İngiltere cinsiyet seçimini tartışıyor

Güncelleme Tarihi:

İngiltere cinsiyet seçimini tartışıyor
Oluşturulma Tarihi: Eylül 25, 2005 01:08

İngiltere’de bugünlerde bebekte cinsiyet seçimiyle ilgili hararetli bir tartışma var. Cinsiyet seçimini yasayla sınırlayan hükümet, kısırlık tedavisi ve embriyo araştırmalarına ilişkin yasalarla birlikte bu konuyu da gözden geçirme kararı aldı.

İngiltere’de değişikliğe karşı çıkanların endişesi Türkiye’ye yabancı değil: Erkek çocukların, kızlara göre daha çok tercih edilmesi. Çin örneğinden yola çıkan nüfus uzmanları, ebeveynlere cinsiyet seçimi hakkı vermenin kadınların sayısını azaltıp nüfus dengesini bozarak ciddi toplumsal sorunlara yol açacağını savunuyor. Bazı doktorlar ise cinsiyet seçiminin, belli bir çocuk sayısından sonra uygulandığında nüfus artışı ve boşanmalara çözüm getirebileceği görüşünde.

Soyun sürdürülmesi, geride kalan mal-mülkün idaresi, mirasın damatlara geçmesi kaygısı, veliahtlık gibi birçok gerekçe farklı toplumlardan aileleri aynı sabit fikirde buluşturuyor: Erkek çocuk sahibi olmak.

Türkiye gibi geleneksel toplumlarda, bu durum daha da vahim. Erkek çocuk bulana kadar, kimi zaman yedi kez doğum yapmayı göze alanlar bile çıkıyor. Erkek dünyaya getiremeyen eşlerden sadece bu nedenle vazgeçilebiliyor ya da üstlerine kuma alınabiliyor. Doktorlara erkek çocuk için servet vaat edenler de yok değil.

Yüzyıllardır dünyanın dört bir yanında erkek çocuk sahibi olmak isteyen çiftler neler denememiş ki... Örneğin Antik Yunan’da erkek çocuk isteyen sol testisini iple bağlayıp cinsel ilişki kurardı. 18. yüzyılda bazı Fransız soylulara bu uğurda sol testislerini aldırmalarını tavsiye eden doktorlar bile çıkmıştı. Bugün ise erkek çocuk için potasyum ve sodyum, kız için kalsiyum ve magnezyum içeriği zengin besinler tüketilmesi öneriliyor. Buna uyarak şeker krizine girenlerin, bolca turşu yedikten sonra ödemle şişenlerin sayısı az değil!

ERKEN TESPİT MÜMKÜN

Aslında, kadınların erkek çocuk doğuramadığı gerekçesiyle suçlanması son derece anlamsız. Çünkü doğacak bebeğin cinsiyetini belirleyen babadaki Y kromozomu. Erkeği XY, kadını ise XX oluşturuyor. Menideki sperm hücrelerinin bir kısmı X bir kısmı Y krozomuna sahip. Yumurtayı dölleyen sperm Y ise erkek, X ise kız çocuğu oluyor. Yani her iki cinsin şansları eşit. Doğal yollarla gebelikte bu sürece müdahale etmek mümkün değil. Doğal süreç işlediğinde her 100 kıza karşılık, 104-107 erkek doğuyor.

Ancak tüm bu işlemleri laboratuvar ortamında yaparsanız (tüp bebek) en azından yumurtanın, spermle döllenmesinden gelişen embriyonun cinsiyetini öğrenme şansınız olabilir. Böylece genetik test sonrası istemediğiniz bir cinsiyet oluştuğunu öğrenirseniz, yasal sınır dolmadan kürtaj hakkınızdan yararlanabilirsiniz (Bu sınır, Türkiye’de hamileliğin 10. haftasında).

Tüp bebek yönteminde sadece erken cinsiyet tespiti yapılmıyor. Ayrıca cinsiyeti bilinen embriyodan, tercih edilen cinsiyete göre kız veya erkek olanı anne rahmine yerleştirilebiliyor. Ancak bu yöntem uzun uğraş, yüksek teknoloji ve ciddi bir maliyet gerektiriyor. Kaldı ki, başta Türkiye olmak üzere, neredeyse tüm dünyada yasak. Türkiye’de sadece cinsiyetle taşınan hemofili ya da bazı kas hastalıkları söz konusu olduğunda kullanılmasına izin veriliyor.

DOKTORLAR OLUMLU

Yine de doğurganlık sorunu yaşamadıkları halde, sadece çocuklarının cinsiyetini seçmek isteyen aileler tüp bebek merkezlerinin kapılarını aşındırıyor. Kiminin kızı veya oğlu var, sonraki çocukları diğer cinsiyetten olsun diye; kimileri erken cinsiyet tespiti yaptırıp, istemedikleri bir cinsiyet oluştuysa kürtaj yaptırmak için.

