Aşkı ifade etmek erkeğe özgü bir hak değil

Güncelleme Tarihi:

Aşkı ifade etmek erkeğe özgü bir hak değil
Oluşturulma Tarihi: Eylül 19, 2018 15:53

“O Ses Türkiye” yarışmacısı olarak tanınan ve 4 yıl önce çıkardığı “Kibir” ile sesini geniş kitlelere duyuran Melis Kar, yola yeni single’ı “Yatıya” ile devam ediyor. Kar, “Âşık olmak ve bunu özgürce ifade etmek sadece erkeğe özgü bir hak değil. Şarkımın sözleri de bunu yansıtıyor” diyor.

Haberin Devamı

Melis Kar 2014 yılında çıkardığı albümle müzik piyasasına giriş yaptı. Peki, müzik Melis’in hayatına ne zaman girdi?

- 7 yaşında müziğin büyülü dünyası ile tanıştım. İlkokul yıllarında piyano çalmaya başladım. Sonra bir daha kopamadım zaten. Lisans eğitimimi mimarlık üzerine yapsam da insan bir kere notaların ifade ve iletişim gücünü keşfettiğinde kopması zor oluyor.

Ailenin sana müzik kariyerinde hep destek olduğunu söyleyebiliriz o halde...

- Bugün özgürce üreten bir müzisyen olduysam, bunda en büyük pay annem ve babamın diyebilirim. Annem zaten ressam, kardeşim de oyuncu. Babam da çok iyi bir Türk halk müziği dinleyicisiydi. Benim şarkılarımla yıllar sonra pop müzik dinleyicisi oldu. Sanat evimin, ailemin ve hayatımın içinde hep vardı.

Senin için “yeni dönem özgür kız” diyorlar. Sen kendini böyle tanımlıyor musun?

Haberin Devamı

- Aslında doğru bir tabir benim için. Özgür yanımı da müziğin sınır tanımazlığı ile besliyorum. Ben hayatı her boyutu ile yaşamak gerektiğine ve müziğin de hayatın her alanında yer aldığına inanıyorum.

Aşkı ifade etmek erkeğe özgü bir hak değil

ULUSLARARASI SULARDA YÜZMEK BENİ HEYECANLANDIRIYOR

Hayranların ise seni “O Ses Türkiye”deki performansın ve 2014 yılındaki albümünle tanıdı. “O Ses Türkiye” macerandan biraz bahseder misin?

- “O Ses Türkiye”, sonucu birincilik olmasa da benim için güzel bir tecrübeydi. Benim için önemli olan sesimi duyurmaktı ve bunu da başarabildiğimi düşünüyorum. “Kibir”e tepkiler çok güzel fakat o dönem ülkede yaşanan olaylar ve gündemin farklı yoğunluklarından dolayı hak ettiği değeri bulamadı. Ama bir iş iyiyse eninde sonunda karşılığını buluyormuş. “Kibir”i kısa bir süre önce Yunanistan’a sattık. Uluslararası sularda yüzmek beni heyecanlandırıyor.

Peki uluslararası bir proje var mı yakınlarda?

- Daha önce ünlü Yunan müzisyen Bo ile bir düet çalışmam olmuştu. Bu kez “Kibir”i çok beğendikleri için onu Yunanca sözlerle yorumlamak istediler. Bo’nun sözlerini yeniden düzenlediği “Kibir”i Georgia Vrana seslendirecek. Ayrıca Bo ile de yeni projelerimiz olacak. Bir yandan bunun heyecanı yaşarken diğer yandan da gündeme bomba gibi düşecek bir projeye hazırlanıyorum. Dünya listelerini altüst eden bir şarkıcının organizasyonunda sahne alacağım. Bunun haberini de vereceğim zaten.

Haberin Devamı

Yaptığın müziği Türkiye popüler müzik piyasasının neresinde görüyorsun? Sence Türkiye’de pop müzik ne durumda?

- Müziğim daha oryantal, daha doğu sound’ları barındırıyor ama yine de batı pop müziğine yakın.

Pop müziğin durumuna gelince; büyük bir dönüşüm yaşadı son yıllarda ve dijital platformlar offline platformların yerini aldı, almaya da devam ediyor.

Sizlerin de yakından takip ettiği gibi bu dijital dönüşüm kendi yıldızlarını, başka bir starlık anlayışını beraberinde getirdi ve pop müzik bu anlamda dönüşümünü tamamlamak üzere. Yani karşımızda artık Pop Müzik 2.0 var.

Sanatçısı farklı, mecrası farklı bir pop müzik dönemi başladı.

Aşkı ifade etmek erkeğe özgü bir hak değil

Haberin Devamı

POP MÜZİKTE “ÇAMUR AT İZİ KALSIN” DÖNEMİ BİTTİ

◊ Pop Müzik 2.0’ın dijital dönüşümün sonucu olduğunu söylüyorsun. Peki bu yeni pop müziğin ve yeni nesil sanatçıların farkları neler?
- Türkiye’de her 15-20 yılda bir müzik dünyası yenilenir. Örneğin 2000’lerin başında fantezi pop müziğin yükselişini gördük, şimdi ise modern pop ve yeni nesil pop diyebileceğimiz, yüzünü daha batıya dönmüş ama doğu ezgilerini de etnik boyutu ile kullanmaya meraklı bir jenerasyon var. Alternatif pop rock da yükselişte. Açıkçası ben pop müzikteki bu dönüşümün Pop 2.0’ın öncülerinden biri olmak istiyorum.

◊ Peki Pop 2.0’ın “Yeni nesil pop star”ı nasıl olmalı sence?

- “Yeni nesil pop star” dünyayı tanıyan, trendleri daha çok takip eden, kolay erişilebilir, çok yönlü, değer yaratan, mesleğine sahip çıkan ve tevazu sahibi bir şarkıcı olmalı bence. Beste yapmalı, müzik aleti çalmalı, toplumsal dertlerden haberdar olmalı, bir fikri, bir duruşu, bir yaşam biçimi önermesi olmalı dinleyicilerine. Eskiden geçerli olan “no comment” dönemi artık “yes comment” olmak zorunda, çünkü dijital çağ aynı zamanda “şeffaflığın çağı”. Bir şeyleri gizlemek eskisi kadar karizmatik değil sanatçı için, “dozunda ve samimi yakınlıklar” istiyor takipçi. Sonra bir önceki nesilde revaçta olan “çamur at izi kalsın, gündem olsun”lar da bitti, dönem artık “dayanışma dönemi”...

Haberin Devamı

Aşkı ifade etmek erkeğe özgü bir hak değil

HERKESİN KALBİNE YATIYA GELİYORUM

◊ Yeni single’ın “Yatıya” müzikseverlerle buluştu. Onun hikayesini anlatır mısın?
- “Yatıya”nın iki farklı anlamı var benim için. Âşık olmak ve bunu özgürce ifade etmek sadece erkeğe özgü bir hak değil. Şarkımın sözleri de bunu yansıtıyor... Âşık olup da bunu söylemek için sevdiği adamdan bir adım bekleyen hemcinslerim adına “Kalbine ve gönlüne yatıya geldim” diyorum. Ben de müziğimle herkesin kalbine yatıya geliyorum. Diğer yandan herkesin yatıya kalacak bir yeri olmalı. Kendini güvende ve huzurlu hissedebileceği bir yuva...

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!