Kanserden zaman çalınıyor

Güncelleme Tarihi:

Kanserden zaman çalınıyor
Oluşturulma Tarihi: Haziran 10, 1998 00:00

Haberin Devamı

40 yaşın üzerindeki kadınların her yıl kanser taraması yaptırması öngörülüyor. Böylelikle over kanserli kadınların yüzde 70'inde kanserin yayılmadan saptanması mümkün olabiliyor. Over kanserine en sık menopoz dönemindeki kadında rastlanıyor. Yağlı beslenme, kısırlık ya da ileri yaşlara kadar çocuk sahibi olmama, gebeliğin kısırlık yaratan ilaçlar kullanarak önlenmesi, adet döneminin erken başlaması ve geç menopoz da diğer risk faktörleri olarak sıralanıyor..

Meme kanseri, her dokuz kadından birinde görülen bir kanser türü. Ve çok erken evrede yakalanırsa hastanın yaşam şansı yüzde 97. Yakın çevreye yayılmış olan meme kanserlerinde de öngörülen beş yıllık yaşam süresi yüzde 76. Amerikan Kanser Derneği'nin verilerine göre meme kanseri tespit edilen kadınların yüzde 65'i 10 yıl, yüzde 56'sı ise 15 yıl yaşıyor.

Meme kanseri, ABD'de 1998 yılında saptanan 180.300 yeni olgu ve aynı yıl içinde 43.500 ölüm ile kadınlarda en sık görülen kanser olma özelliğini halen koruyor. Bu nedenle oturum başkanı Prof. Dr. Erkan Topuz da ASCO'nun başkanı Robert J. Mayer gibi toplantıyı meme kanseriyle ilgili çok yeni yaklaşımları anlatarak açtı: ‘‘Meme kanserinin işleyişini engellemek amacıyla HER 2/neu proteini adlı yeni bir bioterapi yöntemi bulundu. Ve yüksek doz kemoterapinin etkin olmadığına dair kanıtlar var.’’

Philadelphia Fox Chase Kanser Merkezi Meme Kanseri Araştırma Programı'nın yöneticisi Dr. Lori J. Goldstein HER 2/Neu proteininin kullanılmasının moleküler düzeydeki hedeflere yönelik tedavilerin ileri evre meme kanserinde etkili olabileceğini belirtiyor: ‘‘Bioterapi bu bağlamda tedavinin etkinliğinin arttırılması amacıyla kullanılabilir. Bu yaklaşımlar, meme kanserinin sadece tedavisinde değil, belki de erken tanı ve önlenmesi konusunda da anlamlı sonuçlar verebilir.’’

YUMURTALIK KANSERİ

Over (yumurtalık) kanseri de kadınlarda çok sık karşılaşılan bir kanser türü. Over kanseri tanısı konulan kadınlarda bir yıl yaşam şansı yüzde 78, beş yıllık yaşama şansları ise yüzde 46 olarak bulunmuş. Araştırmalara göre, kanser erken evrede ve henüz belirli bir bölge ile sınırlıyken tesbit edildiğinde bir ve beş yıllık yaşam oranları önemli ölçüde artabiliyor. Tıpta ‘‘sessiz katil’’ olarak tanımlanan over kanseri, ileri aşamalara kadar belirgin belirtiler vermeyebiliyor. Çünkü erken aşamada genellikle çok bariz olmayan ve diğer hastalıklarla karışabilen belirtilerle seyrediyor. Bu belirtilerin başında sıvı toplanması ve hafif sindirim bozuklukları (gaz, şişkinlik, karın ağrısı) nedeniyle karın bölgesinde görülen, kendiliğinden gerilemeyen ve bir başka nedene bağlanamayan büyüme oluşuyor.

ASCO toplantısında sunulan geniş kapsamlı çalışmalardan biri ise bir anti-kanser ve içindeki etken maddesi paklitaksel olan bir ilaç. Araştırmalar, porsuk ağacının kabuğunda bulunan bileşimlerden geliştirilen paklitakselin diğer kemoterapi ilaçlarıyla birlikte kullanıldığında sağkalma şansını arttırdığını ilk defa göstermiş. Over kanseri bulunan kadınlarda yaşam süresini anlamlı ölçüde uzattığı tespit edilmiş. Araştırmacılar bu ilacın kombinasyonunun over kanserli tüm kadınların tedavisinde ilk aşamada kullanılabileceğini belirtiyorlar.

Bir başka bulgu ise standart kemoterapi uygulamasına bu ilacı ekleyerek, meme kanserli kadınlarda tedavi şansının artırılması. Meme kanseri tedavisinde çok önemli bir adım olarak değerlendirilen bu sonuç, merkezi Chicago'da bulunan Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından desteklenen bir çalışma grubu olan Kanser ve Lösemi Grubu tarafından ASCO'ya bildirilmiş. Çalışmanın sonuçlarına göre, standart kemoterapiye içinde etkin maddesi paklitaksel olan ilaç eklendiğinde kadınların yaşam süresi yüzde 26 uzuyor ve hastalığın tekrar etmesi riski de yüzde 22 azalıyor.

TARAMA ŞART

Over kanseri konusundaki veriler, en büyük uluslararası klinik araştırmalardan biri olan Avrupa-Kanada Ortak Grup Çalışması'ndan elde edilmiş. 100'ün üzerinde araştırma bölgesinde, 680 kadın çalışmaya dahil edilmiş. Paklitaksel kombinasyonu uygulanan kadınlardaki ortalama yaşam süresi 35 ay olarak saptanırken, diğer ilaçlarda bu zaman yalnız 25 ay olduğu ortaya çıkmış.

