Kızımla sadece İngilizce konuşuyorum

Güncelleme Tarihi:

Kızımla sadece İngilizce konuşuyorum
Oluşturulma Tarihi: Mart 05, 2013 09:45

Yaklaşık iki yıl önce anneliği tadan Irmak Ünal, hayatının en güzel günlerini geçirdiğini söylüyor. Oyuncu, kızı Kayla’yla birlikte geçen eğlenceli günlerini ebebek’ten Bebek dergisine anlattı.

Haberin Devamı

* Kayla doğduktan sonra değişen hayatınızı özetler misiniz?  
- Rüzgar gibi geçti diyebilirim. Hayatımın en güzel 20 ayıydı. Bu süreç içinde çocuğumun, eşimin ve tüm ailemin benimle olduğunu hissettim. Kızımla birlikte ben de büyüdüğümü hissediyorum. Bu da bana mutluluk veriyor.

* Anne olmak için doğru bir zaman mıymış?
- Asla “Keşke daha sonra olsaymış” gibi bir şey düşünmedim. Yaş olarak keşke daha genç anne olsaymışım dediğim zamanlar bile oluyor. Ancak şu anki dünyaya bakış açımı, olayları yorumlayışımı düşünecek olursam da tam zamanıymış diye düşünüyorum.

* Peki anne olmak sizi değiştirdi mi?
- Olumsuz yönde hiçbir şey değişmedi, aksine olumlu değişiklikler oldu. Hayatımda en severek yaptığım şey; annelik... Eskiden oyunculuk zannederdim ama oyunculuktan kat kat daha fazla sevdim anne olmayı. Anne olduktan sonra kendimi ve insanları daha iyi anlamaya başladım. Bir bebeğin çocuk oluşunu, büyümesini seyrettiğiniz zaman dünyadaki her insanın bir gün çocuk olduğunun bilince çok daha iyi varıyorsunuz. Herhangi birine karşı duyduğun öfke, kızgınlık minimuma iniyor. Anne olduktan sonra her şeye karşı daha yumuşak, anlayışlı ve sevecen bakmaya başladım. İyi yürekli bir çocuk yetiştirmek en büyük önceliğim.

20 SAATİN SONUNDA SEZARYENE ALDILAR
* Hamileliğiniz nasıl geçti?
- Çok güzel geçti. Doğumum biraz zorlu oldu ama sonuç önemli. Normal doğum yapmak istemiştim ama 20 saatin sonunda sezaryene aldılar. Şimdi geriye dönüp düşündüğümde, tüm bunları korkunç bir hikâye olarak anmıyorum. Aksine güzel şeyler anımsıyorum, bunda doktorun da çok büyük bir önemi var tabii.

* O dönemde kaç kilo aldınız?
- 13 kilo aldım. İki ay sonra dokuz kilo vermiştim, diğerleri de sonra kendiliğinden gitti. Şu an hamile kaldığım kilodayım.

* Lohusalık nasıl geçti?
- Çok yaşadım denilemez. O dönemde bebeğimin bütün bakımını ben yapmak istedim. Benim dışımda bir tek annem yapabiliyordu. Yani herkes bebeğimi sevsin, öpsün, koklasın hiç sorun değil ama bakımını ben yapayım istedim.

* Ne kadar süre emzirdiniz?
- 14 ay. Daha sonra doktor “yeter” deyince biz de yavaş yavaş sonlandırdık.

KAYLA’NIN KARDEŞİ OLMASINI İSTİYORUM
* Kız çocuğu annesi olmak nasılmış?
- Kız çocuğa sahip olmak en başta çok zevkli bir şey. Süs püs konusuna gelecek olursak, ben süslü biri olmadığım için kızımı da süslemiyorum. Maskulen bir ruha sahibim ama kızım olduktan sonra kadın olmayı bir kez daha sevdim. Kadına çok büyük bir enerji katıyor.

* Belki ikinci bebeğiniz erkek olur. Düşünüyor musunuz?
- Kayla’nın kardeşi olmasını istiyorum, aralarında da çok yaş olsun istemem. Kısmet... Kız ya da erkek olması çok da önemli değil, sağlıklı olsun yeter.

* Çocuk yetiştirirken en fazla önemsediğiniz şey nedir?
- Saçma sapan kurallarım yok ama yine de sınırları olan bir çocuk yetiştirmeye çalışıyorum. Özgür bir çocuk ama herkese saygı duyarak yaşamayı öğrenmesi için birtakım sınırlar gerekiyor. Kurallarımızı babasıyla birlikte belirliyoruz. Bunun dışında pazar günleri bizim aile günlerimizdir. Kalabalık bir ortamda çok mutlu oluyor, sosyalleşiyor.

* Oyun gruplarına gitti mi?
- Altı aylık olup da oturmaya başlayınca, oyun grubuna başlattım. Bazı çocuklar reddediyor ama Kayla’nın çok hoşuna gitti. Etrafta bir çocuk olmasına bayılıyor, hemen her şeyini onunla paylaşmaya başlıyor.

* Baba-kız aşkı yaşıyor mu?
- Evet. Bu yaş dönemindeki tüm kız çocukları babalarına karşı aşk duyarlar. Islıkla anlaşıyorlar, kendi aralarında özel bir iletişimleri var. Bazen onları baş başa bırakıyorum, ikisi de bundan oldukça keyif alıyor.

* Eşiniz temel bebek bakımına yardım ediyor mu?
- Evet, ediyor.

* Bakıcınız var mı?
- Var. Daha önce rahmetli anneanneme bakıyordu. Ailemizin emektarıdır, bizden biridir, şimdi de Kayla’ya bakıyor. Kayla da ona ‘nene’ diyor zaten. Bakıcı seçimi çok önemli bir konu, eğer imkanınız varsa tanıdık bir kaynaktan gelen bakıcıların çocuğunuza bakması çok önemli. Yani siz yokken de bakıcı sizin kurallarınızı devam ettirebilmeli.

Haberin Devamı


PEDAGOGLAR TAVSİYE ETTİ
* Gördüğüm kadarıyla Kayla’yla sadece İngilizce konuşuyorsunuz. Buna nasıl karar verdiniz ve nasıl bir yol izliyorsunuz?
- Şu an uyguladığımız metot çok güzel bir tecrübe. Bunu, hem Amerika’daki hem de Türkiye’deki pedagoglardan tavsiye ve fikirler alarak uygulamaya başladım. Kayla doğduğu günden beri onunla İngilizce konuşuyorum. Üniversitede bu dilin eğitimini aldım ve çocuğumun ileriki yaşamında çok fazla artısı olacağını düşünüyorum. Türkçe, dünyanın en güzel dillerinden biri ve ana dilimiz, İngilizceyle aynı anda elbette Türkçe de öğreniyor. Burada önemli olan, aile bireylerinden sadece biri 7/24, kızgınken ya da mutluyken her türlü ruh halindeyken çocukla İngilizce konuşması. Bunu tam olarak yapamazsanız karmaşaya neden olursunuz. Ailedeki herkes Türkçe konuşuyor, İngilizce’yi de benden öğreniyor. Bu metodu herkese tavsiye ederim. Çocukların beyni her şeyi algılamaya o kadar açık ki, hiç zorlanmıyorlar.

Haberin Devamı

EVLİLİĞİMİZ RENKLENDİ
* Çocuk sahibi olmak evliliğinizi etkiledi mi?
- Evet, çok olumlu bir şekilde etkiledi. Biz zaten iyi arkadaştık, şimdi neden iyi arkadaş olduğumuzu daha güzel anladık. Hayat arkadaşı olarak neden birbirimizi seçtiğimizi daha iyi anlayıp, daha iyi bir şekilde neden-sonuç ilişkisi kurabiliyoruz. İkimiz de anne-baba olmayı çok istiyorduk. Kayla da olduktan sonra kremşantinin üzerindeki çilek gibi olduk. Allah nazardan saklasın. Kayla’yla birlikte evliliğimiz daha da renklendi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!