GeriMagazin Beyoğlu’ndaki rekabeti seviyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beyoğlu’ndaki rekabeti seviyorum

Beyoğlu’ndaki rekabeti seviyorum
refid:27714586 ilişkili resim dosyası

Ünlülerin basın danışmanı, yakın dostu olarak tanındı. Sonra eğlence sektörüne el attı. İlk mekanı Eelence ile beklenenin de üzerinde bir başarı yakalayan Özgür Aras, şimdi yola Elde Meze ile devam ediyor.

En son Sortie’nin işletmeciliğine başlıyordun, keyifli bir yaz dönemi geçirdin, sonra ortadan kayboldun. Tam acaba neler yapıyor derken, Eeelence bombasını yeniden patlattın.
- Evet, Sortie benim için çok büyük bir sınavdı, inanılmaz bir deneyimdi. Ben zaten oraya başlarken “Çıraktım, kalfa oldum. Sortie’yle de kalfalıktan ustalığa geçiyorum” demiştim. Gerçekten de öyle oldu. Varol ve Erol Kaynar’la çalışmak bana çok önemli deneyimler kazandırdı. Eelence dersen... Kapatmıştık ama sürekli “Özledik, hadi yeniden aç” baskıları geliyordu. Sonunda oturduk mekanın yaratıcı ekibiyle masaya, hayallerimizi döktük ortalığa. Eelence özlemini, anlayışını günümüze uyarlayarak yeniden açtık. Beyoğlu eğlence hayatına bir hareketlilik getirdik yeniden. Her şey çok güzel gidiyor. Yine yüzde 100 Türkçe çalıyoruz. 80’ler, 90’lar ve günümüz popüler parçaları ağırlıkta... Arada konsept partilerimiz oluyor. İrem Derici, Demet Akalın, Erdem Kınay, Merve Özbey, İskender Paydaş gibi isimlerle organizasyonlar yaptık. En son Erdem Kınay & Berkay ikilisini ağırladık. Eelence ilk açıldığında da birçok mekana, insana ilham vermişti; sosyal medyasından tanıtımlarına, kendi oluşturduğu dile kadar... Yine aynı durum oluştu ve taklit edilmeye başlandı. Eee bu da güzel bir şey. Taklitler her zaman asıllarını yaşatıyor durumunu göz ardı etmemek gerek.

Rehab’ın yerinde açıldı Eelence. Rehab da iyi gidiyordu aslında, neden kapandı? Senin bir bağlantın var mıydı orayla?

- Vardı, Eelence’nin mekan sahipleri, Rehab’ın da sahipleriydi aynı zamanda. Ama bu bölge, Türkçe seven bir bölge. O yüzden doğru bir adım atılması gerekiyordu. Bence çok doğru bir hamle yaptık.

Peki neler olacak bundan sonra? Var mı yeni sürpriz projeler?
- Her an her şey olabiliyor. Sağ olsun bir gece ansızın Demet Akalın’ın bir tweet’iyle her şey değişti.

Ne demişti?
- “Eelence’de parti yapıyorum, bekliyorum sizi de” yazmıştı. Önemli bir maçın arasında, herkes maçı bıraktı buna kilitlendi birden ve Twitter karıştı. Sahne aldığı gece resmen izdiham yaşandı. Sağ olsunlar, arkadaşlarım beni kırmıyor ve geliyor. Bundan sonrası için de güzel süprizler hazırlıyoruz.

Peki Eelence açıldıktan sonra Beyoğlu piyasasında neler oldu? Rekabet kızıştı mı?
- Burada rekabet çok güzel. Keşke daha çok alternatif mekan açılsa, rakiplerimiz artsa. Çünkü inanılmaz bir sirkülasyon var. O sirkülasyondan çok yararlanıyorum. Geleni mutlu edersen sende kalıyor.

Bu kış eğlence rotası olarak Beyoğlu’nun baskın olacağı garanti... Peki diğer bölgelerde durumlar ne?
- Evet, Beyoğlu yine popüler. Barlar sokağı gibi oldu. Herkes bir event yapıyor, herkesin event’i konuşuluyor; bundan da çok mutluyum. Herkes kendi ekmeğini yiyor. Nişantaşı yine popüler olucak. Emirgan Gizli Kalsın da bence çok güzel gidiyor.

BUGÜNE KADAR EĞLENDİRDİK BİRAZ DA YEDİRİP İÇİRELİM
Ve gelelim yeni bombana! Herkes senden yeni bir eğlence mekanı beklerken, sen hayatında bir ilke imza attın ve yeme-içme sektörüne giriş yaptın. Nereden çıktı Elde Meze?

