. Dünyaya bakış açımı değiştirdiler. Özel bir kutum vardır evde. Hatırlamak istediğim güzel anları orada biriktiririm. Çocukların bana yazdıkları mektupları da oraya koydum.

Herkes böyle bir aşk ister



BU FİLM OYUNCULUĞUMUN KIRILMA NOKTASI OLDU

Şimdi sırada ne var?
- İki sinema filmi yaptım. Şimdi bir de dizi yapmak istiyorum. Bu filmden sonra zaten çok teklif gelmeye başladı. Bu film oyunculuğumun kırılma noktası oldu.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle