GeriKelebek İstanbul Modern’in yeni daimileri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul Modern’in yeni daimileri

İstanbul Modern’in yeni daimileri
refid:22882111-spot ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Taner Ceylan, Haluk Akakçe, Şükran Moral, Kutluğ Ataman...

İstanbul Modern’in yeni daimileri

--------- spot --------------
Taner Ceylan, Haluk Akakçe, Şükran Moral, Kutluğ Ataman... Modern sanatın provaktif işleriyle konuşulan bu önemli temsilcileri, İstanbul Modern’ın ana koleksiyonun yeni konuklarından birkaçı. Bir buçuk yıl gösterimde kalacak bu yeni seçkinin resimaltlarını müzenin şef küratörü Levent Çalıkoğlu’ndan dinledik

TUBA PARLAK / tubaparlak@aol.com

---------- yazı --------------
Şükran Moral, Bordello
Video (Performans kaydı), 1997
Çalıkoğlu, Moral’in Yüksek Kaldırım’daki genelevlerde gerçekleştirdiği performansındaki sahneleme biçiminin Türk sanat tarihinde bir ilk olduğunu hatırlatıyor. “Bordello” kadın bedeninin metalaşması sorunsalından yola çıkarak sanat piyasasında kadın sanatçıya karşı tavrın ve genel pratikleri itibariyle tüm çağdaş sanat kurumlarının sert bir eleştirisini yapıyor.

Taner Ceylan, 1553
Tuval üstü yağlıboya, 2012
İlk defa bu sergide izleyiciyle buluşan, Ceylan’ın son çalışması ‘1553’
adını Kanuni Sultan Süleyman’ın Şehzade Mustafa’yı öldürdüğü yıldan alıyor. Resimde Şehzade Mustafa duvara sıçrayan kanıyla temsil edilirken, onun ölümüne sebep olduğu söylenegelen Hürrem Sultan, Ceylan’ın daha önceki eserinden tanıdığımız Alp’in figürünün üstünü örten işlemeli tül örtüyle form bulur.

Nur Koçak, Cahide’nin Öyküsü Serisi (Tuval üstü akrilik, 2003-2006)
Altı parçalık seri Türkiye’nin ilk starı addedilen Cahide Sonku’nun hayatındaki yükseliş ve düşüş öyküsünün farklı aşamalarını belgeliyor. Koçak’ın ‘Cahide’nin Öyküsü Serisi’, sanat tarihi içinde Andy Warhol’un pop art Marilyn Monroe’larına karşı sert bir cevap olarak konumlanır.

Kutluğ Ataman, Peruk Takan Kadınlar (Dört kanallı video enstalasyonu, 1999)
Ataman’ın başyapıtı olarak addedilen ‘Peruk Takan Kadınlar’, farklı sebeplerden dolayı peruk takmak mecburiyetinde olan dört kadın üzerinden 1980 sonrası Türkiye’sindeki türlü iktidar ilişkilerini hedefleyen sert bir analiz sunar.

:mentalKLINIK, Double Cherry (Alüminyum döküm, 2011)
Yasemin Baydar ve Birol Demir tarafından kurulan :mentalKLINIK’in ikiz kirazları, bir arada düşünen ve üreten ikilinin sanatsal üretim biçimleri itibariyle bir otoportresi. İkili bu işleriyle içinde oldukları bu dünyaya kaba bir el hareketiyle rest çeker gibidir.

Nilbar Güreş, Soyunma
Video performans, 2006
Kadın olma halini eleştiren işleriyle tanınan Güreş, ‘Soyunma’ adlı performansında üzerine kat kat bağladığı örtüleri teker teker çıkartırken yüksek sesle bazı kadın isimleri söyler. Kadın bedeninin örtülerek ya da soyularak nesneleştirildiği her türlü anlayışa karşı toptan bir reddedişi temsil eden bir çalışma.

Ali Kazma, Tahnitçi ve Seramik Sanatçısı (Video, 2009)
Bu seneki Venedik Bienali’ne Türkiye adına katılacak olan Kazma, bu iki videoda farklı meslek gruplarının üretim süreçlerini belgelerken, insan emeğini, yaratıcı ve mekanik hallerinin zıtlığında sorunsallaştırır.

Şener Özmen, Sanatçı Aslında Ne İster
Video, 2012
Sanatçı, yaşadığı Diyarbakır’da kıraç bir arazinin ortasında dikilmiş, saniye başı geçen, hiç de masumane olmayan, uçakların uğultusuna rağmen bir şeyler söylemeye çalışmaktadır. Sesini duymakta zorlandığımız sanatçı tekrar tekrar aynı soruyu sorar: “Sizce bulunduğum noktadan dünya sanatını etkilemem mümkün mü?”

Handan Börüteçene, Bana Kendini Getir
Yerleştirme, 2009
İlk olarak Fransa’da gösterilen bu yerleştirme, eski sandalyelere monte edilmiş Afrika maskeleriyle, Türkiye’den Fransa’ya göç etmiş kişilerin taşıdığı eski valizleri bir araya getirir. Bu valizlerin yanlarına koyulan büyüteçlerse valizlerin üzerinde yol öykülerinin izlerini sürmek isteyenler için.

Gül Ilgaz, Düşüş ve Ölüme Doğmak/Doğurmak
Fotoğraf, 2004, 2001
Fotoğrafların her ikisi de kopuş teması odaklı. ‘Düşüş’te bahsedilen kopuş İstanbul boğazıyla birbirinden koparılan Doğu ve Batı’yken, ‘Ölüme Doğmak/Doğurmak’ta doğumla birbirinden kopan anne ve çocuk söz konusudur.

 

False