Asrın aşkı

Güncelleme Tarihi:

Asrın aşkı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 10, 2014 01:13

İlk gençlik yıllarından beri birbirine aşık olan bir adam ve bir kadın... Üstelik ikisi de polis... 15 sene süren bir evlilik... İki dünya tatlısı çocuk ve yüksek sesli bir geniş aile... Tüm zorluklara rağmen “aşk” hâlâ mümkün müdür? Ceyda Düvenci ve Mustafa Üstündağ, TRT’nin yeni dizisi “Aşkın Kanunu”nda bu sorunun yanıtını verecek...

Haberin Devamı

Ceyda Hanım, “Aşkın Kanunu”nda sizi İpek rolünde izleyeceğiz. Bize biraz rolünüzü anlatır mısınız, nasıl bir kadın İpek?
Ceyda Düvenci: İki çocuk annesi, kocasına çok aşık bir kadın. Aslında evi o yönetiyor ama erkeğinin sözüne de güveniyor bir yandan. Senelerce kayınpederi ve kayınvalidesinin evinde yaşamış, bir yandan da eşiyle birlikte para biriktirmiş. Hayali, kocasıyla baş başa olabileceği bir eve geçmek. 15 yıldır hep mücadeleyle geçmiş hayatı. Dizinin başında talihsiz bir durum yaşanıyor ve 15 yılın birikimiyle “Ben yapamayacağım” diyor...

İpek, polis. Mesleğinde nasıl peki?
Ceyda Düvenci:
Mesleğini çok seviyor. Kocası “Bırak” dediği halde bırakmıyor. Ama sigarayı bırakma gibi bir mücadelesi var. Elinde sakızlar, çekirdeklerle göreceğiz onu. Bu durum da ekstra asabiyet yapabiliyor.

İpek’in hayatı 15 yıldır mücadeleyle geçmiş. Onun için mücadeleci bir kadın diyebilir miyiz?
Ceyda Düvenci:
Bence mücadeleciden çok inatçı. Kocasını da çok seviyor ama mesleğini inadından bırakmıyor.
Mustafa Üstündağ: Çetin de İpek’i böyle olduğu için sevmiş aslında.
Ceyda Düvenci: Evet, dişli bir kadın aslında.

Kayınvalidesiyle arası nasıl peki İpek’in?

Ceyda Düvenci: Pek anlaşabildiğini söyleyemem. İpek, daha çok kayınpederci. Çünkü babasını erken yaşta kaybetmiş ve kayınpederini baba olarak benimsemiş. Onunla dertleşiyor, ona ağlayabiliyor, en güçsüz hallerini ona açabiliyor. Kayınvalideyle daha düz bir ilişkisi var. Zaten kayınvalide de çok sivri dilli. İpek’in onun karşısında susması da Çetin’e olan aşkıyla alakalı.

Haberin Devamı

Asrın aşkı


AŞKI YALANSIZ YAŞARIM
İpek, Çetin’i bu kadar severken ondan nasıl ayrılacak?
Ceyda Düvenci:
Mahallede de karakolda da “asrın aşkı” durumundalar aslında. Onlar ayrılık kararı almış olsa da hiç kimse boşanacaklarına ihtimal vermiyor. Bence seyirci İpek ve Çetin’i izlerken, uzun soluklu ilişkilerde unuttukları şeyleri, ellerinden kaydığı zamanlarda nasıl hatırladıklarını görecekler. Bizi izlerken belki eşlerinin elini tutacaklar. Uzun zamandır birlikte olan çiftler, kendilerinden çok şey görecekler...

İpek ve Çetin aynı büroda çalışıyor. İşyerinde bir çatışma var mı aralarında?
Mustafa Üstündağ: Çatışma her yerde var.
Ceyda Düvenci: Aslında ayrı birimlerde çalışıyorlar ama boşanma durumları ortaya çıkınca müdürleri aynı birime alıyor onları. İpek akademili, Çetin ise alaylı. İpek daha matematikten çözüyor olayları, Çetin pratikten. Orada da aslında aralarındaki farklar ortaya çıkacak.
Mustafa Üstündağ: Aslında birbirlerini tamamlıyorlar. Hep öyledir ya; bir taraf diğer tarafın eksikliğini giderir...

Sizce gerçekten böyle büyük aşklar var mı?
Ceyda Düvenci: Böyle aşkları yaşayan arkadaşlarım var benim. Ben de aşkı sonuna kadar tüm dürüstlüğümle, yalansız yaşarım. Çetin’le İpek’in bozulmamışığının nedeni de o, çok dürüstler. Sinirlerini de, nefretlerini de, sevgilerini de dürüstçe ifade ediyorlar. Şu zamanda dürüst ilişkiler pek kalmadı. Herkes bir anda bir sürü şeyi idare etme derdinde...