- Sortie’nin bana kattığı en büyük tecrübelerden biri de restorancılık. Eelence ilk açıldığında ekibimde bir arkadaşım vardı; Ogün Canay... Sonrasında biz ayrı ayrı işler yapmaya karar verdik. Ama şöyle bir gerçek var ki, ikimiz bir araya geldiğimizde enerjimizden bir kıvılcım çıkabiliyor. Bana böyle teklifler geliyordu zaten sürekli. Arada da konuşuyorduk. Ama sonuca varılmıyordu bir türlü. Son buluşmamızda “Hadi artık bir proje yaratalım” dedim. Projeyi konuşurken mekanı bulduk, konsepti yarattık. İnsanları bugüne kadar hep eğlendirdik, biraz da yedirip içirelim dedik. Ben de yiyip içmeyi seviyorum. Oturalım, sohbetler edelim saatlerce, bayılırım. Ve benim için şu çok önemli; ben ayak altında şöyle bir uğranılacak mekan sevmem. Randevulaşılıp, oturulup saatlerce sohbet edilecek yerleri tercih ederim; örneğin Paper Moon... O nedenle kendi düşünceme uygun bir yer istedim. Markamızın adı Elde Meze, sloganı da mezenin pop hali.

Tam sizlik olmuş.
- Aynen. Kapılarını açtık ve servise başladık. Klasik Türk mezelerine farklı sunumlar getirdik.

İlk defa bu işi yapacaksın. Evet Sortie’de restorancılığa hakim oldun ama daha çok işin eğlence yönündeydin. Korkuların, endişelerin var mı?

- İnsanların ne istediğini bilirsen sorun yok. Hayal dünyasında yeni keşiflere çıkmaya da gerek yok. Yani en azından benim için öyle. Ben Eelence’yi yaparken de insanların ne istediğini biliyordum, insanlar nerelerde eğleniyor, hangi şarkılarla gaza geliyor; her şeye hakimdim ve insanlara bunu sundum. Artık kimse abartıdan hoşlanmıyor. Evet yabancı müziklerde eğleniyorlar ama Türkçe müzikte ruhları okşanıyor. Aynısı yeme içme sektöründe de geçerli. İnsanlar meze seviyor, insanlar rakı seviyor, insanlar bira seviyor. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok yani.

ÇATAL-BIÇAĞI BİR KENARA BIRAKIN!
Biraz da yeni mekandaki ortağınıza söz verelim... Ogün (Canay) Bey, siz neler söylemek istersiniz?

- Burada Türk mezelerini insanlara elde yedireceğiz. Farklı unlardan yapılan özel ekmeklerimiz var. Sarı unlu, zeytinli ve cevizli ekmeklerin üstünde kendi yorumumuz olan Türk mezelerini servis edeceğiz. Güzel olanı elde yemek, ancak dilerseniz çatal bıçak da kullanabiliyorsunuz. Yemek yerken kirlenmek güzel şey, muhabbeti arttırıyor, daha samimi oluyor. Bir de şöyle bir yeniliğimiz var. Genelde meze yerken rakı içilir gibi bir algı var. Ama bunu böyle kabul etmeyenler de çıkabiliyor. O yüzden şu alternatifi oluşturduk. Biralık, şaraplık ve rakılık menülerimiz olacak. Değişik bir yemek deneyimi sunacağız kısacası.

Peki öne çıkan lezzetleriniz neler?
- Kum midyesini çok özel bir sosla kızartıp getiriyoruz. Bebek kalamarları dolma halinde servis ediyoruz. Karidesleri yufkaların içine sardık. Şakşukayı yoğun unla hazırlanan bir ekmeğin üzerinde deneyeceksiniz mesela. Keçi peyniriyle yapılan ekmeğin üzerinde humus yiyebileceksiniz. Acılı ezmemiz var, o efsane. Delirtici bir lezzet olduğunu düşünüyoruz.

Mutfağın başında kim var?

- Görkem Öztopal şefimiz. Daha önce Vogue ve Wanna’da çalışmış, Çeşme’de kendi meze dükkanını yaratmış çok deneyimli bir şefle çalışıyoruz. Onun yaptığı her şey, bizim hikayemizle örtüştü. Bambaşka bir yemek algısı var ve bizim kafamızdan geçenleri çok güzel yorumladı.

Müzik nasıl olacak peki?
- Burada şebnem Ferah da dinleyebileceksiniz, Teoman da, Jülide Özçelik de, Zuhal Olcay da, Müslüm Gürses de, Zeki Müren de. Daha çok funk arabesk diyebiliriz tarzımız için.

BEN HEP “YORULDUM” DERİM AMA DURAMAM
Özgür bir ara “Yoruldum artık” diyordun...
- Ben hep bunu söylüyorum ki...

E peki deli misin ki yoruldum dedikçe başka işler yapıyorsun!

- Geçen yaz bir çocukluk arkadaşıma “Bu sene asla çalışmayacağım” dedim. O da “Hep böyle diyorsun. Ama bırak çalışmamayı, kesin Eelence’nin yanında başka bir iş daha yaparsın” diye karşılık verdi. “Saçmalama” demiştim ama dediğine geldim!

Zamanlamayı nasıl yapacaksın peki? İletişim danışmanlığı şirketin var, Eelence var, gazete yazıların var, şimdi bir de burası? Her gün burada olabilecek misin?
- Yeme içmeyi sevdiğim için her gün buraya geleceğim, sonra da Eelence’ye geçeceğim. Eelence ile Elde Meze arası 30 adım olduğu için hep bu lokasyonda olacağım.

False