Bahçeci Tüp Bebek Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mustafa Bahçeci, ‘Yasak olduğu için yapmıyoruz. Ama isteyen yerini bulup yurtdışına gidiyor’ diyor. Erken cinsiyet tespitini ve cinsiyet tayinini ‘aileye balans yapmak’ şeklinde değerlendiren Bahçeci, yasağın tartışmaya açılmasından yana: ‘İşlemin maddi külfeti büyük. Her isteyene yapılması, gereksiz kürtajları artırır. Ama aile balansı için yapılması halinde doğal denge bozulmayabilir.’

‘Balans’la kastedilen erkek bebeği bulana kadar doğum yapılmasının engellenmesi. Doktorların önemli bölümü, seçimin doğaya bırakılmasından yanayken, bazı uzmanlar da ikinci ya da üçüncü doğumdan sonra cinsiyet seçimi hakkını kullanmanın nüfus planlamasına katkıda bulunabileceğini savunuyor. Tüp bebek yönteminin kısırlık sorunu olmayan çiftlerce kullanılmasına karşı olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Aksoy, yine de bu yöntemin kontrollü kullanılabileceği kanısında: ‘Tüp bebek için başvuranların önemli bölümü ikinci doğuma hazırlanıyor. Yöntemin cinsiyet seçimi için kullanılmasına karşıyım. Ancak, ailenin 5 kızı varsa ve illa erkek çocuk istiyorsa cinsiyet seçimi düşünülebilir.’

Cinsiyet takıntısı sadece gebelikten önce olmuyor. Gebelikte sürebiliyor. ‘Bir doktor aradı. Üç kızı vardı, eşi 3 aylık gebeydi. Bebeğin cinsiyetini genetik testle öğrenmek istedi. Erkek değilse aldıracaklardı. Kabul etmedim. Israr etti. Düşünün, bunu yapan bir doktor...’

NÜFUS UZMANLARI KARŞI

Nüfus uzmanları ise doktorlar kadar iyimser değil. Nüfustaki cinsiyet dengesini bozacak düzenlemelerin, sosyal felaketlerin kapısını aralayacağını savunuyorlar. Çin örneğine bakılırsa haksız sayılmazlar. 1980’de ailelere tek çocuk sınırı getiren Çin’de, cinsiyet seçimine yönelen aileler sayesinde bazı bölgelerde 100 kız çocuğuna karşılık 150 erkek doğmaya başladı. 1992’de ultrasonla cinsiyet tespitinin yasaklanmasına kadar geçen sürede tahminen 64 milyon kız bebeğin doğması engellendi. Bunun 20 yıl sonra yaratacağı sonucu Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu raporu şöyle özetliyor: ‘Evlenme yaşı grubunda erkek-kadın nüfusu arasında büyük oransızlığa yol açacak, erkekler arasında sert rekabeti doğuracak, kız kaçırma, kadın ticareti artacak, aile ilişkilerinde istikrarsızlık doğacak, toplumun gelişimini tehdit eden sağlıksız sonuçlar ortaya çıkacak.’

Hatalı politikaları fark eden Çin, ultrasonla cinsiyet tespitini yasaklamakla kalmadı, nüfus oranının bozulduğu bölgelerde kadın nüfusunu dengelemek amacıyla sert politikaları uygulamaya koydu.

2003 verilerine göre Türkiye’de her 100 kıza karşılık 107 erkek doğuyor. Kadınlar 50 yaş grubundan itibaren öne geçiyor. Toplamda erkeklerden 241 bin 226 daha fazla. Yine de kadın nüfusundaki fazlalık Batı ülkelerinin altında.

HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIYOR?

BabyChoice:
Kişisel bilgileri içeren form İsviçre’ye iletiliyor. Hazırlanan kişiye özel bir yıllık takvim istediğiniz cinsiyette bebeğe hamile kalabileceğiniz ortalama 70 özel günü belirtiyor.

Microsort: ABD’de lazer ışınları ve komplike DNA formülleri kullanarak sperm ayrıştıran bir cihazla yapılıyor. Kız olmasını sağlayan X kromozomu taşıyan spermlerle, erkek bebek olmasını sağlayan Y kromozomu taşıyanlar ayrıştırılıyor. Daha sonra seçilen spermlerle tüp bebek yöntemiyle suni dölleme yapılıyor. Anne rahmine yerleştiriliyor. Türkiye’de yasak.

Shettles: X kromozomu taşıyan spermlerin, Y kromozomu taşıyanlara göre daha yavaş yüzdüğü ve daha dayanıklı olduğu gerekçesine dayanıyor. Yumurtlama döneminde yapılacak bir zamanlama ile seçmeye çalışılan cinsiyetteki spermlere avantaj sağlanmaya çalışılıyor. Buna göre erkek çocuk için yumurtlamaya en yakın zamanda cinsel birleşme yapılmalı. Böylece hızlı Y kromozomu taşıyan spermler yumurtaya çabuk ulaşabilir. Kız çocuk için yumurtlamadan 3-5 gün önce cinsel birleşme yapılıyor ve sonra bir daha yapılmıyor. Böylece Y kromozomu taşıyan spermler ölüyor ve geriye X kromozomu taşıyan daha dayanıklı spermler kalıyor.

Whelan: Shettles yönteminin tam tersini savunuyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!