Haberin Devamı

Asrın aşkı


KALPLERİMİZ RECEP ABİ İÇİN ÇARPACAK
Sizce nasıl bir ikili oldunuz?

Ceyda Düvenci: Yeni tanışmamıza rağmen çok güzel tuttu ruhumuz. Çalışırken kalbini ortaya koyan biri. Oyuncu olarak da çok iyi. Birçok sahnede doğaçlama yapıyoruz. Yönetmenimiz Çağatay Tosun da yaptığı işe ruhunu koyan, çok enteresan sahne analizleri olan biri. Üçümüz çok tatlı bir şey yakaladık. Çok içimize sinen bir iş çıkıyor. Kocaman bir kalp olduk. Bu, seyirciye de geçecek diye düşünüyorum.

Çekimleri Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde yapıyormuşsunuz. Oradaki çekimleriniz nasıl geçiyor?
Ceyda Düvenci: Reel mekânlarda varsayımlar çekmek zor. Hastane çekimleri için de geçerli bu. Gerçekten hasta birinin yanından rol icabı sedyeyle inleyerek geçmek, insana dokunuyor. Ama inandırıcılık adına böyle olması gerekiyor diyorum...

Bir de ekip olarak üzücü bir olay yaşadınız. Oyuncularınızdan Recep Yener vefat etti...
Ceyda Düvenci: İpek’in en yakın olduğu karakter, kayınpederi demiştim. Kayınpederi Recep Abi canlandırıyordu. Onunla üç bölüm oynadık. Bir dertleşme sahnemiz de vardı. Gerçekten aile gibi olmuştuk. Aniden gitti... Son sahnesini benimle çekti. Öncesinde hastaneye götürmüştü arkadaşlar, ilaç verip göndermişlerdi. Bir yandan da tiyatro oyunu vardı. Gökçen Gökçebağ’la oyun öncesi yeniden hastaneye gitmişler. Sonra hepimiz hastaneye ona görmeye gittik. Ameliyat oldu, “iyi” dediler ama ertesi gün kalkmadı. Garip bir buruklukla başlıyoruz yayına... Biz biraz da Recep Abi için başlayacağız bu sefer. İlk bölüm kalplerimiz onun için çarpıyor olacak.
Kayınpeder karakteri ne olacak dizide, başkası mı oynayacak?
Ceyda Düvenci: İlk üç bölümde seyirci Recep Abi’yi izleyecek, sonra bir oyuncu büyüğümüz devralacak rolü.

Haberin Devamı


KEYİFLİ, HEYECANLI, DENGESİZ
Mustafa Bey, sizin için nasıl gidiyor çekimler?
Mustafa Üstündağ: Güzel ve keyifli gidiyor. Heyecanlıyız. 1,5 ay oldu başlayalı, üç bölüm bitirdik.

Canlandırdığınız Çetin karakteri nasıl biri?
Mustafa Üstündağ:
Aslında keyifli bir adam ama biraz dengesiz. Nerede, ne zaman, ne yapacağı belli değil. Heyecanlı, atik...

Siz Mustafa Üstündağ olarak bu karaktere neler kattınız?
Mustafa Üstündağ: Aynı bedeni kullanıyoruz. (Gülüyor) Ben gerçekten böyle bir adam olsam, katlanılmaz olurdum.

Asrın aşkı

KIZIM MELİSA KAHRAMAN SAVAŞÇI
Ceyda Hanım, çok kilo vermişsiniz. Kick boks yapıyorsunuz, onun mu etkisi oldu?
Ceyda Düvenci: Tam istediğim gibi zayıflamadım henüz. Dört-beş kilo daha vermek istiyorum... Önceden yürüyüş yapıyordum. Bu sene yönetmenimiz Çağatay, “Gel seni spor hocama götüreceğim” dedi ve beni Ali’yle tanıştırdı. Ali Hoca da beni Erkan Hoca’yla tanıştırdı. Kick boks tam benim sporummuş; bütün vücudu çalıştırıyor. Bana çok iyi geldi, haftada dört gün yapıyorum.

Kızınız Melisa nasıl?
Ceyda Düvenci: Çok iyi. 4 yaşına girecek artık, kocaman oldu. Sevgi kelebeği, hâlâ bir kahraman savaşçı benim gözümde. Anaokuluna başladı. Onu bir yerde yalnız bırakmak çok garip bir duyguymuş... Ama tatlıyız yani... Kendini anlatmaya başladı, espriler yapıyor artık. Evde iki tane kedi var, onlarla da aşk yaşıyor. Sabah uyanıyor, “Aşk ve Leyla nerede?” diyor. “Annemin yatağında gideyim, aşk yaşayacağım onunla” diyor. Beni bir gün görmese “Anneciğim seni çok özledim” diye boynuma sarılıyor. Tam istediğim duygular var onda. Çok bağımlı değil ama çok duygu yüklü. Başka bir dünyam o benim, herkesi kolay almayacağım bir dünya.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!