Araştırmacılardan Martine Piccart da çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, hastalığı çok ileri aşamada olan kanser vakalarında bile yaşamı en az 10 ay uzatmanın mümkün olduğunu söylüyor: ‘‘Hastalığın erken evrelerde olduğu vakalarda ve tümörün ameliyatla tamamen çıkarıldığı hastalarda bu ilacın uygulamasıyla iyileşme şansı yükseliyor.’’

SON GELİŞMELER

Meme kanseriyle ilgili araştırmalar sonucunda tedavide yeni ve önemli yaklaşımlar geliştirildi.

Ulusal Kanser Enstitüsü ilkelerinin tam anlaşılmaması sonucu meme koruyucu cerrahinin yeterince kullanılamadığı saptandı.

Paklitaksel adlı ilaç, hem lenf düğümü tutulumu bulunan meme kanserli hastalarda ameliyattan sonra, hem de yumurtalık kanserinin ileri evrelerinde bulunan hastalarda yarar sağlıyor ve yaşamı uzatıyor.

Kolon kanserinde kemoterapi süresi 12 aydan 6 aya iniyor.

Ölümcül çocukluk çağı kanserlerinde A vitamini türevleri etkin.

Akciğer kanserinde daha sık aralıklarla radyasyon tedavisi yaşamı uzatıyor.

Meme kanseri önleme çalışmalarında tamoksifen ve raloksifen adlı ilaçlarla yüz güldürücü sonuçlar alınmış. Raloksifen sayesinde meme kanseri görülme oranı yüzde 58-66 azalıyor, menopoz sonrası rahim kanseri riski azalıyor. Tamoksifen meme kanseri açısından yüksek risk taşıyan kadınlarda, meme kanseri görülme oranını yüzde 45 azaltıyor.

Prostat kanserine bağlı ölümler, tarama (düzenli aralıklarla izleme) yoluyla azaltılabiliyor.

Birçok yaşlı hasta için en etkili kemoterapi dozları tanımlandı.

Standart kemoterapi ileri yaştaki meme kanserli hastalarda ilaç zehirlenmesinin artmasına neden oluyor.

Herpes (uçuk) virüsünün geni prostat kanserine çare olabilir.

Kanser aşısı, çok tehlikeli bir tür deri kanseri olan melanomda bağışıklık sistemini harekete geçiriyor.

Tümörleri besleyen kan damarlarını yok etmek için yeni ilaçlar geliştirildi.

Doğal olarak mantardan elde edilen bir kimyasal türev, tümörün kanlanmasını engelleyerek böbrek kanserinin yayılmasını yavaşlatabilir.

Vücutta kanser yapan proteinlerin oluşumunu önleyen yeni ilaçlar bulundu.

İstanbul'daki toplantının konuşmacıları (soldan sağa) İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü Radyasyon Onkolojisi Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Maktav Dinçer; İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fuat Demirelli; İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz (Oturum Başkanı); İ.Ü. Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Adnan Aydıner ve GATA Onkoloji-Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necdet Üskent.

19 bin uzmanın katılımıyla

Kanser uzmanları, kanser tedavisindeki son gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunmak için Los Angeles'da biraraya geldi. Bu, 34'üncü yıllık toplantı, tüm dünyadan 19 bin kanser uzmanı ve 2 bin özet bildirisiyle şimdiye dek yapılan en büyük ASCO (American Society of Clinical Oncology-Amerikan Klinik Onkoloji Birliği) toplantısıydı. ASCO'98 toplantısında tartışılan son gelişmeler ve yüz güldüren sonuçlar, İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü'nün düzenlediği bir toplantı ile kamuoyuna aktarıldı. Amerikan Klinik Onkoloji Birliği (ASCO), kanser konusunda uzman hekimleri temsil eden dünyanın en büyük profesyonel oluşumu. Türkiye'den de 25 üyesi var. ASCO'ya bağlı 12 bin üye, hasta bakımında dünya standartlarını saptamak, daha etkin tedavi yöntemlerini geliştirmek, klinik ve deneysel araştırmaları finanse eden fonları arttırmak ve her yıl milyonlarca hastayı pençesine alan değişik kanser türlerinde iyileşme sağlamak üzere her yıl toplanıyor. Toplantıya, kanser konusunda yürütülen 2 binden fazla çalışma sunuldu. Kanserin önlenmesi ve erken tanısı, kemoterapi ve radyoterapi konularındaki gelişmeler, kanserle savaşımda antikorlar, aşılar, ajanlar gibi kanser tedavisinin geleceğine ışık tutan çeşitli tedavi yaklaşımları toplantının gündemini oluşturdu. Hekimlere düşen görev, hastaya tanı konduğu andan itibaren tedavileri boyunca ve yaşamlarının son dönemlerine kadar kaliteli yaşam seviyesi sağlamak. Oysa bu yıl yalnızca ABD'de, 565 bin kişi kanser yüzünden hayatını kaybetmiş. ASCO Başkanı Dr. Mayer son 25 yıldır yapılan kanser araştırmaları sonuçlarının yüzleri güldürdüğünü söylüyor. Sonuçlara göre, birçok kanser çeşidinde ölüm oranlarının azalmasının yanısıra, bazı kanser türlerinde de yavaş, ancak sabit bir gelişme kaydedilmiş.






Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!